KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/5657 E., 2023/7647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/2120 Esas, 2022/465 Karar
- Dava tarihi
- —
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/652 E., 2018/463 K.
Karar Metni
1.117 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki limited şirket genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne; süresinden sonra yapılan duruşma talebinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirket zararına hareket eden yönetimin temsil ve idari yetkilerinin kaldırılması, şirketlere kayyım atanması talebi ile ayrıca dava açıldığını, davalı şirketin 11.04.2016 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında, davalı şirketin hissedarı olduğu Vatan Sağlık Kompleksi firmasının hastane ruhsatının satışıyla ilgili karar alındığını, alınan kararların şirketi ve alacaklılarını zarara sokacağını, toplantıya katılarak muhalefet şerhi konulma taleplerinin yönetim kurulu başkanı ... ... tarafından engellendiğini,
hastane binası üzerindeki tüm hakların arsa sahibi vakfa hibe edilmesi sonucunu hasıl edecek genel kurul kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 11.04.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı şirkette 25,00 TL nominal bedelli pay sahibi olup pay yüzdesinin % 0,2 olduğunu, toplantıda davacının iddia ettiği gibi bir karar alınmadığını, katılımın müvekkili tarafından engellenmediğini, davacı vekilinin vekaletname ibraz edemediğinden toplantıya katılamadığını, toplantıda davacının iddia ettiği gibi gündem dışı bir karar alınmadığını, gündeme uygun şekilde şirket iştiraklerinden Vatan Sağlık Kompleksi Sanayi ve Ticaret Limited şirketinin 11.04.2016 tarihinde yapılacak olağanüstü genel kurul toplantısında şirketi temsil edecek kişinin belirlendiğini,
davacıya toplantı bildiriminin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davacının % 99,6 oranla toplantı nisabı sağlandığından davacının toplantıya katılmamış olmasının sonuca bir etkisinin olmayacağını, kararların şirket ortaklarını ve alacaklılarını zarara sokacağı yönündeki iddianın doğru olmadığını, aksine şirket menfaatine ilişkin olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplantıya katılan avukatların davacı vekili olduğunun daha önceki toplantılar nedeniyle bilinmesine rağmen vekalet ibraz edilmediği gerekçesiyle katılıma izin verilmemesinin hayatın olağan akışına ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, bu nedenle davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesi gereğince dava açma hakkının bulunduğu, incelenen 11.04.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağında şirketi temsilen ... ...'in katılmasına ve toplantının gündeminden yer ... ...
Universal ...
Hastanesi ruhsatının satışı ve kira sözleşmesinin feshi konusunda olumlu oy kullanması yönünden oy birliğiyle karar verildiği, olağanüstü genel kurul toplantısında iptali istenen kararın, alınan bilirkişi raporu ile kanuna, şirket ana sözleşmesine, örf ve adete, dürüstlük kuralına aykırı olmadığının tespit edildiği, davacı vekilinin sunduğu 26.04.2018 tarihli dilekçede, Universal Sağlık Yatırımları Holding A.Ş'ye bağlı grup şirket olan davalı şirketin bu karar ile grubun sahibi olduğu Universal ...
Hastanesinin ruhsat hakkının ederinin altında satılacağı endişesi olduğunu belirttikten sonra hastanenin üzerinde bulunduğu arazinin sahibi olan Hakkı ... Eğitim ve Kültür Vakfına karşı üst hakkı sahibi olarak dava açıldığını belirttiği, bu halde davacının duyduğu endişelerle açtığı davada, davalı şirket ile grup şirketlerince aleyhe bir işlem yapılmadığının açıklığa kavuştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; toplantıya vekaleten katılan ... ...’in vekaletnamesinin “Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik”in 21/1 ... maddesindeki şartları taşımadığının İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/730 E. sayılı dosyasında tespit edildiğini, ... ... tarafından kullanılan vekâletnamede toplantı tarihi bulunmadığından,
şirket sermayesinin % 99’unun geçerli bir vekâletnameye dayanılarak temsil edilmediğini ve bu suretle 6102 sayılı Kanun’un 418 ... maddesi uyarınca toplantı nisabının oluşmadığını, belirtilen sebeple toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğunu, hastane ruhsatının satılması yerine Universal ...
Hastanesinin arazisinin ruhsat sahibi adına tescili veya bina bedelinin ödenmesi talepli dava açılması gerektiğini, davalı tarafça İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/132 E. sayılı dosyasında bu istemle dava açılmakla, işbu davadaki haklılıklarının ortaya çıktığını, şirketi zarara sokacak ve kamu alacakları dahil on milyonlarca Dolar borcu bulunan şirketin inşa ettiği hastane binasının sadece ruhsat bedeli karşılığında elden çıkartılması sonucunu hasıl edecek hatalı bir girişimin kendilerince engellendiğini, bu nedenle davanın kabulü yerine reddinin hatalı olduğunu belirterek,
kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik'in 21 ... maddesine göre; genel kurul toplantılarında vekaleten pay sahiplerini temsil etmek üzere düzenlenmesi gereken vekaletnamede, oy kullanılacak şirketin unvanı, ait olduğu genel kurul toplantısının tarih ve saati, vekilin adı ve soyadı, pay sahibinin pay adedi ve unvanı ile imzasının bulunmasının şart olmasına rağmen davacıyı temsilen toplantıya katılanlar tarafından herhangi bir vekaletnamenin ibraz edilmediği ... olduğundan,
davacı vekillerinin toplantıya katılmaları ile oy kullanmalarının mümkün olmadığı, davacının pay oranı % 0,2 olup, etki prensibi gereğince toplantıya katılıp oy kullanması halinde de karar sonucunun değişmeyeceğinin açık olduğu, toplantıda davalı şirkete ait 500 hisseden 498'inin temsil edildiği, kararın da toplantıda temsil edilen tüm hisselerin olumlu oyuyla alındığı, bu haliyle toplantı ve karar nisabının sağlandığının anlaşıldığı, alınan kararın, davalı şirketin iştiraklerinden Vatan Sağlık Kompleksinin 11.04.2016 tarihinde yapılacak genel kurul toplantısına davalı şirketi temsilen ... ...'in katılarak ...
Universal ... Hastanesi ruhsatının satışı ve mevcut kira sözleşmesinin feshi konusunda olumlu oy kullanmasına ilişkin olup, bu haliyle kararın kanun, esas sözleşme hükümleri veya dürüstlük kuralına aykırılık da taşımadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 445 ... ve 446 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5657, K. 2023/7647, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama