İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4756 K.2024/732

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/4756Karar2024/732Tarih5 Şubat 2024Okuma6 dk · 1.276 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/4756 E., 2024/732 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Şubat 2024
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/878 Esas, 2022/359 Karar
Dava tarihi
—
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2018/963 E., 2019/605 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.276 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında web sayfası tasarımına ilişkin şifahi sözleşme akdedildiğini, müvekkili şirketin sözleşme ile üstlendiği işi tam ve gereği gibi ifa ettiğini ve davalıya ödenmesi gereken miktarı içerir faturayı gönderdiklerini, davalının geçen süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, faturaların tarafların ticari defterlerine işlendiğini, davalıya borcun ödenmesi için defaatle talepte bulunulmasına rağmen taleplerinin cevapsız kaldığını ve davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin takipte belirtilen 30.11.2017 tarihli faturadan kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığı ve bu nedenle borca ve fer'ilerine itiraz edildiğini, icra takip dosyasında borcun dayanağı olarak gösterilen 30.11.2017 tarihli fatura icra dosyasında yer almadığı gibi taraflarına da ödeme emri ekinde söz konusu faturanın gönderilmediğini, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi müvekkil ile davacı arasında bir web sayfası tasarım sözleşmesi bulunmadığını,

takip dayanağı olarak belirtilen 30.11.2017 tarih ve 288.862,68 TL bedelli faturaya takip tarihine kadar faiz işletilmesi hukuken olanaklı olmadığı gibi talep edilen faiz oranın da yerinde olmadığını savunarak davanın reddine ,asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı yanın tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında mal satışına dayalı bir ticari ilişkinin olduğu, ancak taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir anlaşma ve/veya cari hesap sözleşmesi olmadığı,

davacının cari hesap alacağını tahsil edememesi üzerine 26.09.2018 tarihinde, ödenmeyen fatura alacağını dayanak göstererek davalı aleyhine icra takibine geçtiği, davacının ibraz ettiği yasal ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu,davacının dava konusu alacağını teşkil eden davalı yana tanzim etmiş olduğu faturaları yasal ticari defterlerine usulüne uygun olarak kaydettiği, davacının yasal ticari defterlerine göre, takip tarihi (26.09.2018) ve dava tarihi (10.10.2018) itibariyle davalıdan 288.862,68 TL cari hesap alacağının olduğu,

davalının aleyhine olan ticari defter ve belgelere göre takip tarihi itibariyle davacıya 224.893,37 TL borçlu olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle malların davalıya teslim olgusunun ihtilafsız olduğu, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda davacının, davalıya verdiği 25.000,00 TL'lik çekten dolayı da alacaklı olduğu ve bunun davacı alacağına yazılması gerektiği belirtilmiş ise de, söz konusu çekten kaynaklı alacağın icra takibine konu edilmediği,

bu nedenle davacı alacağı içerisinde değerlendirilemeyeceği, kaldı ki çekin bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilebileceği aksinin davacı tarafından ispat edilemediği, ödeme emrine alacaklı olunan tüm faturuların tek tek yazılmaması, takip konusu yapılan faturaların ödeme emrine eklenip icra dosyasına sunulması karşısında sonuca etkili olmadığı,

neticeten davacının takibe konu faturalardan kaynaklı olarak davalıdan olan bakiye alacağının takip ve dava tarihi itibariyle 263.862,68 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalının Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün 2018/17487 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiği, takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme ve belirli bir vade de olmadığından, takip tarihi itibariyle davacının işlemiş faiz alacağının bulunmadığı,

davalının aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği, dava 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibinin cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu,

bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacının icra takibine girişmekte kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispat edilemediğinden davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde temel ilişki olarak önce taraflar arasında şifahi web sayfası tasarım sözleşmesi bulunduğunu iddia ettiğini, oysa taraflar arasında böyle bir sözleşme ve 30.11.2017 tarihli 288.862,68 TL bedelli fatura bulunmadığını, icra takip dosyasında zikredilen borcun dayanağının 30.11.2017 tarihli fatura icra dosyasında yer almadığı gibi ödeme emri ekinde söz konusu fatura gönderilmediğini, Mahkeme dosyasında da bu yönde sunulu fatura bulunmadığını, gerçekte var olmayan bir faturaya dayalı talepte bulunduklarını, takip talebinde ve gerekse de ödeme emrinde borcun sebebi olarak 30.11.2017 tarihli fatura belirtilmiş olup fatura bedeli olarak 288.862,68 TL ve 32.164,89 TL faiz olmak üzere toplam 321.027,57 TL talep edildiğini,

dava aşamasında ise bu kez icra takibinde zikredilmeyen/icra takibine konu edilmeyen bir takım faturaları icra dosyası ve icra takibinin devamı niteliğindeki itirazın iptali davasına dahil etmeye çalıştığını, takip hukukunun şekli hukuk olup bu esaslar çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini, itirazın iptali davasının amacı itiraz sonucu duran takibin devamını sağlamak olduğu gibi takip talebi ve ödeme emri ile bağlılık olduğunu, Mahkemenin ödeme emrine ödenmeyen faturaların eklenmiş olduğu şeklindeki değerlendirmesinin tamamen afaki ve temelsiz olduğunu,

istinaf dilekçe ekinde takip talebi-ödeme emri-itiraz dilekçesi-ödeme emri tebligat zarfını sunduklarını ve ne takip talebi ve ödeme emrinde ne de tabligat zarfında faturalara ilişkin bir kayıt yer almadığını, bu nedenle Yerel Mahkemenin faturaların ödeme emrine eklendiğini dile getirmesinin maddi gerçeklerle örtüşmediğini, 26.03.2019 tarihli bilirkişi raporundaki hukuki değerlendirmelerine ve taraflar arasında temel ilişkiye dair tespitlerine katılmadıklarını, ek rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, müvekkili şirketin davacı yandan söz konusu faturalara konu herhangi bir mal veya hizmet almadığını,

davacının ticari defterlerine üstünlük tanınarak hüküm tesis edildiğini, davacı defterlerinde 288.863,21 TL davalı defterlerinde 224.893,37 TL borç görünürken davacı defter kayıtlarına itibar edilerek hüküm tesisinin hatalı olduğunu, gerçekte var olmayan bir faturaya dayanılarak açılan icra takibine yapılan itirazın cezalandırılması düşünülemeyeceğinden aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olduğunu, reddedilen kısım üzerinden haksız takip tazminatına hükmedilmesi gerekirken, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/4756, K. 2024/732, 5 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4756
Karar No
2024/732
Tarih
5 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4757 K.2024/1055
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4759 K.2024/1034
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4760 K.2024/982
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/4760 K.2024/1263
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4761 K.2024/875
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4762 K.2024/1159

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.