İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4199 K.2023/6422

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/4199Karar2023/6422Tarih2 Kasım 2023Okuma11 dk · 2.197 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/4199 E., 2023/6422 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Kasım 2023
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2019/67 Esas, 2022/132 Karar
Hüküm
Kabul, ret
Birleşen dava
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/505 E., 2021/486 K. sayılı dava dosyası
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.197 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı/borçlu arasında bir alım-satım ilişkisi söz konusu olduğunu, iş bu alım-satım ilişkisi nedeniyle müvekkili şirketin davalıya icra takibine konu faturadaki malları eksiksiz ve tam olarak teslim ettiğini, ancak davalı yanca kendisine düşen yükümlülüklerin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmediğini, hakkında başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı taraf ile davacı şirket arasında akdedilen 17.03.2014 tarihli sözleşme ile tarafların davacının Antalya'da bulunan otellerinde kullanılmak üzere muhtelif adetlerde masa, sandalye, bar masası, koltuk ve kanepenin davacıya satış ve teslimi hususunda anlaştıklarını, sözleşme kapsamında 509 adet masa, 972 adet sandalye, 19 adet bar masası, 18 adet koltuk ve 9 adet kanepenin tesliminin davacı şirketin işletmelerine muhtelif tarihlerde gerçekleştirildiğini, davacı tarafından teslim alınan bu ürünlerin bedelinin sözleşmenin 4. maddesine uygun olarak davalıya ödendiğini,

davalı-satıcının bir kısım ürünleri teslimde gecikmiş olması nedeniyle sözleşme hükümlerine uygun olarak davacı tarafından davalı aleyhine gecikme cezası tahakkuk ettirildiğini, bir kısım ürünlerin de tarafların sözleştiği niteliklere sahip olmadığını, ayıplı ifa olarak kabul edildiğini, ayıpların karşılığı satış bedelinden indirildiğini, iki borç kalemi sebebiyle taraflar arasında tutulan açık hesap gereği davalının davacıya 390.900,63 TL borçlu bulunduğunu, ilgili cari borç tutarının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, takibe borçlu tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline,

takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkinin 17.03.2014 tarihli satım sözleşmesi ile kurulmuş olduğunu, satışa dair tüm şartların bu sözleşme içerisinde düzenlendiğini, faturaya konu malların satım maksatlı olmadığını, ödünç olarak müvekkiline verilmiş mallar olduğunu, bu nedenle ürün bedellerinin taraflarına fatura edilemeyeceğini, fatura ve sevk irsaliyesinin içeriğinin hatalı olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, bu nedenle aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde açıldığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; genel yetki kuralları uyarınca hareket edilmesi gerektiğini, Antalya icra dairelerinin yetkisiz olduğunu, takipte yetkili icra dairesinin İzmir icra daireleri olduğunu, davalının alacaklı olarak gösterilen ... Turistik Tesisleri ...

Otelcilik A.Ş.’ne herhangi bir borcunun bulunmadığını, alacaklı tarafından daha önce benzer iddialar ile cari hesap alacağı adı altında Antalya 16. İcra Müdürlüğünün 2014/7534 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, takibin itiraz ile durdurulduğunu, alacaklı tarafından Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/985 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, davanın usulden reddedilmesi üzerine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/9 E. sayılı dosyası ile yeniden bir dava açılmışsa da bu davanın da usulden reddedildiğini,

alacaklı tarafından daha önce aynı kalemlere ilişkin başlatılan ve halen derdest olan başka bir Antalya 16. İcra Müdürlüğünün 2014/7534 E. sayılı takip dosyasının mevcut olduğunu, davanın dayanağını oluşturan Antalya 8. İcra Müdürlüğünün 2018/10432 E. sayılı dosyasının tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile açılmış olmasının neticeyi değiştirmeyeceğini, davacı taraf her ne kadar bu takibin tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile açıldığını iddia etmiş ise de, ödeme emri incelendiğinde takibin tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile açıldığına dair bir şerh veya emare de bulunmadığını,

davacı tarafın gecikme cezası alacağının mevcut olmadığını, soyut ve mesnetsiz iddiaları kabul etmediklerini, malların ikame mallar olduğuna dair elinde davalıdan sadır olmuş belge var ise sunması gerektiğini savunarak öncelikle dava dosyasının yetkili İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davacı tarafın haksız davasının reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

1.İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli, 2014/1145 E. ve 2015/308 K. sayılı kararı ile icra takibinin yetkili olmayan icra dairesinde yapıldığı gerekçesiyle açılan davanın usulden reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 24.03.2016 tarihli, 2015/12161 E. ve 2016/5324 K. sayılı kararı ile "...Taraflar tacir olup, sözleşmede yetkili adli merciler olarak Antalya mahkemeleri gösterilmiştir.

Bu durumda, davalının ödeme emrine karşı İstanbul icra dairelerinin yetkili olduğundan bahisle yapmış olduğu yetki itirazı yerinde olmamakla icra dairesinin yetkisine yönelik yapılan itirazın reddi ile, mahkemenin kendi yetkisine yönelik yapılan itirazın incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği,

bozma sonrası yapılan yargılama sonunda İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli, 2018/810 E. ve 2018/957 K. sayılı kararı ile davanın usulden reddi ile yetkili mahkemenin Antalya Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verildiği, dosyanın daha sonra Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesine yetkisizlik kararı ile geldiği, asıl ve birleşen davaların birlikte karara bağlandığı anlaşılmaktadır.

2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 17.03.2014 tarihinde düzenlenen sözleşme ile davalı şirketin Side ve Belek ilçelerinde bulunan otellerine dış mekan sandalye masa ve oturma gruplarının alınması yönünde sözleşme imzalandığı, bedelin 627.118,64 TL + KDV olarak kararlaştırıldığı,

teşvik belgesi ibraz edilememesi durumunda söz konusu bedele katma değer vergisi eklenerek fatura düzenleneceği, davacı yüklenicinin sözleşme konusu olan malları davalı şirket tarafından çekle ödeme yapıldıktan sonra 10.04.2014 tarihinde sevkıyata hazır olacak şekilde fabrikasında bulunduracağı, ancak elinde olmayan nedenlerden dolayı malın ithalatının gecikmesi hâlinde teslim edilemeyen ürünler yönünden geçici ürün gönderileceğinin kararlaştırıldığı,

temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/812 E., 2016/604 K. sayılı dosya içeriği, eldeki dosyada tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında 17.03.2014 tarihli sözleşme kapsamında teslim edilen mallarla ve bu sözleşme kapsamında düzenlenen 4 adet sevk irsaliyesi ve faturalara dayalı uyuşmazlığın, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/812 E., 2016/604 K. sayılı dosyasının konusunu teşkil ettiği, birleşen dosyada alınan 01.04.2021 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde,

özellikle 7. sayfasındaki tabloda davalı otele teslim edilen 4 adet irsaliye içeriğinin 2533 adet olmasına rağmen 4 adet fatura ile faturalandırılan ürün sayısının 2375 adet olduğu, faturalandırılan kısmın bedeli de ödenmediğinden 2014 tarihli icra takibinin yapıldığı ve itiraz üzerine anılan Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/812 E., 2016/604 K. sayılı dosyası ile itirazın iptaline karar verilerek kesin hüküm ile çözümlendiği, 17.03.2014 tarihli sözleşme kapsamında teslimin uzaması nedeniyle henüz teslim edilmeyip yerine ikame olarak gönderilen ürünlerin fiyatlandırılmasının faturalara yansıtılmadığı,

bu nedenle irsaliyeler ile faturalandırılan ürün adeti arasında fark oluştuğu, daha sonra taraflar arasında gönderilen ihtarnamelerin içerikleri dikkate alındığında davalı otelin ikame olarak gönderilen ve faturalandırılmayan sandalyeleri satın alma konusunda davacı ile anlaştığı, anılan sözleşme ve 4 adet fatura dışında davacı sandalyecinin 29.05.2014 tarihli sevk irsaliyesi ile davalının Side'de buluna oteline 988 adet sandalye ve 40'ar adet masa ürünleri gönderdiği ve buna ilişkin 31.05.2014 tarihli davaya konu olan faturanın düzenlendiği,

davalının bedeli ödemediği iddiasıyla İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2014/8128 E. sayılı icra takibinin başlatıldığı ve bu takibe itiraz üzerine de eldeki itirazın iptali davasının ikame edildiği, birleşen davada ise davacı otelin (asıl dosya davalısı) sandalyelerin teslimindeki gecikmeden kaynaklı alacağını ve fiyat farkı alacağını talep ettiği, vergi dairesinden gelen cevap yazıları incelendiğinde, davalının davacı ve kendisine ait ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalarla ilgili beyanda bulunduğu, faturaların davacının beyanda bulunması nedeniyle BS, davalı tarafça beyan edilmesi nedeni ile de BA formlarında da yer aldığı,

davalı alıcı otelin turizm teşviki nedeniyle KDV indiriminden de faydalanıldığı, dava konusu olan faturanın yukarıda açıklanan şekilde yazılı sözleşme dışında satın alınan ürünlere ilişkin olduğu, 31.05.2014 tarihli faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların ayrıca bağlı bulundukları vergi dairesine yaptıkları bildirimde bu faturayı da beyan ettikleri, davalı otelin turizm teşviğinden faydalanması nedeniyle KDV'den muaf tutulduğu, davacının defterlerinde fatura bedelinin ödenmesi ile ilgili bir kaydın olmadığı, davalı otelin defterlerinde de ödemeye ilişkin bir kaydın bulunmadığı,

hesapta oluşan ödeme farkının cezai şart bedeli ve fiyat farkı faturası ile kapatıldığı, fiyat farkı ve cezai şart faturasının davacı tarafça süresi içinde davalı otele iade edilerek defterlere işlenmediği, bu halde davacının fatura muhteviyatını teslim ederek bedelinin ödenmediğini ispat etmesine rağmen davalı otelin 17.03.2014 tarihli sözleşme kapsamındaki cezai şart alacağı ile fiyat farkı alacağını ispat edemediği, fatura ilk sözleşme kapsamında olmadığı gibi ilk sözleşmedeki uyuşmazlıkta da ikame olarak teslim edilen ürünlerin faturalandırılmadığının defter incelemeleri, irsaliye içerikleri ve fatura içerikleri ile sabit olduğu,

davalı otelin 2014 yılında aldığı sandalyeleri karar tarihi olan 2022 yılına kadar kullanmasına (muhtemelen eskitmiş olmasına) rağmen halen bedellerini ödemediği, bedel ödeme yükümünü yerine getirmemesine rağmen bir de sözleşmeye aykırılık iddiasıyla gecikme tazminatı talebinin dinlenemeyeceği, asıl dosyada talep edilen ve ispatlanan bakiye alacağın likit olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2014/8128 E. sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,

alacak likit olduğundan asıl alacak 250.042,00 TL'nin %20'sine isabet eden 50.008,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle.

4 adet faturaya konu ürün sayısı olan 2375 adet üründen hali hazırda satmadığını ikrar ettiği (2375-1759=616) 616 adet ürün bulunduğunu, bu ürünlerden karşı tarafın kaşe ve imzasının olduğu turizm teşvik belgesine konu edilen ve aynı zamanda faturalarda yer alan 1759 Adet ürünün bedelinin 484.495,00 TL olduğunu, ancak faturalarda yer alıp turizm teşvik belgesinde yer almayan 616 adet ürünün bedelinin ise 194.387,50 TL olduğunu, bu bedellerin KDV'siz tutarlar olduğunu, karşı tarafça,

faturalar düzenlenmesine rağmen turizm teşvik belgesindeki karşı tarafın da kaşe imzasından görüleceği üzere faturalara konu edilen ama teşvik belgesinde yer almayan ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, bunun üzerine mail gönderildiğini, karşı tarafın gönderdiği mail ile asıl ürünler gelene kadar geçici ürünler gönderileceğinin bildirildiğini, bu mailin tarihinin, huzurdaki davaya konu 31.05.2014 tarihli, 250.042,00 TL bedelli faturanın tarihinden ve itirazın iptali talep edilen icra takibi tarihinden önce olduğunu, maildeki ürünlerin bedelinin toplamının 169.125,00 TL olduğunu, arada çıkan ihtilaf nedeniyle 31.05.2014 tarihli,

250.042,00 TL bedelli faturanın ikame ürünlerle yani turizm teşvik belgesinde yer almayan ama faturalara konu edilen ürünler için düzenlendiğini, müvekkilin de derhal kendisine tebliğ edilen faturaya karşı iade faturası düzenlediğini, ayrıca ihtarname keşide edilerek 17.03.2014 tarihli sözleşmeye göre ikame verilen mallar ifa uğruna edim kabul edilerek ürünlerin fiyat farkı ve gecikmeden dolayı cezai şart hakları saklı tutulduğunu, devamında ise fiyat farkı ve cezai şart alacaklarına ilişkin fatura keşide edilerek karşı tarafa tebliğ edildiğini,

yani huzurdaki faturaya konu ürünlerin esasen ikame ürün olarak turizm teşvik belgesinde yer almayan ama Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/812 E., 2016/604 K. sayılı ilamına konu 4 adet faturaya konu mallar için düzenlendiğini ve bedellerinin de bu davanın kesinleşmesi ile müvekkili tarafından ödendiğini, yerel Mahkemenin kararının gerekçesinde taraflar arasında yeni bir sözleşme varmış gibi değerlendirmede bulunduğunu, bu değerlendirmenin Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/12161 E., 2016/5324 K. sayılı ilamına ve İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1145 E. sayılı kararına aykırı olduğunu,

yerel Mahkemenin asıl davaya konu fatura nedeniyle yaptığı yargılama konusu uyuşmazlığın, 17.03.2014 tarihli sözleşmeye göre çözümlenmesi gerektiğini, ikame verilen ürünlerin ayrıca bedelinin tekrar müvekkilden tahsil edilmesi sonucunu ortaya çıkaracak şekilde hüküm verilmemesi gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde ise Mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini,

ikame olarak teslim edilen ürünlerin yerine asıl ürünlerin teslim edilmeyeceğinin anlaşılması üzerine ikame ürünlerin ifa uğruna edim kabul edildiğine dair aynı zamanda cezai şart ve fiyat farkı haklarını saklı tuttukları ihtarnamenin yeni bir sözleşme olmadığını gösterdiğini, yerel Mahkemenin asıl davayı kabul gerekçesi olarak ileri sürdüğü faturaların ticari defterlerde kayıtlı olması, BA-BS formlarında yer alması,

turizm teşvikinden yararlanılması yönündeki değerlendirmelerinin tamamen hatalı olduğunu, iade edilen ürünlerin de BA formunda yer aldığını, temel faturanın kayıtlara alınmaması gibi bir durum olmadığını ve ayrıca iade faturası düzenlendiğini, iade edilen faturanın cezai şart ve fiyat farkı faturası ile kapatılmadığını, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/812 E., 2016/604 K. sayılı ilamının ve sonuçlarının hatalı olarak değerlendirildiğini, bir koyundan iki post çıkarılmaya çalışıldığını, borçlu oldukları kabul edilse bile 140 adet sandalyenin iade edildiğini, en kötü ihtimalde 140 adet sandalye bedelinin indirilmesi gerektiğini,

birleşen davanın reddi kararının doğru olmadığını, birleşen davanın eksik incelemeye dayalı olduğunu, dosya içindeki raporların eksik ve hatalı olduğunu, asıl davada hükmedilen icra inkar tazminatının da yerinde olmadığını, alacağın likit bulunmadığını belirterek yerel Mahkemece asıl ve birleşen davada verilen kararların bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, ticari satım akdi uyarınca fatura alacağından dolayı girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine, birleşen dava ise, satım sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan fiyat farkı ve cezai şart alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/4199, K. 2023/6422, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  8. B. Temyiz Sebepleri
  9. C. Gerekçe
  10. V. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4199
Karar No
2023/6422
Tarih
2 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/4199 K.2023/10557
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/4201 K.2023/3805
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/4202 K.2023/3695
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/4202 K.2023/5719
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/4204 K.2023/5674
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/4206 K.2023/6432

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.