İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/5639 K.2023/2295

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen şirketin feshi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının…

Esas2022/5639Karar2023/2295Tarih13 Nisan 2023Okuma10 dk · 2.005 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/5639 E., 2023/2295 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Nisan 2023
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2019/190 Esas, 2021/312 Karar
Hüküm
Davalı ..., ..., ... yönünden davanın usulden reddi; Davacıların ortaklıktan çıkma taleplerinin kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.005 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen şirketin feshi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ..., ..., ... yönünden usulden reddine, davalı şirketin feshine yönelik istemin reddine, davacıların ortaklıktan çıkma taleplerinin kabulüne karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin bu kararına karşı davacılar vekili ve davalı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de İlk Derece Mahkemesince 21.02.2022 tarihli ek karar ile davalı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz isteminin verilen kesin süre içerisinde eksik temyiz harcını yatırmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin asıl kararı davacılar vekili, ek kararı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların davalı şirketin ortakları olduğunu, davalılardan ... ve ...’ın şirketin müdürlüğünü yaptıklarını, davacıların şirkete gerek sermaye ve gerekse emekleriyle katkıda bulunduklarını, davalıların şirketin tek sahibi kendileriymiş gibi davranıp şirketi yönettiklerini, davalı şahısların kendi aralarında gruplaşarak davacıları dışlayıp haklarını ihlal ettiklerini, davalıların yıllardır şirketin kâr elde etmediği aksine şirketin zararda olduğu yönünde bilgi verildiğini, kâr payı verilmediğini, davacılara kuruluştan beri 5.000,00’er USD ödeme yapıldığını,

şirket müdürünün yapması gereken hiçbir toplantının yapılmadığını, kuruluştan beri toplam 3 toplantının yapıldığını, toplantılardan davacıların haberdar edilmediğini, davalıların ortak olan davacılara eşit muamelede bulunmayıp kendilerinin Bağkur primlerini şirketten ödetip, davacıların primlerini kendilerinin ödemesine neden olduklarını, davalıların davranışları ve davacıları ortak olarak görmeyen tutumları nedeniyle ortaklar arasında güven ilişkisi ortadan kalkıp sürekli güvensizlik ortamı olduğunu ve bu durumda şirketin devamlılığını gerektirecek bir hususun kalmadığını ileri sürerek davalı şirketinin feshine,

şirketin tasfiyesi için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalılar yönünden pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, şirket ortaklarının faaliyet konularında uzman mühendis, tekniker, muhasebe ve ustalardan oluştuğunu, davacıların usta ortaklar olduğunu, şirket müdürü davalı ortakların şirketin ve ortakların menfaatini koruyacak şekilde şirketi idare ettiğini, davacı tarafın ileri sürdüğü gibi keyfi ve hukuka aykırı bir eylemlerinin olmadığını, haklı fesih sebeplerinin mevcut olmadığını, davacıların davalı şirkette iş yaptıkları sürece sigortalarının şirket tarafından ödendiğini,

dışarıda iş yaptıkları sürede ise sigortalarının ilgili işveren tarafından ödendiğini, davacıların kâr talebi konusunda usule uygun herhangi bir talepte bulunmadıkları gibi, şirketin faaliyetlerini artırıcı bir çalışma içerisinde de olmadıklarını, şirket ile ilgilenmediklerini, davacıların şirket adına bedeli karşılığında götürü iş yapıp bedelini kendilerinin aldığını, gerçek anlamda ortaklıklarının olmadığını, şirketin tüm faaliyetlerinden haberdar edildiklerini, davacılardan ...’in şirketin AKS İnşaat ile yaptığı iş karşılığında hak ettikleri daireyi üzerine yaptırdığını, davacı ...’nun şirketten aldığı paralar ile köyünde ev yaptırıp,

ayrıca evin inşaat masraflarını şirkete ödettiğini, yine davacının üç çocuğunun düğün masraflarının da şirketten ödendiğini, davacıların şirket dışında başka işler alıp yapmaları sebebiyle şirketin zor duruma düştüğünü, davacıların bu davranışının ayrıca haksız rekabet teşkil ettiğini, davacıların kendi kusurları sebebiyle böyle bir dava açmaya haklarının olmadığını, davacıların şirkete sermaye koymadıklarını, taahhüt edilen sermayeyi ödemediklerini savunarak davanın reddine istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2017 tarih, 2015/418 E. ve 2017/230 K. sayılı kararıyla; şirketin feshi davalarının ancak şirket hasım gösterilerek açılabileceği gerekçesi ile şirket ortakları olan ..., ... ve ... yönünden açılan davanın usulden reddine, taraflar arasında kâr dağıtımı gibi ekonomik konularda anlaşmazlıkların olduğu, bu durumun güven ilişkisini sarstığı, davacılar dışında kalan diğer ortakların şirketin devamı yönünde arzu içerisinde oldukları, davalı şirketin sunulan belgelere göre hali hazırda faaliyetini sürdürdüğü bir takım işler aldığı ve bu taahhütlerini devam ettirir halde olduğu,

yasal düzenleme çerçevesinde şirketin feshi yerine davacıların şirketten çıkarılmasına ve paylarının gerçek değerlerinin ödenmesine karar vermenin daha yerinde olacağı, davalı vekilinin davacılardan birine ev alındığı ve ayrıca ödeme yapıldığı bunların hesap edilen şirket paylarından düşürülmesi gerektiği yönündeki iddiaların ispatlanamadığı,

davacılara verildiği bildirilen 5.000,00'er USD'nin şirketin kuruluşundan itibaren zaman içerisinde tüm ortaklara ödenen bir bedel olduğu ve öz sermaye teşkil etmediği ve bu nedenle verilen kâr payının bilirkişilerin hesaplamış olduğu en yakın zamandaki gerçek değerden düşülmesinin yerinde olmayacağı gerekçesi ile davalı şirketin feshine yönelik istemin reddine, davacıların şirket ortaklığından çıkartılması ile ... için 132 paya karşılık 119.334,09 TL, ... için 116 paya karşılık 104.869,35 TL, ...’in 132 payına karşılık 119.334,09 TL olmak üzere toplam 343.537,53 TL’nin davalı şirketten alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2017 tarih, 2017/741 E. ve 2017/712 K. sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 26.02.2019 tarih, 2017/4829 E. ve 2019/1569 K. sayılı kararıyla davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinde, davacı ...’in şirkete ait olan daireyi kendi adına devraldığını ve bu nedenle davacının devraldığı daire bedelinin çıkma payından mahsubu gerektiğini savunduğunu, İlk Derece Mahkemesince bu istem, dairenin satış sözleşmesi davalı şirket ile dava dışı AKS Grup arasında yapılmış olmakla birlikte AKS tarafından ortağa yapılan satışın defterlere yansıtılmamış olduğu, dairenin şirket kayıtlarında da yer almadığı gerekçesi ile reddedildiği,

ancak, davalı şirket iddiasını ispat zımnında kendisi ile dava dışı AKS arasında yapılan sözleşmeyi ibraz ettiği, sözleşmeye göre daire AKS Grup tarafından davalı şirkete verileceği, sözleşme hükmüne rağmen, yine davalı şirket tarafından ibraz edilen faturaya göre dava dışı AKS bu daireyi tanzim ettiği fatura ile davacı ...’e satmış görüldüğü, bu durumda, dairenin şirket defterlerinde kayıtlı olmaması tabii olduğu, Mahkemece gerektiği taktirde bu belgeler konusunda Muharrem’in isticvap edilerek dinlenilmesi, dairenin tapu kaydının celbi, varsa davalının ve davacı ...’in bu konuya yönelik tüm delillerinin toplanması,

daire şirkete ait olmasına rağmen davacı ... tarafından mal edinilmiş ise değerinin belirlenerek çıkma payından mahsup edilmesi gerektiği, şirket tarafından kar payı dağıtılmadığı tarafların kabulünde olduğu, davacıların dava dilekçesindeki açıklamaları karşısında 5.000,00 USD’nin ayrılma akçesi hesabında değerlendirmeye alınması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında kâr dağıtımı gibi ekonomik konularda anlaşmazlıkların olduğu, bu durumun güven ilişkisini sarstığı, davacılar dışında kalan diğer ortakların şirketin devamı yönünde arzu içerisinde oldukları, yasal düzenleme çerçevesinde şirketin feshi yerine davacıların şirketten çıkarılmasına ve paylarının gerçek değerlerinin ödenmesine karar vermenin daha yerinde olacağı,

davacıların ayrılma akçesinin hesabında davacılara davalı şirket tarafından ödenen 5.000,00 USD tutarındaki ödemenin tüm davacıların ayrılma akçesinin hesabında dikkate alınması ve davacıların ayrılma akçelerinden mahsup edilmesi gerektiği, davalı şirket adına kayıtlı olması gerekirken davacılardan ... adına kayıtlı olan dairenin davacı ... tarafından bedeli davalı şirkete ödenerek satın alınıp alınmadığının konusunda davacının isticvap edildiği, isticvap duruşmasında davacı ... bu daireyi davalı şirketten 115.000,00 TL karşılığında satın aldığını, evin bedelini davalı şirkete ödediği,

ödemeyi elden yaptığını fakat ödemeye ilişkin elinde dekont vs. ödeme belgesi bulunmadığını bildirdiği, davacı söz konusu evin satın alındığını ve bedelini ödediğini beyan etmesine rağmen ispat edememesi nedeni ile bu evin bedelinin de davacı ...'in ayrılma akçesinin hesabında dikkate alınması ve mahsup edilmesi gerektiği, bilirkişi heyetinden davacıların ayrılma akçelerinin karar tarihine en yakın tarih itibariyle tespiti istenildiği,

bilirkişi raporundan davacı ...'nun ayrılma akçesinin bozma öncesi verilen kararda belirtilen tutara ilaveten 97.186,97 TL, davacı ...'nun ayrılma akçesinin bozma öncesi verilen kararda belirtilen tutara ilaveten 76.028,68 TL olduğu ve davacı ...'in ise -227.927,68 TL (borcu kaldığı) tespit edildiği, davacı ... ve ... yönünden şirket hisselerinin değerinin artması nedeni ile bozma öncesi tespit edilen ayrılma akçelerinden daha fazla ayrılma akçeleri hesaplandığı,

bozma öncesi kararı davacılar tarafından istinaf edilmemiş olması nedeni ile ayrılma akçesi miktarı yönünden davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle belirtilen davacılar yönünden bozma öncesi verilen karardan daha fazla ayrılma akçesi belirlenmiş olmasına rağmen usuli kazanılmış hak dolayısıyla bozma öncesi hüküm altına alınan meblağ kadar ayrılma akçesine karar verildiği, diğer davacı ... yönünden ise 5.000,00 USD ve 319.000,00 TL değerindeki evin mahsubu nedeni ile ayrılma akçesi oluşmadığının anlaşıldığı,

davanın şirket ortaklarına karşı değil, şirkete karşı açılması gerektiğinden davalı şirket ortakları aleyhine açılan davada şirket ortaklarının pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davalı ..., ..., ... aleyhine açılan davanın usulden reddine, davalı şirketin feshine yönelik istemin reddine, davacıların şirket ortaklığından çıkartılması ile ... için 132 paya karşılık 119.334,09 TL, ... için 116 paya karşılık 104.869,35 TL olmak üzere toplam 224.203,44 TL’nin davalı şirketten alınarak davacılara ödenmesine, davacı ...'in 132 payına karşılık ayrılma akçesi ödenmeksizin şirketten çıkarılmasına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, asıl ve ek kararlarına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ... isticvap duruşmasında daireyi 115.000,00 TL karşılığında satın aldığını beyan ettiğini, İlk Derece Mahkemesinca ispat yükü davalılarda olmasına karşın yanılgıya düşüldüğünü, davalı şirket, AKS inşaat ile olan ticari bağları neticesinde ortağa yapılan satış veya buna benzer herhangi bir delil sunmadığını, tapuya güven ilkesi görmezden gelindiğini, tapu kayıtları incelendiğinde davacının beyanları ile örtüştüğünü, davacının tanık beyanlarıı da dikkate alındığında, taşınmazı kendi imkanlarıyla satın almış olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekili asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçelerinde özetle; davalı şirket aleyhine açılan bu davada davacılardan ikisinin sermaye paylarının ödenmesi yönünde hüküm kurulmuş fakat davacılara yapılan 5.000 USD'nin ödemelerinin tenzili yönündeki talebin dikkate alınmadığını Yargıtay bozma ilamında davacılara ödenen tutarın sermaye paylarından düşmeleri gerektiği belirtildiğini, davacılar ilk mahkeme kararına karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurmadıklarını, dolayısıyla davalı lehine usuli kazanılmış hak bulunduğunu, mahsubun önceki kararda hükmedilen tutarlardan yapılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ... tarafından satın alınan taşınmazın şirkete ait olmasına rağmen davacı ... tarafından mal edinilmiş ise değerinin çıkma payından mahsup edilmesi gerekip gerekmediği, davacılara ödenen 5.000,00 USD'nin usuli kazanılmış hak dikkate alınarak önceki kararda hükmedilen miktardan mı yoksa karar tarihine en yakın tarih itibariyle tespit edilen çıkma payından mahsup edilmesi noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün davalı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edildiği, eksik harçların muhtırada belirtilen bir haftalık kesin süre içerinde yatırılmadığı gerekçesiyle 21.02.2022 tarihli ek karar ile davalı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd.

Şti. vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de davalı vekiline eksik harcı tamamlaması için gönderilen 01.02.2022 tarihli muhtıra ile temyiz tarihi itibariyle eksik yatırılan temyiz başvuru harcı ve maktu harç yatırılması talep edilmesi gerekirken, 2022 tarihinde geçerli olan temyiz başvuru harcı ve maktu harç istenildiğinden muhtıra usulüne uygun değildir. Usulüne uygun düzenlenmemiş olan muhtıra sonuç doğurmayacaktır.

Ayrıca davalı tarafından eksik harç ikmal edilmiştir. Bu sebeple Mahkemenin 21.02.2022 tarihli ek kararının bozularak kaldırılıp davalı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.

2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerin ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına yönelik davalı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminin kabulü ile 21.02.2022 tarihli ek kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA,

Davacılar vekilinin ve davalı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5639, K. 2023/2295, 13 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VI. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5639
Karar No
2023/2295
Tarih
13 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/5645 K.2023/2285
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/5646 K.2023/17755
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/5647 K.2023/2319
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/5649 K.2023/2129
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5651 K.2023/2487
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/5670 K.2023/2828

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.