İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5579 K.2024/2289

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/5579Karar2024/2289Tarih20 Mart 2024Okuma11 dk · 2.247 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/5579 E., 2024/2289 K.·Asıl Ve Birleşen 2016/1229 Birleşen 2018/319 Sayılı

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mart 2024
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1111 Esas, 2022/1067 Karar
Sayılı dosya davalısı
... vekili Avukat ...
Dosya davalısı
... vekili Avukat ...
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2016/861 E., 2019/294 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.247 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının 9500 adet su ısıtıcısı alımı hususunda sözlü olarak anlaştıklarını, davalının bu anlaşma gereğince su ısıtıcılarını yurt dışından ithal ederek davacı müvekkiline teslim ettiğini, anlaşma aşamasında davalıya 35.000,00 TL'nin elden ödendiğini, müvekkilinin ürünleri satmaya başladığını, davalıya ödemeler yapıldığını, ödemelerin çoğunun davalı adına yapıldığını, bazı ödemelerin ise davalının talebi doğrultusunda davalının ortağı ...'a yapıldığını, su ısıtıcıları hakkında müşterilerinden gelen şikayetler üzerine ürün bedellerinin iadesinin talep edildiğini,

davalı ile görüştüklerini bunların değişimine karar verdiklerini, birlikte Çin'e gittiklerini ve yeni ürün beğendiklerini, davalının yurtdışından dönüş sonrası ortağı ile sorun yaşamaması adına ürün bedeli kadar teminat senedi istediğini, müvekkilinin de yaptığı ödemeleri düşmeden toplam ürün bedeli kadar teminat senedini davalıya verdiğini, teminat senetlerinin İstanbul 35. İcra Dairesinin 2016/20205 E. sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, takibe itiraz ettiklerini, diğer teminat senetlerinin de takibe konulmaması için dava açtıklarını, alacaklı görünen ... ile davalının herhangi bir alışverişi olmadığını,

senetlerin teminat olarak verildiğini beyanla öncelikli olarak davalıya davaya konu teminat senedinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen 2016/1229 E. sayılı dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ile su ısıtıcısı alımı hususunda sözlü olarak anlaştıklarını, davalının bu anlaşma gereğince su ısıtıcılarını yurt dışından ithal ederek davacı müvekkiline teslim ettiğini, anlaşma aşamasında davalıya 35.000,00 TL'nin peşin olarak ödendiğini, devamında davacının ortağının hesabına ara ara ödemeler yapıldığını, ödemelerin davalının ortağına davalının talebi doğrultusunda yapıldığını, su ısıtıcıları hakkında müşterilerinden gelen şikayetler üzerine davalı ile konuştuklarını, bunların değişimine karar verdiklerini,

birlikte Çin'e gittiklerini ve ürünü yeni ürün beğendiklerini, davalının müvekkiline ilk yapılan sözlü anlaşma esnasında teminat senedi alması gerekirken bunu unuttuğunu, bu teminat senedini almasının gerektiğini, aksi takdirde ortağı ile sorun yaşayacağını söylemesi üzerine müvekkilinin daha önce ödenen bedelleri düşmeden teminat mektubu verildiğini, davalı tarafından bu teminat senedi hakkında İstanbul 35. İcra Dairesinin 2016/20205 sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, takibe itiraz ettiklerini,

müvekkilinin ayıplı malların değişimini beklerken müvekkili aleyhine İstanbul 11. İcra Dairesinin 2016/30353 sayılı dosyası ile takip yapıldığını ileri sürerek teminat olarak verilen senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespiti amacıyla bu davayı açtıklarını, Mahkemenin 2016/861 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.

3.Birleşen 2018/319 E. sayılı dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde; davaya konu olan bonoların satıcının yurt dışından aralarındaki anlaşma gereği getireceği su ısıtıcıları ile ilgili olarak ...'e teminat olarak hazırlanıp verildiğini, Çin'den getirilmiş olan bonoların konusunun tüm su ısıtıcılarının ülke sınırları içerisinde kullanılmaya uygun olmayıp insan hayatını tehlikeye atacak kadar ayıplı ve kullanılamaz halde olduğunu,

kullanım ile ortaya çıkan gizli ayıplı malların müvekkili tarafından satışı yapıldığı andan itibaren müşterileri tarafından hazırlanan itirazlar ve tüketici hakem heyeti kararları delil olarak Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/861 E. sayılı dosyasına sunulduğunu, teminat olarak verilen senetin icraya konulduğunu, müvekkilinin söz konusu sözlü anlaşmalarına istinaden Çin'den getirilen su ısıtıcıların bedeli olarak Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/861 E. numaralı dosyasına sunmuş olduğu dekontlardan anlaşılacağı üzere peyderpey ödemeler yaptığını, buna rağmen ...'in şahsi senetleri teminat olarak aldığını,

müvekkilinin yaptığı ödemelere rağmen senetleri geri vermediği gibi ilgili senetleri alacaklı olarak gözüken ...'a hileli olarak borçlandığını ve senetleri devrettiğini, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/861 E. sayılı dosyasının 1. celsesinin 5 numaralı ara kararı uyarınca alacaklı olarak görülen tarafın davaya dahil edilmesi talebinin reddedildiğini ve ek dava açılabileceğinin bildirildiğini,

bu nedenle bu davalı hakkında açtıkları bu davanın Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/861 E. numaralı dava ile birleştirilmek suretiyle ...'ın davalı olarak dahil edilmesine ve bu dosya üzerinden davaya devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Asıl davada davalı asil cevap dilekçesinde; davacının işyerinde sözlü anlaşma yapıldığına dair beyan ve iddiaları kabul etmediğini, senetlerin düzenleme yerinin İstanbul olduğunu, ikametgahının ise İstanbul Anadolu Adliyesi yargı bölgesi içinde kaldığını, İstanbul Adliyesi Ticaret Mahkemeleri ya da İstanbul Anadolu Adliyesi Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu ve dosyanın bunlardan birine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen 2016/1229 E. sayılı dosyada davalı asil cevap dilekçesinde. Mahkemenin 2016/861 E. sayılı dosyasına verdiği dilekçesini tekrar ederek mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, dava konusu yapılan icra takip dosyalarının alacaklısının kendisi olmadığını, husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu bonolarda yer alan "bedeli nakden ahzolunmuştur" ibarelerinden de anlaşılacağı üzere;

bonoların davacıların bu bonolar nedeniyle nakden borçlu olduklarının ve borçlandıklarının kesin ve açık bir delili olduğunu, dava dilekçesinde beyan ve iddia edildiği şekilde teminat senedi olduklarına dair bonolarda herhangi bir yazı-kayıt bulunmadığını, herhangi bir yazılı belge ya da sözleşme de bulunmadığını, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların yasal önemi ve bağlayıcılığının bulunmadığını, davacılar tarafından dosyaya sunulmuş olan cayma bildirimlerinin tamamının Karluk Nak.

Tük. Mal. İnş. Med. Sağ. Cihz. Teks. Ürün. Paz. Tic. San. Ltd.

Şti.'ye karşı yapılmış bildirimler olduğunu, söz konusu bildirimlerde adı geçen bu şirketin dava konusu bonolarda isminin herhangi bir şekilde yer almadığını, dava konusu bonoların adı geçen şirketle arasındaki alışverişle bir ilişkisi bulunmadığını, bu şirket ile arasında gerçekleşen alışveriş ve ürün teslimleri nedeniyle yasal ayıp ihbarı sürelerinde herhangi bir ayıp iddiasında bulunulmadığını, davacılar tarafından sunulmuş olan dekontların incelenmesinden dekontlarda bulunan tutarların dava konusu bonolarla ilgili olduğu hususunda herhangi bir açıklamanın bulunmadığını,

davacının beyan ve iddialarını doğrular ya da destekler nitelikte ortada herhangi bir yazılı belge ya da sözleşmenin bulunmadığını, davacının işyerinde sözlü sözleşme yapıldığı iddiasının, elden 35.000,00 TL verildiği iddiasını ve dava konusu senetlerin teminat senedi olarak verildiği iddiası ile ayıplı ürün iddiasını kabul etmediğini, tanık dinletilmesine muvafakatinin olmadığını beyanla yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davaya esas yönünde devam edilmesi halinde ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Birleşen 2018/319 E. sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu bonoların müvekkili tarafından ciro yoluyla devir ve teslim alındığını, müvekkilinin iyiniyetli, yetkili ve meşru hamil olduğunu, bu nedenle dava dilekçesinde iddia edilen hususların müvekkili açısından hehangi bir bağlayıcılığı ve olumsuz etkisinin olamayacağını, ...'in müvekkili ...'a hileli olarak borçlanmış olduğu yönündeki beyan ve iddiayı da kabul etmediklerini, davacının ... isimli şahısla ilgili olarak ileri sürdüğü iddiaların davacılar ile davalı ... arasında görülebilecek bir davaya konu edilebileceğini,

dava ve takip konusu bonoların davacıların borçlu olduklarının açık ve kesin birer belgesi olduğunu, bonoların davacılar tarafından davalı/alacaklı müvekkiline ödendiğine dair davacılar tarafından yasal bir etki ve öneme sahip herhangi bir belge ibraz edilemediğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla.

İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2016/20205 E. sayılı dosyası ve İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2016/30353 E. sayılı dosyası ile davalılardan ... tarafından takibe konu edilen dava konusu senetlerin teminat olarak verildiğine dair senetler üzerinde bir kayıt olmadığı, davacının senetlerin teminat senedi olduğuna dair yazılı bir belge sunmadığı, davalıların da senetlerin teminat senedi olduğu şeklinde bir kabulünün olmadığı, davalı ...'in bonoların davacıların kendi şahsi borçları nedeniyle verildiğini beyan ettiği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre de senedin teminat senedi olduğunun ispat külfetinin davacıya ait olduğu,

davacının bu iddiasını yazılı delil başta olmak üzere kesin delillerle ispat etmesini gerektiği, davacı tarafın yazılı bir delil sunmadığı, davacının taraflar arasındaki ilişkiyi su ısıtıcısı satımına ilişkin sözlü anlaşmaya dayandırdığı, satın alınan ürünlerin ayıplı çıktığını iddia ettiği ve buna ilişkin delil olarak dava dışı Karluk Şirketine müşterilerin yaptığı cayma ihtarlarını sunduğu, açılan davada şirketin davacı olmadığı, davaya konu senetlerde şirketin isminin yer almadığı,

dava dışı şirketin davalı ile yapmış olduğu bir alım satım ilişkisi mevcutsa bile buna ilişkin hususları işbu davada ileri süremeyeceği, senetlerin ön yüzünde davacıların isimlerinin yer aldığı ve senetlerin nakden düzenlendiği, ...'ın ciranta olduğu, senetlerin teminat senedi olduğu iddiasının ispatlanamadığı, davacının ...'ın bedelsiz olduğunu bildiği senetleri bile bile iktisap ettiğini ispatlaması gerektiği ancak bu hususun da ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın kanuna ve usule aykırı olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 202 nci maddesi uyarınca dosyada bulunan delil başlangıcından dolayı hem şahitlerin daha önce reddedilen konuda dinlenilmesi hem de uzmanlarca hazırlanacak malların ayıplı olduğunu tespit edecek bilirkişi raporunun alınması gerektiğini, dosya kapsamında yazılı delil başlangıcı niteliğinde birden çok belge bulunduğunu, İstanbul C.Başsavcılığının 2017/6545 numaralı dosyadaki şikayetin delil olarak sunulduğunu,

şikayet dilekçesi ekinde gönderilen whatsapp yazışmalarının mevcut olduğunu, bu yazışmalara ait dökümlerin 6100 sayılı Kanun'un 199 uncu maddesi uyarınca delil başlangıcı olduğunu, yine sunulan mail yazışmalarının delil başlangıcı niteliğinde bulunduğunu, davalı ... ile müvekkilleri arasındaki yazışmaların taraflar arasında su ısıtıcılarının satışı ve ödemeleri iddialarını ispatlar nitelikte olduğunu, dosyada ayıplı mal konusunda tanıklarının dinlendiğini ancak bu beyanlara nazaran çok daha objektif ve bağlayıcı olan bilirkişi raporunun alınmadığı,

bu konuda rapor alınması talebinin reddedilmesinin de açıkça emredici hükme aykırı olduğunu, yine mahkemenin senetlerin müvekkilleri ile davalı arasında düzenlenmiş sıralı senetlerin su ısıtıcılarının alımları ile ilgili olduğu iddiasıyla ilgili tanık dinlemediğini, yine mahkeme kararında dava dışı Karluk Şti.'ye müşterilerin yaptığı cayma ihtarlarını sunduğu, mahkemede açılan davada şirketin davacı olmadığını, senetlerde şirketin isminin yer almadığı denilerek müvekkillerinin şahsi senetlerinin iddialara konu olamayacağı kanaatine varıldığı,

bu kanaatin hatalı olduğunu, davalı ile müvekkillerinin 10 yıldan uzun süredir ticaret yapmaları ve bu ticaretin şirketleşmeden önce de yapıldığından tüm bu zaman boyunca aralarında düzenlenen senetleri devamlı olarak şahıs senedi olarak hazırladıklarını, maddi gerçek araştırılmadan karar verildiğini, verilen senetler ile ayıplı malların bedellerinin aynı tutarlarda olduğunu, sadece bedellerinden dolayı dahi senetlerin ayıplı mallara ilişkin olarak verildiğinin anlaşılacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu senetlerin nakden kaydıyla düzenlendiği, somut olayda ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, dava konusu senetlerin teminat senedi olduğu hususunun 6100 sayılı Kanun'un 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delille ispatlanması gerektiği, dosya içeriğinden davacı tarafın teminat senedi iddialarını yazılı ve usule uygun delillerle ispatlayamadığı,

her ne kadar davacı tarafça konuyla ilgili şikayet dilekçesi ekinde gönderilen WhatsApp yazışmalarının delil başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de söz konusu yazışmaların incelenmesinde böyle bir niteliğinin bulunmadığı kanaatine varıldığı, ayrıca dosyaya sunulan cayma ihbarlarının da bu anlamda davacının iddialarının ispatlar mahiyette bulunmadığı kanaatine varıldığı, öte yandan takibin dayanağının su ısıtıcılarının bedelinin tahsiline ilişkin bir belge ya da fatura olmadığı görülmekle, bu konuda ayıp iddiası bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmamasında usule aykırı bir yön görülmediği,

yine senetlerin niçin verildiği hususunda tanık beyanına başvurulmamasında usule aykırı bir durum bulunmadığı, ayrıca 2016/861 E. sayılı asıl davadaki dava değerinin 240.000,00 TL, birleşen 2016/1229 E. sayılı dosyada dava değerinin 247.500,00 TL, birleşen 2018/319 E. sayılı dosyada ise dava değerinin 480.000,00 TL olduğu, bu değerler üzerinden davalı yararına takdir edilen vekalet ücretlerinin hesabında bir yanlışlık bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf sebebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; senetlerdeki imzaların şirketi temsilen atıldığını, müvekkillerinin şirketi temsile yetkili kişiler olduklarını, şahıs sıfatıyla sorumluluklarının bulunmadığını, davacıların davalı ... ve diğer ortakları ile ticari ilişki içerisinde olduklarını ve dava konusu bonoların teminat amaçlı verildiğini, Mahkemece tanık deliline itibar edilmemesi nedeniyle ispat hususunda eksik ve yanlış değerlendirme yapıldığını, yemin delili hakkında bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesinin başlı başına bozma sebebi olduğunu,

ayrıca dosyaya ibraz edilen whatsapp yazışmalarının da yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece senetle ispat zorunluluğunun ya da senede karşı senetle ispat zorunluluğunun istisnalarının araştırılmadığını, tacirler arası geçerli bir ayıp ihbarından bahsedebilmek için yazılı şekil ya da ispat şartının bulunmadığını, dava konusu bonoları davalı ...'ten ciro yoluyla devralan ciranta ve hamillerin kötü niyetli olduklarını ve bilerek davacıların zararına hareket ettiklerini,

nakden ibaresinin sonradan davalı tarafından seneden yazıldığını ve bu hususun senedin tahrifatı anlamına geldiğini bu nedenle mutlak def'i olarak herkese karşı ileri sürülebileceğini, davalıların yetkisizlik itirazlarının ve hakimin reddi itirazlarının davayı uzatmak maksadıyla yapıldığını ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, davacılar aleyhine başlatılan icra takibine konu bonoların teminat senedi olduğundan bahisle açılan menfi tespit davasıdır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5579, K. 2024/2289, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5579
Karar No
2024/2289
Tarih
20 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5583 K.2024/2023
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5584 K.2024/2200
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5584 K.2024/2767
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5585 K.2024/2096
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5585 K.2024/2325
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/5585 K.2024/2721

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.