İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5609 K.2024/1900

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/5609Karar2024/1900Tarih7 Mart 2024Okuma6 dk · 1.180 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/5609 E., 2024/1900 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1259 Esas, 2022/900 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2019/495 E., 2020/245 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.180 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların konserve fabrikası satın almak istediklerini, finansmanı için yurt dışı kredi kuruluşlarından kredi almayı düşündüklerini, dava dışı Invest Trade Ltd.

Şirketi'nin Türkiye temsilcisi olduğunu söyleyen kişi aracılığıyla kredi başvurusu yaptıklarını, kredinin onaylandığı bilgisi verildiğini, ancak kredi sigortalanacağı için Türkiye'de bir bankada kredi tutarının %10'unun teminat gösterilmesinin istendiğini, teminat gösterilen paranın eksper tarafından incelenmesi gerektiğinin bildirildiğini, davacılardan ...'ın davalı bankanın İvedik Şubesine giderek durumu anlattığını, hesaplarındaki parayı çekerek kiralık kasaya yatıracaklarını, eksper incelemesi sonrasında da paranın bankada kalacağını beyan ederek banka ile kiralık kasa sözleşmesi imzaladıklarını,

davacıların ortak hesabındaki 400.000,00 euro paranın kiralık kasaya konulduğunu, ertesi gün sigorta eksperi ile birlikte bankaya geldiklerini, davacının kasayı açıp parayı aldıktan sonra kasa dairesinin karşısındaki toplantı odasında bulunan ekspere incelemek için teslim ettiğini, paranın eksper tarafından incelendiği sırada ekspere telefon edildiğini, finans şirketinin davacı ile görüşmek istediğini söylediğini, müvekkilinin telefondaki sesin kısık gelmesi üzerine 2 metre kadar ileri gidip konuşma yaptığını, döndüğünde ilgili şahsın paraları tekrar zarfa koyar halde gördüğünü,

müvekkilinin zarfı aynı şekilde tekrar kasaya koyduğunu ilgili şahısla birlikte bankadan ayrıldıklarını ancak davacının sonradan durumdan şüphelendiğini, kasayı açtığında zarfın içinde değersiz, paraya benzer kağıt parçalarının olduğunu, olayın bir hırsızlık ya da dolandırıcılık eylemi içinde gerçekleştiğini, ancak davalı bankanın ilgili şahsı bankaya alırken kimlik sormadığını, eksper olup olmadığına dair belge istemediğini, kim olduğu belli olmayan yabancı uyruklu bir şahsın kasa dairesine kadar girmesine izin verdiğini, kasa odasında yalnız bırakmasının bir güvenlik zafiyeti olduğunu,

olayın banka çatısı altında bulunan parayı çekmeden meydana geldiğini, davalı bankanın güven kurumu olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, müvekkillerinin 400.000,00 euro emanetini koruyamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'ın kollukta verdiği ifadede davalının kusurunun olmadığını ikrar ettiğini, yurt dışı kredi firmasınan araştırmadan bu işe girişmesi nedeniyle davacının dolandırıcılığa zemin hazırladığını, davalının mevzuata aykırı bir davranışının bulunmadığını, davacının 400.000,00 euroyu imzası karşılığında 06.03.2017 tarihinde bankadan aldığını ve bankanın sorumluluğunun sona erdiğini, kiralık kasa ile ilgili olarak kasanın içinde ne olduğunun bankanın bilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın kredi için teminat olarak 400.000,00 euro paranın her zaman boşaltılabilecek bir kiralık kasanın içinde olduğunun eksper tarafından görülmesinin yeterli olacağına inanarak ağır kusurlu davrandığı, tanımadığı bir kişiyi paralarla yalnız bıraktığı, paraları kasaya geri koyarken kontrol etmediği,

neticede bu olaya kendisi sebebiyet verdiğini, somut olayda davacının zararı doğuran fiile razı olduğunun kabulü gerektiğini, ayrıca "hiç kimse kendi kusuruna dayanarak hak elde edemez" evrensel hukuk ilkesi gereği zarar görenin kendi davranışıyla zarara neden olmuş ise, bu zararın sonuçlarına katlanması gerektiği, davacı tarafın soruşturma dosyasındaki ifadesinde de bankanın kusuru olmadığını beyan ettiği, kusurun kendisinde olduğunu ikrar ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin yerinde olmadığını, aslında İlk Derece Mahkemesi gerekçesi ile bankanın kusurunu kabul ettiğini, bankacılık işinin hatır ilişkisine dayanmadığını, kanuna ve güven ilkesine dayalı olduğunu, davalı bankanın söz konusu kredi firmasının güvenilir olmadığını bildiğini, buna rağmen sigorta eksperi olarak tanıtan kişi ile ilgili olarak herhangi bir güvenlik araştırması yapmadığını, bu kişinin kimliğini dahi almadığını kasa dairesine kadar girmesine izin verildiğini, banka görevlisi ile birlikte kiralık kasa odasına girdiğinin görüntülerinin bulunduğunu,

bankanın basiretli bir tacir gibi davranmayarak güvenlik zaafiyetine sebebiyet verdiğini, gerekli özeni göstermeyerek ve ihmaller zinciri ile dolandırıcılık faaliyetine zemin hazırladığını, bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, itirazın İlk Derece Mahkemece hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, olayın banka çatısı altında, banka yetkilisi ve çalışanlarının onay ve denetimi altında meydana geldiğinden oluşan zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu, bu konuda emsal Yargıtay içtihatları da bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 52 nci maddesinde zarar görenin, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzenlendiği,

İlk derece Mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere davacı, davalı bankadan kiralamış olduğu kiralık kasaya kullanacağı kredinin teminatı olarak koyduğu bedelin sigorta eksperi tarafından bankaya gelerek incelenmesi sırasında tanımadığı halde sigorta eksperini zarf içerisinde bulunan paralarla yalnız bıraktığı, ayrıca paraları kasaya geri koyarken de zarfın içerisini kontrol etmeden geri koyduğu, meydana gelen olayda davacının zarara kendisinin sebebiyet verdiği, davacının zararını doğuran fiilinde ile bankanın herhangi bir dahilinin ve güvenlik zafiyetinin söz konusu olmadığı,

sigorta eksperinin kimliğinin alınmamasını meydana gelen zararla doğrudan bir bağlantısının bulunmadığı gibi davalı bankanın davacı ile bankaya gelen kişinin eksper olup olmadığını araştırma yükümlülüğü olmadığı gibi eksper olduğu iddia edilen kişinin de kimliğinin kontrol edilmemesinin zarara da bir etkisi olamayacağından davacının kendi eylemi ile yol açtığı zarara katlanması gerektiği,

söz konusu zararın oluşumunda davalı bankanın herhangi bir dahlinin de bulunmadığı dosya kapsamıyla sabit olduğu davacı ...'ın kollukta verdiği ifadesinde davalı bankanın kusurunun olmadığını belirttiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle ve ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin hatalı olarak değerlendirildiğini, davacının olaya rıza göstermesinin söz konusu olmadığı, ceza dosyasının yargılama sırasında değerlendirilmediği belirtilerek ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davalı bankanın kusuruna dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5609, K. 2024/1900, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5609
Karar No
2024/1900
Tarih
7 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5611 K.2024/2032
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5613 K.2024/2099
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5615 K.2024/2044
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5617 K.2024/2077
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5618 K.2024/2042
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5619 K.2024/1955

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.