İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4851 K.2024/1852

Taraflar arasındaki şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/4851Karar2024/1852Tarih6 Mart 2024Okuma7 dk · 1.467 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/4851 E., 2024/1852 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mart 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/621 Esas, 2022/417 Karar
Dava tarihi
28.05.2018
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2018/518 E., 2020/90 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.467 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 18.12.2012 tarihinde tescil edilen Bilge 2 Çevre ve İş Güvenliği Eğitim Özel Sağlık Hizmetleri Tic. Ltd.

Şti'nin kurucu ortaklarından olduğunu, şirketin müdürlük görevinin kurulduğundan itibaren davalı ortak tarafından yürütüldüğünü, şirketin %40 payının müvekkiline, %60 payının davalıya ait olduğunu, şirket müdürü davalıya ihtarname gönderilerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 437 nci maddesi kapsamında bilgi alma ve inceleme haklarını kullanmak ve olağanüstü genel kurul davet ihtarında bulunulduğunu, ihtara cevap olarak "yıl sonu olması ve iş yoğunluğu bahanesi ile istenen belgelerin 2018 yılının ilk aylarında verileceğinin" beyan edildiğini,

şirket müdürünün özen ve bağlılık yükümü ve rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini, 28.12.2017 tarihinde yapılan genel kurulda alınan bir karar ile mahkemenin 2018/265 E. sayılı dosyası ile müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, alınan bu kararın noter aracılığı ile tebliğinin yapılmadığını, davalı müdürün yapılan tahsilatları kendi uhdesinde tuttuğunu, yasal ödemeleri yapmadığını, şirketin yasal borçlarından dolayı müvekkilinin taşınmazlarına haciz konulduğunu, bu durumun bile davalının görevinin özen yükümlülüğüne uymadığını gösterdiğini,

davalının sahibi olduğu Destek Mühendislik şirketi tarafından ortak oldukları şirkete fatura kesildiğini, bu faturanın hiçbir dayanağının olmadığını, bu durumun şirket ortağı davalının şirket müdürlüğü görevini şahsi işler için kullandığını gösterdiğini, şirketin kayıtlarında olmayan demirbaş, makine ve cihazlar ile işe giriş ve periyodik sağlık raporlarının verildiğini ve bu gelirlerin ticari defterlere kayıt edilmediğini ileri sürerek davalının müdürlük görevinden azline ve şirkete idareci kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bilgi alma ve olağanüstü genel kurul yapılması ihtarına cevap verildiğini, davacının olağanüstü genel kurul toplantısına gelmediğini ve genel kurulda sunulan finansal tablolar ve yıllık faaliyet raporlarını şirket merkezinde incelemediğini, şirket genel kurulunda ortaklıktan çıkarılma kararı verilmediğini, davacının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davacının yakın akrabası olan ...'in şirketin faaliyet alanında faaliyet gösteren ESÇELİK OSGB şirketine ortak olduğunu, akabinde şirket çalışanlarını bu şirkete transfer ettirdiğini,

şirketin 20 müşterisinin dava dışı bu şirkete geçmesini sağladığını, davacı ortağın bağlılık yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, bu davranışlar nedeniyle şirketin aylık 11.136,10 TL yıllık 133.633,20 TL zararının doğduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların ortağı olduğu şirketin kurulduğu tarihten itibaren davalı şirket müdürü tarafından olağan genel kurul toplantı çağrısı ve buna müteakip olağan genel kurul toplantılarının yapılmadığı, davalı şirket müdürünün 6102 sayılı Kanun'un 617 ve 625 inci maddelerindeki düzenlemeler gereğince görevlerini yerine getirmediği, 30.09.2019 tarihli şirket bilançosu revize edilerek elde edilen bilançoya göre şirketin 50.000,00 TL olan sermayesinin tamamen karşılıksız kaldığı,

şirketin 30.09.2019 tarihli bilançosu üzerinde yapılan hesaplamada şirketin 18.913,34 TL borca batık olduğu, şirketin vadesi geçmiş vergi ve SGK borçlarına ilişkin 368 nolu hesap bakiyesi, dosyaya sunulan Eylül 2019 genel mizandan alınmış kaydi değerler olduğu, deftere kaydı yapılmamış olan vergi ve SGK primi gecikme zammı ve faizleri ilave edildiğinde borca batıklık miktarının ilave edilen miktar kadar yükselebileceği, bu kapsamda davalı müdürün şirketi borca batık hale getirdiği, 2019 yılı yevmiye defterinde, yevmiye kayıtlarının tarih ve fiş numarası sırasına göre yapıldığı, yevmiye maddelerinin sayfalarda ayrıma tabi tutulmadığı,

işlemlere yevmiye madde numarası verilmediği, kayıtların bu haliyle muhasebe kayıt usul ve tekniğine uygun olmadığı, şirkete ait finansal tabloların yasal düzenlemelere uygun olarak düzenlenmediği, tek düzen muhasebe sistemi prensiplerine aykırı muhasebe kayıtları yapıldığı ve finansal tabloların bu kayıtlardan çıkarıldığı, davalı şirket müdürünün şirketin ticari defter ve kayıtlarının yasal mevzuata uygun tutulmasından sorumlu olduğu, davalı müdürün bu sorumluluğunu da yerine getirmediği,

tüm bu hususlar ve belirtilen yasa maddeleri gözetildiğinde davalı şirket müdürünün müdürlük görevinden azli koşullarının gerçekleştiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 34846 sicil sırasında kayıtlı Bilge 2 Çevre ve İş Güvenliği Eğitim Özel Sağlık Hizmetleri Tic. Ltd.Şti'nin müdürü olan davalı ...'ın bu müdürlük görevinden azline, davacının kayyım atama talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; davacının muhasebe defterlerinin usule aykırı tutulduğundan ya da şirketin borca batık olmasından bahsetmemesine rağmen Mahkemece bu yönde bilirkişi incelemesi yaptırılmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 25 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı olduğunu, davacının bu davayı açmakta kötüniyetli olduğunu, zira asıl davacının sadakat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, şirket kurulduğundan beri üç kere hisse değişikliği, bir kere de davacının isteği üzerine genel kurul yapıldığını bu nedenle Mahkemenin,

müvekkilinin genel kurul toplantılarını yapmamasını azil sebebi olarak göstermesinin hatalı olduğunu, kaldı ki genel kurul toplantılarının yapılmamasının müdürün azli için yeterli bir sebep olmadığını, müvekkilinin şirketi zarara uğratacak hiç bir eyleminin bulunmadığını, ağır kusur ve ihmalinin söz konusu olmadığını, yaşanan ekonomik krizde binlerce büyük şirketin iflas etmiş, konkordato talebinde bulunmuş olduğu gözetilmeksizin şirketin vergi ve SGK borcu nedeniyle borca batık olduğunun kabulü ve bunun azle gerekçe yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını,

şirketin organsız bırakılmaması için müdürün yetkilerini kısıtlanması yoluna gidebilecek iken direk müdürün azli kararı verilmesinin şirketin varlığına büyük darbe indirdiğini, azil şartlarının oluşmadığını bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda, bilirkişi raporları ile de tespit edildiği üzere davalının dava dışı Bilge 2 Çevre ve İş Güvenliği Eğitim Özel Sağlık Hizmetleri Tic.

Ltd.Şti.'nin kuruluş tarihi olan 18.12.2012 tarihinden beri şirket müdürü olduğu, şirketin 2014 yılından beri vergi ve SGK borçları ile ticaret odasına olan borçlarını ödemediği, böylelikle şirketin kamu borçlarının ödenmemesinin alışkanlık haline getirdiği, yine 6102 sayılı Kanun'un 317 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince her yıl yapılması gereken olağan genel kurul toplantılarını şirketin kuruluşundan beri yapmadığı, davalı şirket müdürünün yasal borçları ödememesi neticesinde davacı ortağın şahsi gayrimenkullerine haciz uygulandığı, şirket defter ve kayıtlarını muhasebe kayıt usul ve tekniğine uygun olarak tutmadığı,

şirkete ait finansal tabloların yasal düzenlemelere uygun olarak düzenlenmediği, şirket sermayesinin tamamen karşılıksız kalmasına sebebiyet verdiği ve şirketin borca batık hale geldiği bu suretle davalının özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve azil için öngörülen haklı sebeplerin oluştuğu, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği,

her ne kadar davalı vekilince, davacının muhasebe defterlerini usule aykırı tutulduğu ya da şirketin borca batık olduğu yönünde iddiası bulunmamasına karşın İlk Derece Mahkemesince bu yönde şirket defterleri üzerinde inceleme yapılmasının 6100 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğu ve şirketin kurulduğu 2012 yılından beri 3 kere hisse değişikliği sebebiyle genel kurul yapıldığından Mahkemenin aksi yöndeki gerekçesinin hukuka aykırı olduğuna dair istinaf itirazları ileri sürülmüş ise de, dava dilekçesinde davalının, dava dışı şirketin vergi borçlarını ödemediği,

özen ve bağlılık yükümlülüğüne ile rekabet yasağına aykırı hareket ettiği, şirketi borçlandırdığının iddia edildiği, söz konusu iddialar üzerine İlk Derece Mahkemesince şirket defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak azil için haklı nedenlerin oluşup oluşmadığı,

davalının özen ve bağlılık yükümlülüğüne hareket edip etmediğinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi davalı yanca yargılama aşamasında iddianın genişletildiğine dair bir itiraz ileri sürülmediğinden ve ayrıca ortakların hisse devirleri sebebiyle yapılan toplantıların 6102 sayılı Kanun'un 617 nci maddesi kapsamında yapılan olağan genel kurul toplantısı olarak kabul edilemeyeceğinden davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazları da yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım atanması talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 617 ve 625 nci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/4851, K. 2024/1852, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4851
Karar No
2024/1852
Tarih
6 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/4853 K.2024/16596
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/4861 K.2024/1990
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4862 K.2024/1748
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/4864 K.2024/16899
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/4867 K.2024/17121
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/4868 K.2024/16900

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.