KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/3847 E., 2022/5016 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2022
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.11.2017 tarih ve 2017/201 E. - 2017/354 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin reddine- kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.03.2022 tarih ve 2020/720 E. - 2022/441 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından istenilmekle 6100 sayılı Kanunun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl ve birleşen dava, 5846 sayılı FSEK’den kaynaklanan her bir davacı için davalılardan ayrı ayrı talep edilen 45.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar tarihi olan 17.03.2022 itibariyle Bölge Adliye Mahkemesi temyiz kesinlik sınırı 107.090,00 TL olup bu meblağın altında kalan hükümlerin 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a. bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı 45.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, hükmedilen toplam maddi ve manevi tazminatın temyiz kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, asıl ve birleşen dava davalıları vekillerinin temyiz isteminin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3847, K. 2022/5016, 20 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama