İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5389 K.2024/1482

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/5389Karar2024/1482Tarih26 Şubat 2024Okuma6 dk · 1.247 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/5389 E., 2024/1482 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Şubat 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1750 Esas, 2022/580 Karar
Hüküm
Davanın reddi
İlk derece mahkemesi
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2017/694 E., 2019/342 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.247 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirketin aralarında yaptıkları anlaşmalara göre iş makinelerinin kiralanması, bakımı, onarımı ve birlikte edinimi konularında ticaret yaptıklarını, davalı şirketin, müvekkiline ticari ilişki neticesi kalan bakiyesini ödemediğinden ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye de cevap verilmediğinden icra takibi başlatıldığını, davalını kısmi itirazı üzerine takibin kısmi olarak durduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davalarının kabulü ile davalının kısmi yapılan itirazının iptaline, takibin devamını, 113.230,00 TL alacağın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; haksız davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda; davacı ve davalı ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu her iki tarafın defterinde 25.09.2017 tarihi itibariyle 0.29 kuruş küsürat farkı haricinde 15.801,29 TL davacının alacaklı kaydı bulunduğunun tespit edildiği, davalı taraf rapora itirazında taraflar arasında düzenlenen protokolün bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını, protokolde belirtilen çeklerin ödenip ödenmediğinin değerlendirilmediğini gerekçe göstermiş ise de protokolün 26.01.2017 tarihli olduğu, defter kayıtlarının bu tarihten daha sonrasını da içerdiği,

protokolde bahsi geçen iş ve işlemlerin defter kaydında da yer aldığı, örneğin protokolün 6. maddesinde yer alan 06 GA 4369 plakalı aracın davacı defterlerinde 112.428,75 TL davalı alacağı olarak kaydedildiği, bu durumda cari hesap ilişkisinin zaten protokolü kapsadığı mahkemelerince kabul edildiği gibi esasen dava dilekcesinin üçüncü sayfasında 16. sırada davalı alacağı olarak gösterilen 112.428,75 TL tutarın, toplam davacı alacağından mahsubu yapılmaksızın hatalı alacak iddiasında bulunulduğunun anlaşıldığı,

zira davacı vekili dava dilekçesinin 15. bendinde davalının 20.01.2017 tarihi itibariyle 387.769,96 TL alacağı kaldığını, 16. bentte 06 GA 4369 plakalı aracın devrinden dolayı davalının 112.428,75 TL daha alacaklı hale geldiğini, 17. bentte ise yine bir iş makinası devri ile müvekilinin 531.000,00 TL alacaklı olduğunu,

davalı firmanın 15.000,00 TL ödeme yaptığını belirttikten sonra 19. bentte davacının 531.000,00 TL alacağından davalının 15. bentte belirtilen 387.769,96 TL alacağı ile 18. bentte belirtilen 15.000,00 TL ödemesinin mahsup edilerek müvekkilinin 113.230,00 TL alacağı olduğunu hesaplamış ise de 16. bette kabul edilen 112.428,75 TL davalı alacağının mahsup etmediği için müvekkilinin alacaklı olduğu iddiasında bulunduğu, takipte istenen 128.230,00 TL'den 112.428,75 TL mahsup edildiğinde kalan tutarın 15.801,25 TL olduğu, bu tutarın davalı tarafın itiraz dilekçesinde kabul ettiği tutar olduğu,

gerek dava dilekçesindeki kabuller, gerekse taraf defterlerinin birbiriyle uyumlu kayıtları kapsamında aynı oranda davacı alacağının kayıt altına alması gözetildiğinde davacının, itiraza uğrayan kısım yönünden davalıdan alacağının olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacının alacak iddiasının tek başına davacıyı kötü niyetli kılmayacağı, maddi hata ve benzeri nedenlerle alacak iddiasında bulunulmuş olabileceği gözetildiğinde davalının kötü niyet tazminat talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın gerekçesinin bulunmadığını, tarafların karşılıklı olarak imzasının bulunduğu 26.01.2017 tarihli protokolün hiç bir şekilde mahkemece dikkate alınmadığını, sadece defter incelemesi yaptırılmak sureti ile yetinildiğini, mahkemenin dosyaya sunulu olan delilleri dahi göz ardı ettiğini, davalı tarafından protokolde verileceği belirtilen çeklerin verilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklının, kötü niyetli kabul edileceğini, davacının kendi ticari defter ve kayıtlarında dahi kabul edilen 15.801,58 TL dışında başka alacaklı olmadığı görünen davacının kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiğini, mahkemenin basiretli tacir sıfatını haiz davacı açısından maddi hatadan kaynaklı alacak talebinde bulunduğu varsayımında bulunması gerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gerekse usul kuralları çerçevesinde kabul edilebilir nitelikte olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle davacının alacağının bulunmadığının her iki yan defterler kayıtlarından anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği, davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde;

davacı şirket vekilinin kötü niyet tazminatına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine gelince kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alacaklının takibe girişmesinde haksız olması yanında kötü niyetli olması da aranmakta olup eldeki davada davacı yanın haksız olarak takip yaptığı,

bunun yanında itiraza uğramayan alacak tutarı kadar davalının borçlu olduğunun her iki yan yasal defterlerinde kayıtlı olduğunun yapılan bilirkişi incelemesi ile anlaşılması karşısında davacının alacaklı olmadığı kendi yasal defteri ile de sabit olmasına karşın takip yaptığından kötü niyetli olduğunun da kabulü gerekirken İlk Derece Mahkemesince yazılı olduğu gerekçelerle kötü niyet tazminatının reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına,

yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına davanın reddine, davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile 22.485,68 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf taleplerinin reddine ilişkin kararın hangi gerekçelere dayandırıldığının anlaşılamadığını, bilirkişi raporunun hükme esas teşkil edemeyeceğini, taraflarınca yapılan itirazın dikkate alınmadığını, tarafların karşılıklı olarak imzasının bulunduğu 26.01.2017 tarihli protokolün hiç bir şekilde mahkemece dikkate alınmadığını, sadece defter incelemesi yaptırılmak sureti ile yetinildiğini, mahkemenin dosyaya sunulu olan delilleri dahi göz ardı ettiğini, davalı tarafından protokolde verileceği belirtilen çeklerin verilmediğini, davalı tarafın kötü niyet tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

2. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Takip konusu alacak ihtarnamede gösterilen bakiye alacak olarak belirtilmiş, dosyaya sunulan ihtarnamede ise yanlar arasındaki protokole atıf yapılmıştır. Bu durumda gerek İlk Derece Mahkemesince gerek Bölge Adliye Mahkemesince protokole ilişkin savunmalar da değerlendirilerek sonuca ulaşıldığına göre davacının protokolde alacaklı görünmesi ancak kendi defterlerinde bu alacakların görünmemesi yapılan takibin kötü niyetli olduğunu göstermemektedir. Bölge Adliye Mahkemesince davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmemesi gerekirken davacı aleyhine tazminata karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; 1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5389, K. 2024/1482, 26 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5389
Karar No
2024/1482
Tarih
26 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5395 K.2024/1509
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5396 K.2024/1850
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5401 K.2024/1223
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/5402 K.2024/485
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/5403 K.2024/1053
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/5407 K.2024/1494

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.