İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4710 K.2024/1356

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının (YİDK) iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/4710Karar2024/1356Tarih21 Şubat 2024Okuma7 dk · 1.311 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/4710 E., 2024/1356 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Şubat 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/803 Esas, 2022/145 Karar
Dava tarihi
—
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/209 E. - 2020/39 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.311 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının (YİDK) iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2002 yılından beri terlik, ayakkabı ve diğer her türlü ayak giysileri ile bağlantılı sektörlerde faaliyet gösterdiğini, Türkiye dahil ..., Avustralya, Afrika, Avrupa, ... ve Kuzey Amerika ve ... ...’da dünya çapında satış ağı bulunduğunu, müvekkili şirketin ve markasının Türkiye dahil pek çok ülkede tanınmış ve pek çok ülkede 25 nci sınıfta tescilli olduğunu, müvekkili şirketin ayrıca tasarım tescillerinin de bulunduğunu, müvekkili şirketin Türkiye’de de tanınmış olan markası için dava konusu marka başvurusu yaptığını,

Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 23.12.2016 tarihli karar ile 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince başvurunun reddine karar verildiğini, karara karşı yapılan itirazın da YİDK’nın 31.03.2018 tarih ve 2018-M-1990 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, oysa söz konusu başvurunun müvekkili şirketin ürettiği ... tasarımlı terlik ürününün 3D görseli olduğunu ve bu görselin müvekkili şirket ile özdeşleştiğini,

müvekkili şirketin marka ve ürününün pek çok haber ve makaleye konu olduğunu müvekkili şirketin ürününün ezber bozan tasarımı ile seven sevmeyen tüm tüketicilerin dikkatini çektiğini, müvekkili şirketin 3 boyutlu markalı ürünlerinin Türkiye’de tanıtımı için yoğun reklam faaliyetlerinde bulunduğunu ve 2008-2012 yılları arasında 8.354.034,00 TL harcama yaptığını, müvekkili şirketin 3 boyutlu markası altındaki ürünlerin Türkiye’de 2008 yılından bu yana satıldığını ve 2008-2011 yılları arasında satıştan 4.999.871,00 USD net kâr elde ettiğini,

dava konusu marka başvurusunun ... bir şekilde müvekkili şirket tarafından yaratılan bir şekil olduğunu ve marka olarak tescil edilebilirlik kriterlerine fazlasıyla haiz bulunduğunu, dava konusu işaretin ... yıllardır Türkiye de dahil olmak üzere dünya çapında pek çok ülkede yoğun olarak satışa sunulan ve kullanımlar neticesinde ayırt edici hale geldiğini ve bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin son fıkrası gereğince de dava konusu kararın hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihadları çerçevesinde 3D görseline konu markalarda formun ötesinde ... ve ayırt edici unsurlara sahip olup olmadığının dikkate alınması gerektiğini,

dava konusu markanın bir teknik sonucu elde etmek için zorunlu olan şekil olarak nitelendirilemeyeceğini 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin e fıkrası gereğince teknik özellik olarak belirtilen niteliklerin müvekkili şirketin ürününden tamamen farklı tasarımlarla da sağlanabileceğini ileri sürerek 31.03.2018 tarih ve 2018-M-1990 sayılı kararının iptali ile 2016/85724 sayılı marka başvurusunun tescil işlemlerinin başvurulduğu tüm ürünler bakımından devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu marka başvurusuna konu işaretin ilgili tüketiciler tarafından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, söz konusu ibarenin markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getirmeyeceğinin açık olduğunu, davacı tarafından sunulan belgelerin davacının marka başvurusuna konu işaretin kullanım sonucu ayırt ediciliğini bakımından ispata yeter olmadığını,

öte yandan alışılagelmiş genel ürün şeklinden her ayrışmanın şeklin marka işlevi gördüğünü ve ayırt edici olduğu sonucunu doğurmayacağını, bir ürünün şeklinin ... nitelikleri itibariyle sadece teknik bir sonucu elde etmek için tasarlanmışsa aynı teknik sonuca diğer şekillerle ulaşılabilse dahi bu durumun ilgili şeklin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilmesine engel olmayacağını, bu nedenle aslında fonksiyonel olan bir şekle tesadüfi,

keyfi olarak yapılan karakteristik eklemelerin şeklin fonksiyonelliğini etkilemeyeceğini ve dolayısıyla tescil edilebilir nitelikte olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2016/85724 sayılı marka başvurusunun 25 nci sınıf ayak giysileri yönünden ayırt edici olmadığı, davacının 2016/85724 sayılı marka başvurusunun Türkiye’de kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığının ispat edilemediği, dava konusu marka başvurusunun malın ... doğal yapısından ortaya çıkan şeklini veya bir teknik sonucu elde etmek için zorunlu olan, kendine malın şeklini veya mala asli değerini veren şekli içeren işaretlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı bulunduğunu, anılan raporda ilk bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazları dikkate alınmadığı gibi sundukları uzman görüşün de dikkate alınmadığını, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının 21.01.2020 tarihli ikinci bilirkişi raporunun birebir sureti niteliğinde olduğunu, müvekkili ve dava konusu marka başvurusunu oluşturan şekil markasının Türkiye dahil dünya çapında tanındığını, dava konusu şeklin birçok ülkede 25. sınıfta tescilli bulunduğunu,

dava konusu 3 boyutlu şekil markası altında üretilen ürünlerin 2008 yılından beri Türkiye'de yoğun olarak satıldığını, dava konusu şeklinin son derece ... ve markanın kaynağını gösterecek düzeyde ayırt edici olduğunu, müvekkilinin piyasaya çıkışından önce dava konusu marka başvurusuna oluşturan terlik tasarımının bir benzerinin piyasada bulunmadığını, dava konusu şeklin müvekkili ile özdeşletiğini, kullanım sonucu ayırt edici hale geldiğini, davalı Kurum nezdinde dava konusu başvuru ile aynı nitelikte pek çok marka tescilinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun Paris Sözleşmesinin 4 ncü mükerrer 6 ncı maddesi uyarınca tescili gerektiğini,

dava konusu başvurunun, ürünün doğal yapısından kaynaklanan zorunlu bir şekle ilişkin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuruyu oluşturan şeklin tescil ettirilmek istendiği 25 nci sınıf ayak giysileri yönünden 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde atıfta bulunduğu,

yine5 nci maddesi uyarınca ayırt edici olmadığının ve aynı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca da tescil engeli bulunduğunun mahkemece alınan 17.05.2019 tarihli ilk bilirkişi heyeti raporunda ve davacı tarafça sunulan uzman görüş ile anılan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla yine mahkemece alınan 21.01.2020 tarihli ikinci bilirkişi heyeti raporunda açıklandığı, dava konusu başvurunun kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığının ispatlanamadığı,

diğer taraftan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17.01.2012 tarih, 2010/7855 E-2012/273 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere TRIPS 15 nci maddesi uyarınca bir işaretin marka olarak korunabilmesi için ayırt edici niteliğe sahip olması gerektiği gibi, Paris Sözleşmesi'nin 4 üncü mükerrer 6 ncı maddesi gereğince bir ... ülkesinde tescil edilen markanın ... üyesi diğer ülkelerde kabul edilip korunabilmesi için de aynı maddenin B.(2) bendine göre ayırt edicilik vasfını haiz olmasının zorunlu olduğu,

bu itibarla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/4710, K. 2024/1356, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4710
Karar No
2024/1356
Tarih
21 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/4710 K.2024/1885
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4711 K.2024/1240
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/4711 K.2024/2158
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/4712 K.2024/1324
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/4713 K.2024/2385
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4713 K.2024/1125

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.