İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5416 K.2024/1894

Taraflar arasındaki alacak ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/5416Karar2024/1894Tarih7 Mart 2024Okuma6 dk · 1.120 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/5416 E., 2024/1894 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2024
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/703 Esas, 2022/754 Karar
Dava tarihi
—
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2018/518 E., 2019/1066 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.120 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının acentelik sözleşmesini somut hiçbir gerekçe göstermeksizin tamamen müvekkili yetkililerinin bölge yetkilileri ile yaşadığı anlaşmazlıktan kaynaklı olarak 02.01.2017 tarihli ihtarname ile 3 aylık ihbar süresini de beklemeden hukuka aykırı feshettiğini, feshe gerekçe gösterilen tüm işlemlerin davalının izni ile yapıldığını, davacı şirketin en çok istihsal yapan acentelerinden olduğunu, prim kaybına yönelik işlemler yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, incelemelerde de görüleceği üzere, yapılan tüm çalışmaların sistemsel olarak bölge yetkilileri tarafından onaydan geçmesi gerektiğini,

müşteri bilgileri olmaksızın muafiyet uygulandığının fesih ihbarında belirtildiğini, bu durumun sistemsel olarak mümkün olmadığını, zaten tüm zeyilnamelerin bölge müdürlüklerince tanzim edildiğini, bu nedenle prim kaybına uğranıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, hasarsızlık indirimi uygulamasının da bölge müdürlükleri tarafından alınan bir karar olduğunu, acentenin herhangi bir indirim uygulama yetkisinin bulunmadığını, müvekkilinin kendi çabasıyla davacıya bir çok müşteri kazandırdığını, fesihten sonra da davalının aynı müşterilerle sözleşme akdettiğini,

ileri sürerek belirsiz alacak davası niteliğinde haksız fesih nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarar, mahrum kalınan komisyon gelirleriyle denkleştirme tazminatından şimdilik 50.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Teftiş Kurulu Başkanlığının iç denetim çalışmaları kapsamında, davacı şirketin bir takım yanlış ve usulsüz uygulamaları nedeniyle davalıyı mali açıdan zarara uğrattığının tespit edildiğini, yapılan bu tespite istinaden davacıya yazılı ihtar yapıldığını, konu ile ilgili olarak davacıdan yazılı açıklama talep edildiğini, davacı acentenin aralarındaki sözleşmeye aykırı hareket ettiği, sözleşmenin feshi için müvekkili şirket yönünden haklı neden oluştuğunu, davacıya borçlarının bulunmadığını, denkleştirme tazminatı koşullarının da oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının poliçe düzenlemeleri sırasında, hasarsız indirim uygulamasında, kasko poliçelerinde araç plakalarının yanlış girişleri, kaza branşlarında tescil tarihlerinin değiştirilmesi, araçların kullanım tipinin hatalı olarak beyan edilmesi gibi nedenlerden dolayı davalı ... şirketinin prim tahsilatını eksik yapmasına neden olduğu, davalı ... şirketini maddi zarara uğratmasından dolayı, davacı acentenin davalı ... şirketince birden fazla kez uyarıldığı,

ayrıca bölge müdürlüğüne bağlı dağıtım kanalları portföyünden tanzim edilen gerçek şahıs müşterilerinin inceleme tarihi itibariyle yürürlükte olan kasko sigorta poliçelerine yönelik sigorta bilgi merkezinden temin edilen veri aracılığıyla yapılan analizde referans poliçesinin hem davalı şirket hem de diğer sigorta şirketleri tarafından kullanıldığının tespit edildiği, toplam 25 poliçede 18 referans poliçesinin bulunduğunun tespit edilmesi üzerine davalı ... şirketince davacının uyarıldığı, davacının sözleşmenin 15 ve 21 inci maddelerine uygun hareket etmediği,

sözleşmenin bu hükümlerinden kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden dolayı davacının feshinin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin haksız feshedildiğini, asıl olarak müvekkili yetkilileri ile davalının bölge müdürlüğü temsilcileri arasındaki anlaşmazlığa dayandığını, fesihte somut gerekçe gösterilmediğini, denkleştirme tazminatı şartlarının oluştuğunu, başka acentelerin de benzer hataları yaptığını, eşit davranma yükümünün ihlal edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı acentenin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Poliçelerinin tanzimleri sırasında araç plakalarının yanlış girişleri, kaza branşlarında tescil tarihlerinin değiştirilmesi, araçların kullanım tipinin hatalı olarak beyan edilmesi sonucu davalı ... şirketinin prim tahsilatını eksik yapmasına neden olması ve davalı ... şirketini maddi zarara uğratmasından dolayı, davacı acentenin davalı ... şirketince birden fazla kez uyarıldığı,

ayrıca bölge müdürlüğüne bağlı dağıtım kanalları portföyünden tanzim edilen gerçek şahıs müşterilerinin inceleme tarihi itibariyle yürürlükte olan kasko sigorta poliçelerine yönelik sigorta bilgi merkezinden temin edilen veri aracılığıyla yapılan analizde aynı referans poliçesinin hem davalı şirket hem de diğer sigorta şirketleri tarafından kullanıldığının tespit edildiği, toplam 25 poliçede 18 referans poliçesinin bulunduğunun tespit edilmesi üzerine davalı ... şirket tarafından davacının uyarıldığı, bu itibarla davacının taraflar arasında geçerli olan sözleşmenin 15 ve 21 inci maddelerine uygun hareket etmediği,

davacının sözleşmenin bu hükümlerinden kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden dolayı davalı şirket tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiği, sözleşme davacı acentenin kusuru üzerine davalı tarafından haklı sebeple feshedildiğinden davacının tazminat talep edemeyeceği, başka acenteler de aynı türde hatalar yapmışsalar ve buna rağmen davalı ... onlar ile arasındaki sözleşmeleri feshetmemiş olsa bile,

bu durumun davalının davacı ile arasındaki acentelik sözleşmesini haklı sebeple feshetmesine engel oluşturmayacağı, acentelik sözleşmesinin vekâlet sözleşmesinin özel bir türü olup temelinde güven unsurunun yattığı, dolayısıyla her bir acentenin yapmış olduğu hatalardan dolayı acentelik veren davalı ... şirketinin her bir acentesine olan güvenin sarsılması başka bir takım etkenlerin de etkili olmasından dolayı farklı boyut ve kapsamlarda ortaya çıkabileceği, bu durumun acentelere karşı olan eşit davranma yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının somut delil göstermeden sözleşmeyi feshettiğini, bu haksız feshe müvekkili yetkilileri ile davalının bölge müdürlüğünün yetkilileri arasında yaşanan anlaşmazlıkların zemin hazırladığını, müvekkilinin genel müdürlük nezdindeki müracaatın bölge müdürlüğü yetkililerini rahatsız ettiğini, taciz amaçlı uyarı mektuplarındaki konuların bölge müdürlerinin onayı alınmak suretiyle gerçekleştirildiğini, denkleştirme tazminatı, mahrum kalınan komisyonların ve uğranılan tüm zararın tazmininin gerektiğini, davalının dilekçesindeki tablolardan diğer acentelerin de benzer hataları yaptığının görüldüğünü, acentelere eşit davranma yükümünün ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, mahrum kalınan kârın ve denkleştirme tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 121 ve 122 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5416, K. 2024/1894, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5416
Karar No
2024/1894
Tarih
7 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5418 K.2024/1851
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5421 K.2024/16499
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/5423 K.2024/1721
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5424 K.2024/1867
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5425 K.2024/1844
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5426 K.2024/1950

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.