İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3674 K.2023/7662

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/3674Karar2023/7662Tarih25 Aralık 2023Okuma13 dk · 2.534 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/3674 E., 2023/7662 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Aralık 2023
Mahkemesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/701 Esas, 2022/738 Karar
Dava tarihi
—
Hüküm
Davanın kısmen kabulü
İlk derece mahkemesi
Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/411 E., 2021/438 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.534 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ... süredir ticari ilişki bulunduğunu, davalının davacıdan satın aldığı ürünlere ilişkin 185.425,74 TL bakiye borcunu ödememesi sebebiyle davalı hakkında başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında mal alım-satım sözleşmesinin bulunduğu, davaya konu malların teslim edildiği hususunun tarafların ticari defterlerinin incelenmesinden ve bilirkişi raporundan anlaşıldığı, her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, somut olayda ispat külfetinin davalıda olup davalının takibe konu malların kendisine teslim edilmediğini yada ödediğini ispat edemediği,

tarafların ticari defter kayıtlarının 55.888,53 TL tutarında davacının alacaklı olduğu yönünde tutarlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının Sivas İcra Müdürlüğünün 2019/82449 E. sayılı dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 55.888,53 TL asıl alacak, 4.340,93 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davanın ... bir süre devam eden ticaretten kaynaklı ödenmeyen bedellerin tahsiline yönelik açılmış itirazın iptali davası olduğunu, dava dilekçesinde ise delil olarak müvekkilinin ticari defterlerine, alacağa konu faturalara, muavin defterine ve BA-BS formlarına dayanıldığını, davalı şirketin süresinde cevap dilekçesi sunmadığını, bu sebeple herhangi bir delile dayanmadığını, Yerel Mahkemenin ise vergi dairesine müzekkere yazarak taraflara ait BA-BS formlarının celbini talep ettiğini ve müvekkiline ait ticari defterlerle birlikte dosyayı bilirkişiye tevdii ettiğini,

davalının ise yargılama sırasında sözlü veya yazılı beyanlarında dava konusu alacağa ilişkin faturaya konu malları teslim almadığını beyan etmediğini, aksine dava konusu alacağın ödendiği iddiasında bulunduğunu, dosyaya deliller sunulup, defterler üzerinden bilirkişi raporu alınıp, raporlar taraflara tebliğ edildikten, itiraz süreleri geçtikten sonra.

3. celse dosya tekemmül ... karar aşamasında iken; mahkemenin anlaşılamayan bir sebeple usule aykırı bir şekilde cevap dilekçesi ve delil bildirmeyen davalıya ticari defterlerini sunmak üzere süre verdiğini, bunun üzerine davalının ticari defterleri incelendiğini ve dosyanın ek rapor için bilirkişiye gönderildiğini, 26.04.2021 tarihli dilekçede bahsedildiği üzere; temlik eden Dekoline A.Ş. temlik ... ... A.Ş. temlik borçlusu ise Aloğlu Ltd.

Şti. olduğunu, işbu davanın taraflarının ise ... A.Ş. ve Green Mobilya olduğunu, temlik sözleşmesinin müvekkili Green Mobilya ile ne alakası olduğunu anlamanın güç olduğunu, Aloğlu firması ile imzalandığı söylenen 08.03.2019 tarihli Fason Malzeme Hesap Kapama Protokolüne dayanılmasının da anlaşılamadığını, işbu davanın taraflarının ...

A.Ş. ve Green Mobilya olduğunu, Aloğlu firmasının dosyayla bir alakası olmadığını, davanın konusu olmayan tarafların yani Dekoline A.Ş.'nin ve Aloğlu Şirketinin hesaplarının ve davacı firmanın ismi dahi yazılı olmayan bir alacak temlik sözleşmesi ve fason kapama sözleşmeleri ile müvekkili firmanın alacaklarının mahsup edilmeye çalışılmasına muhasebe, hukuk ve basit matematik bile çözüm bulamadığı şeklinde beyanda bulunmalarına rağmen Yerel Mahkemenin ise gerekçeli kararında;

tarafların ticari defterlerine göre davacı ve davalı şirket arasındaki icra takibine konu ticari ilişkinin mevcut olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davalının ticari defterlerine göre davacıya 55.888,53 TL borçlu olduğu, yalnızca bu tutar yönünden tarafların ticari defterlerinin uyumlu olduğunu, davacı şirket ile Aloğlu Ltd. Şti. organik bağ bulunduğunu şirket yetkililerinin karı-... olduklarının bu sebeple davalı şirketin ticari defterlerinde yer ... Aloğlu Ltd.

Şti. ile yapılan temlik sözleşmelerindeki ve hesap kapama protokollerindeki miktarların mahsup edilmesinin gerektiğini, davaya konu malların teslim edildiğinin tarafların ticari defterlerinden anlaşıldığını, bu sebeple ispat külfetinin davalıda olduğunu, davalının malların teslim edilmediğini veya alacağın ödendiğini ispat edemediğinden davanın kısmen kabul edilmesine karar verdiğini, Mahkemenin kararının kısmen hukuka aykırı olup kısmen reddine ilişkin kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılması gerektiğini, davalı şirketin ticari defterlerinde bulunan Dekoline A.Ş. ile yapılan temlik sözleşmelerinin ve Aloğlu Ltd.

Şti. ile yaptıkları hesap kapama protokolünün müvekkili şirkete ait alacaktan mahsup edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ticari şirketlerin tüzel kişiliğe haiz olup, şirketlerin birbirine bağlı ortaklıkları varsa veya birbirlerinin iştirakı ise resmiyette birbiri ile bağlantılı olduklarının kabul edildiğini, söz konusu temlik sözleşmeleri ve protokolde müvekkili şirketin Aloğlu Ltd. Şti ile bir bağının olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığını, Aloğlu Ltd.

Şti. kendi ... ve hesabına işlem yaptığını, söz konusu hesap kapama protokollerinin ve Dekoline A.Ş'nin, Aloğlu Ltd. Şti'den olan alacağının davacı müvekkili açısından bir bağlayıcılığının olmadığının aşikar olduğunu, bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazdaki gibi davanın taraflarının Green Mobilya ve ...

A.Ş. iken davada tarafı olmayan Dekoline ve Aloğlu şirketlerinin hesaba katılması ve bu durumun da mahkemece kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın tarafları dışındaki 3. bir şirket olan Aloğlu Ltd. Şti.'nin müvekkili şirket ile organik bağının bulunduğundan bahisle hesap kapama protokolünde taraf olan Aloğlu Ltd.

Şti.'nin davalı şirkete olan borcunun müvekkili şirketin alacağından mahsup edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki organik bağ iddiasına ilişkin usulüne uygun açılmış bir dava veya buna yönelik süresinde yapılan bir itiraz bulunmadığını, ayrıca organik bağın kabul edilebilmesi için Yargıtay'ın kararlarında aramış olduğu şartların hiçbirinin gerçekleşmediğini, somut olayda müvekkili şirket ile Aloğlu Ltd.

Şti.'nin hakim sermaye ortakları ve ticaret sicile kayıtlı adreslerinin aynı olmadığını, aralarında bir işyeri devri olmadığı gibi muvazaalı olarak hareket ettiklerini gösteren bir delil de bulunmadığını, mahkemenin yalnızca şirketlerin yetkilileri arasında akrabalık bağı bulunduğundan bahisle organik bağın varlığını kabul ettiğini, buna ilişkin başkaca bir araştırma yapmadığını ve delil toplamadığını, iki şirketin ortağı aynı olsa dahi aralarında organik bağ bulunmadığına dair bir çok Yargıtay kararının bulunduğunu,

kaldı ki davalının usulüne uygun ve süresinde dayanmış olduğu organik bağ iddiasından bahsedilemeyeceğinden bu hususa yönelik mahkemenin bir araştırma yapmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi ek raporunda davalının ticari defterlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 222 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre tutulup tutulmadığına dair bir inceleme yapılmadığını, yine aynı maddede ticari defterlerin hangi hallerde sahibi lehine delil olabileceği belirtildiğini, buna göre " ...diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması..." gerektiğini,

davalı şirketin ticari defterlerindeki kayıtların, müvekkilinin ticari defterleri ile uyumlu olmadığı halde davalının ticari defterleri davalı lehine delil kabul edildiğini ve Mahkemenin davalı ticari defterlerine uygun olarak karar verdiğini, davalının, dava dışı şirketlerden olan alacağını, müvekkili şirkete olan borcuyla mahsup etmesi ödeme iddiasının ispatı için yeterli olmadığını, bu sebeple kararın kaldırılması gerektiğini, davalı şirket süresinde cevap dilekçesi sunmadığını, bu sebeple Mahkemeye delil bildiriminde bulunmadığını, buna rağmen yargılama esnasında tarafların organik bağlarının bulunduğunu iddia ettiğini,

Mahkemenin ise buna ilişkin sicil kayıtlarını dosya arasına getirttiğini, yine davalının, dava konusu alacakla bağlantılı olduğunu iddia ederek başka bir mahkeme dosyasının celbini istediğini, davalının delil bildirmemiş olmasına rağmen ve Mahkemenin organik bağ iddiasına ilişkin re'sen araştırma yetkisi bulunmadığı halde Mahkemenin bu hususa ilişkin araştırma yapmasının yine davalı tarafın usulüne uygun olarak temlik sözleşmelerine ve hesap kapama protokolüne delil olarak dayanmadığı halde bilirkişinin ek raporunda söz konusu belgelere yönelik bir inceleme yapmasının açıkça hukuk aykırı olduğunu,

sonuç olarak yerel mahkemenin ispat külfetinin davalıda olduğu gerekçesini kabul etmekle birlikte davalının, dava dışı şirketlerden olan alacağının müvekkiline olan borcuna mahsup etmesi ve yerel mahkemenin bu işlemin doğru olduğuna karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin bilirkişi ... raporuna göre karar vermesi gerekirken ek raporda açıkça belirtildiği üzere dava dışı şirketlerle davacı şirketin arasında bağlantı olduğunu gösteren herhangi bir kaşe, imza veya delil bulunmamasına rağmen mahsup işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu,

yerel mahkemenin kısmen kabul kararının hukuka aykırı olsa da kabul edilen tutar yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Mahkeme kararında davacının ticari defterinin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı hususunun hala belirsiz olduğunu, Yevmiye Defterinin (Muavin Defterlerin) kapanışının yapılmasının zorunlu olduğunu, davacının takip dayanağı yapmış olduğu yevmiye defterin kapanış onayının yapılmadığı iş bu dosya kapsamında hala belirsiz olduğunu, dosyaya sunulu ... raporda davacının Yevmiye Defterinin 2019 yılının kapanış onayı süresinin henüz dolmadığından bahisle bilirkişi bu konuda bir değerlendirme yapmadığını, bilirkişi bu eksikliğini ek raporunda da tamamlayamadığını,

bu gerekçe ile dosya arasına sunulan bilirkişi raporlarının hiçbir şekilde davacının takip dayanağı yaptığı 2019 yılı yevmiye defterinin usule uygun tutulup tutulmadığını ispatlayamadığını, yerel mahkemece usule uygun olup olmadığı dahi belli olmayan ticari defterin delil kabul edilerek ve davacının davasının kısmen kabulü ispatladığı şeklinde hatalı değerlendirme ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yine davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı hususunun bilirkişi raporunda belirsiz kaldığını ve Mahkemece bu eksikliklerin tüm itirazlarına rağmen giderilmediğini,

Mahkemenin ispat yükünün davalıda olduğuna ilişkin tespiti ile davanın kısmen kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki iş bu davanın itirazın iptali davası olup bu davalarda ispat yükünün davayı açan ve alacaklı olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu, taraflarınca bir kısmi kabul beyanı olmadığı halde ispat yükünün davalı şirkete yüklenmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, taraflar arasında yer ... mal alım-satımına dayalı ticari ilişkide müvekkili şirketin davacı Green Mobilyanın organik bağı olduğu Aloğlu şirketi üzerinden ham madde temin ettiğini, davacının da bu hammadde ile üretim yaptığını,

hammadde üzerindeki işçilik üzerinden hak ediş kazandığını, ancak bu ticari ilişkide davacı müvekkilinden almış olduğu ham maddeyi hiçbir şekilde faturalarına işlemeden sanki hammadde kendisine aitmiş gibi müvekkiline ait ham maddenin ücretini müvekkilinden almaya çalıştığını, bu hususta Mahkemeden davacının dava dilekçesinde dayandığı ticari defterlerden olan envanter defterlerinin incelenmesi talebinde bulunulduğunu, bu hususta davacıya envanter defterini sunması için süre verildiğini, ancak davacının bu defteri süresinde sunamadığını, davacının ticari defteri incelendiğinde görülecektir ki;

usulsüz olarak fatura ettiği ve müvekkilinden haksız olarak almaya çalıştığı bedellere ilişkin faturada gösterdiği ürünlerin hammaddeleri müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkili davacıya verilmiş olan tüm ham maddeleri bütün ticari defterlerine işlediğini, davalı ve davacı şirketin tüm ticari defterleri usulünce incelenmiş olsa idi müvekkilinin davacı şirkete hammadde verdiği ve bu hammaddelere ilişkin davacının bağlı şirketi Aloğlu ve Green Mob.

Şirketlerinin ürünlerin hammaddesini davalıdan aldığı, Green Mobilyanın fatura ettiği tüm ürünlerdeki hammaddelerin müvekkkiline ait olduğu ve davacının haksız olarak müvekkiline ait olan hammaddelerin bedelini iş bu davada talep ettiğinin ortaya çıkacağını, ancak Mahkemece hatalı değerlendirme ile davacının envanter defteri'ni sunamayışının sonucu müvekkili şirkete yüklenmiş ispat yükünün müvekkilinde olduğu gibi hatalı bir değerlendirme yapıldığını, davanın davacının açmış olduğu itirazın iptali davası olduğunu,

taraflarınca davacının açmış olduğu icra takibinde borcun tamamına ve fer'ilerine açık bir şekilde itiraz edildiğini ve ispat yükünün açık bir şekilde davacı üzerinde olduğunu, bu gerekçe ile müvekkili şirkete ispat yükü yüklenerek takibe konu malların kendisine teslim edilmediğini ya da ödediğini ispat edemediği tespiti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin açık bir şekilde hatalı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın satıştan kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı tarafın takibe dayanak yaptığı faturaların davacı ve davalı tarafından vergi dairesine 242.055,22 TL olarak bildirdiği ve tarafların ticari defterlerinde kayıtlı oldukları, davalı tarafından 56.629,48 TL ödeme yapıldığı bu hususlarda ihtilaf bulunmadığı,

uyuşmazlığın dava dışı Aloğlu Limited şirketi ile davalı ... firması arasında yapılan 08.03.2019 tarihli hesap kapama protokolü ve eki ile dava dışı Dekoline A.Ş. - Aloğlu Limited Şirketi ve davalı ...

Limited Şirketi arasında imzalanan 20.06.2017 tarihli alacak temlik sözleşmesinde belirtilen alacakların davalı şirketin borcunun ifası amacıyla yapılan ödemeler olarak kabul edilip edilmeyeceği noktasında toplandığı, davacının söz konusu belgelere taraf olmadıkları ve kendilerini bağlamadığı gerekçesiyle itiraz ettiği, ispat yükünün ödeme iddiasında bulunan davalıda olduğu, davalının yazılı delille ödeme iddiasını ispatlayamadığı, davalı tarafından sunulan hesap kapama protokolü ve temlik sözleşmesinde belirtilen alacakların davacının ayrı tüzel kişiliğinin olması,

sözleşmelerde taraf olmaması ve sözleşmede belirtilen hususları kabul etmemesi karşısında davalı tarafından yapılan ödemeler olarak kabullerinin mümkün olamayacağı, davalının süresinde cevap dilekçesi vermediği ve yine yemin deliline dayanmadığı, davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair dosyada delil bulunmadığı hususları dikkate alındığında davacının davalıdan takip tarihi itibariyle davalıdan 185.425,74 TL alacağının olduğu, alacak likit olduğundan Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

davanın kısmen kabulüne, takibin 185.425,74 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının, "Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır: a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda. b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda. c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa,

mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda. Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda;

şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen süre, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresi mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz ... olarak kabul edilir." şeklinde olduğunu, hükümden açıkça anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında, borcun ödenmemesi nedeniyle faiz talep edilebilmesi için alacaklının temerrüt ihtarında bulunması gerekmediği,

nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/1007 E., 2017/3634 K. sayılı, 12.06.2017 tarihli kararında da aynı hususun vurgulandığını, dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun ... olduğu, dolayısıyla davalının kanun gereği temerrüde düştüğünü, bu husus gözetilmeksizin, "davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair dosyada delil bulunmadığı" gerekçesiyle faiz talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. Somut olayda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530 uncu maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Ayrıca 185.425,74 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3674, K. 2023/7662, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3674
Karar No
2023/7662
Tarih
25 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/3675 K.2023/6074
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3675 K.2023/7244
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3676 K.2023/7549
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3677 K.2023/7457
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/3679 K.2023/10446
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/3680 K.2023/7410

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.