İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6214 K.2024/613

1.... 2.... ... vekilleri Avukat ...

Esas2022/6214Karar2024/613Tarih25 Ocak 2024Okuma11 dk · 2.230 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/6214 E., 2024/613 K.·Asıl Ve Birleşen Davada

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ocak 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Sayısı
2022/8 Esas, 2022/152 Karar
Davacılar
... Mirasçıları
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.230 kelime·11 dk okuma·17 bölüm

1.... 2.... ... vekilleri Avukat ...

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA

DAVALILAR

1.... Bankası A.Ş. 2.Garanti Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş. vekilleri Avukat ...

DAVA TARİHİ

15.05.2009 (Asıl), 14.11.2017 (Birleşen)

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Asıl dava kısmen kabul, kısmen ret, birleşen dava ret

BİRLEŞEN DAVA

Safranbolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/702 E. sayılı dosyası

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.01.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. Gözde Akşin dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı aracı Kurumun acenta sıfatıyla diğer davalı Banka adına sermaye piyasası araçları muhafaza işlem sözleşmesi imzaladığını, Ağustos ayı sonunda müvekkiline ait hesap değerinin toplam 269.791,00 TL olduğunu, 2008 Nisan ve Ağustos ayı arasında seans uzmanı ... İncedal eliyle kendi bilgisi dahilinde hisse alım-satım işlemleri yapıldığını, ağustos ayı bitiminde ...

Gürleyen'in seans uzmanı sıfatıyla istihdam edilmesi nedeniyle kendi bilgisi dahilinde olmaksızın 2008 Eylül ayından itibaren hisse alım-satım işlemleri yapıldığını, müvekkilinin talimatı haricinde bazı hisse senetlerinin aynı gün içerisinde 40'ın üzerinde alım-satımının yapıldığını, müvekkilinin kendisine tebliğ edilen ekstrelerden kendi talimatı dışında alım-satım işlemi yapıldığını öğrenmesi üzerine davalı nezdinde yapmış olduğu girişimlerin neticesiz kaldığını, 2009 Şubat ayında müvekkilinin hesabında 40.000,00 TL kaldığını,

ayrıca Bankanın müvekkilinin kredili hesabı mevcut olmamasına rağmen müvekkilinden kredili hesap faiz tahsilatı adı altında pek çok kesintiler yaptığını, yapılan işlemlerin taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye ve yasal düzenlemelere aykırı olarak gerçekleştirildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 240.000,00 TL'nin 01.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; Mahkemenin 2009/131 E. sayılı dosyasıyla davacının rızası ve bilgisi olmaksızın oluşturulan sahte müşteri emirleri ile işlemler gerçekleştirilmesi sebebiyle dava açıldığını, dava neticesinde verilen kararın temyiz edilmesi neticesinde yargılamaya 2015/311 E. sayılı dosya ile devam edildiğini, yargılama sırasında alınan 23.10.2017 tarihli ek bilirkişi raporunda 250.207,15 TL zararın bulunduğunun tespit edildiğini, oysaki dava dilekçesinde 240,000,00 TL zarar talebinde bulunulduğunu, bilirkişi raporunda hesaplanan farkın tahsili için işbu davayı açtıklarını iddia ederek 10.207,15 TL'nin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunmuş, davacının hesabından yapılan tüm işlemlerin sözleşmeye, yönetmeliklere ve hukuki düzenlemelere uygun olarak gerçekleştirildiğini, gerçekleşen işlemlerin davacının talimatıyla yapıldığını, alım-satım emirlerinin bizzat davacı tarafından verildiğini, ayrıca davacının kendisine gönderilen ekstreler aracılığıyla hesaplarından sürekli haberdar olduğunu, bu sebeple yapılan işlemlere ... ve icazet verdiğini, ekstrelerin davacıya düzenli olarak tebliğ edildiğini, kredili hesap faiz tahsilatı yapıldığına ilişkin hususun ise gerçekle alakasının bulunmadığını,

davacıyla firma arasında düzenlenen çerçeve sözleşme hükümlerince davacıya ait hesaba kredi tanımlaması yapıldığını, davacının alım emri vermesi üzerine hesapta yeterli bakiye olmadığı takdirde bakiye kısmın kredi olarak kendisine sağlandığını, bunun için de faiz kesintisi yapıldığını, yapılan bu işlemden de davacının haberdar olduğunu, ayrıca davacının ... zaman boyunca yapılan işlemlere itiraz etmemesinin kendisinin kötü niyetini ispatlar mahiyette olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 04.06.2018 tarih, 22015/311 E. ve 2018/282 K. sayılı kararı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının davalı aracı Kurumla yapmış olduğu sermaye piyasası araçları muhafaza sözleşmesi kapsamında, davalının ifa yardımcısı olan dava dışı üçüncü kişi tarafından gerçekleştirilen, sermaye piyasası düzenlemelerine aykırı olarak yapılan alım satım işlemleri neticesinde, bu işlemler hiç yapılmasaydı hesabında var olacak miktar ile mevcut miktar arasındaki farktan oluşan zararını talep etmekte haklı olduğu,

davalı tarafın, davacının yapılan işlemlerden haberdar olduğu yönündeki iddiasını uygun yasal delillerle ispat edemediği, bu sebeple meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, her ne kadar davacının alacak miktarının ilk verilen kararda yer ... rakamdan fazla olduğu hesaplanmış ise de, davacı tarafça daha önce verilen kararın temyiz edilmemesi nedeniyle davalı lehine usuli müktesep hak doğduğundan asıl davanın yine 229.791,00 TL yönünden kısmen kabulü gerektiği,

birleşen dava yönünden ise davanın kabulü ile 10.207,15 TL'nin asıl davanın açıldığı tarih olan 15.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davalılar vekilince temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 27.02.2020 tarih, 2018/4942 E. ve 2020/2155 K. sayılı kararı ile "...Asıl ve birleşen dava, hisse senedi alım satımından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise, kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, Dairemiz bozma ilamından önce mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar bilirkişi raporuna esaslı itirazların bulunduğu ve dava konusu dönem içinde davacıya gönderilen 15 adet ekstrenin davacıya tebliğ edilmiş olması halinde bu işlemin ve ayrıca davacı tarafından bizzat yapılan ordinolardaki hisse senetlerinin alımının icazet sayılıp sayılmayacağı noktasından bozulmuş, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen icazet konusunda bozmadan önceki aynı gerekçelerle, ayrıca bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın karar verilmiştir.

Bunun yanı sıra, davacının ilk açtığı kısmi davada 240.000,00 TL talep etmesine ve alacağının bu miktar olmayıp 229.791,00 TL olduğunun mahkemece belirlenmesine ve kararın davacı tarafından temyiz edilmemesi üzerine davacının işbu davaya konu işlemler nedeniyle isteyebileceği azami miktarın 229.791,00 TL olduğunun zira bu konuda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğunun kabulü gerekmesine rağmen davacının alınan bilirkişi raporu ile zararın 250.207,15 TL çıkması üzerine açtığı birleşen davanın kabulüne karar verilmesi dahi doğru olmamıştır.

Bu durumda mahkemece, Dairemiz bozma ilamında açıklanan hususlarda inceleme yapılıp usuli kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek, her ne kadar yapılan ceza yargılaması sırasında ceza mahkemesince davacının 229.791,00 TL zararının bulunduğu yönünde bir belirleme yapılmış ise de, ceza mahkemesinin zarar miktarı konusundaki belirlemesinin hukuk hakimini bağlamayacağı da nazara alınıp ayrıca, davalı vekilinin bilirkişi raporlarına yönelik ciddi itirazları da değerlendirilmek sureti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış,

bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl ve birleşen davada verilen kararın davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden, davacının davalı aracı Kurumla yapmış olduğu sermaye piyasası araçları muhafaza sözleşmesi kapsamında, davalının ifa yardımcısı mahiyetindeki dava dışı üçüncü kişi tarafından gerçekleştirilen, sermaye piyasası düzenlemelerine aykırı olarak yapılan alım satım işlemleri neticesinde, bu işlemler hiç yapılmasaydı hesabında var olacak miktar ile mevcut miktar arasındaki farktan oluşan zararını talep etmekte haklı olduğu, davalı tarafın, davacının yapılan işlemlerden haberdar olduğu yönündeki iddiasını uygun yasal delillerle ispat edemediği,

bu sebeple meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, Mahkemece aldırılan 31.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda 239.584,32 TL zararın tespit edildiği, birleşen dava yönünden, birleşen davada ileri sürülen talebin, Mahkemece aldırılan 31.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda asıl dava yönünden kabul edilen miktardan fazlaya ilişkin bir talep olduğunun anlaşıldığı ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 239.584,32 TL zarar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza Mahkemesi kararının dikkate alınmadığını, Mahkemece alınan ... raporda davacının zararının 250.207,15 TL olarak tespit edildiğini, davalı şirket personeli tarafından ceza Mahkemesi dosyasında yapılan tespite göre sahte imza ile düzenlendiği ... olan müşteri ... formlarının hukuki geçerliliğinden söz edilemeyeceğini, sorumsuzluk kayıtlarının geçerli olmadığını, asıl ve birleşen davada tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle. Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden bilirkişi raporu aldırıldığını, 05.04.2022 tarihinde taraflarına tebliğ edilen bilirkişi raporunun Yargıtay bozma ilamında işaret edilen hususların hiçbirisini karşılamamasına rağmen Mahkemece hükme esas alınarak asıl davanın kısmen kabulü 239.584,32 TL'nin davacıya ödenmesine,

birleşen davanın ise reddine karar verildiğini, usuli müktesep hak ilkesi ihlal edilerek davacı yararına asıl davada 239.584,32 TL'ye hükmedildiğini, Mahkemece bozma ilamında işaret edilen noktalara uygun rapor alınmadığını, Mahkemenin bozulan kararın gerekçesini dahi değiştirme gereği duymadığını, bozma ilamında, davacının ... ürünü olan 5 adet ordinoda satılan hisse senetlerinin sahte imza ile alımı yapılan hisse senetlerinden ise davacının bu usulsüz işlemlere icazet verdiğinin kabulünün gerektiği ve ayrıca ekstre tebliğ edilmiş olmasının icazet olarak değerlendirilebileceğinin vurgulandığını,

dava konusu işlemlere davacının icazet verdiği hususunun araştırılmadığını, davacı tarafından her ay kendisine düzenli olarak gönderilen hesap ekstrelerine itiraz edilmediğini, 15 adet ekstrenin bu yönde olduğunu, davacının 05.11.2008 tarihinde hesabına para yatırarak işlemlerden haberdar olduğunu, ilgili tutar ile hisse senedi alındığını, bu şekilde işlemlere icazet verildiğini, Yargıtay'ın kararlarının bu yönde olduğunu, Mahkemenin dava konusu uyuşmazlıkta, Seri:v No:46 sayılı Aracılık Aaaliyetleri ve Aracı Kuruluşlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin 49 uncu maddesine dayanmasının dosya kapsamına uygun olmadığını,

bu maddenin elektronik ortamda iletilen emirlere ilişkin olduğunu, zarar hesabının hatalı olduğunu, dava konusu dönem aşılarak zarar hesabı yapıldığını, müvekkillerinin zararda kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte toplam zarar tutarlarından, davacının 05.11.2008 tarihinde hesaplarına para yatırarak ayrıca vakıf olduğu işlemler nedeniyle oluşan zarar tutarının mahsubu gerektiğini, davacının yargılama sırasında ilgili hisse senedini satarak gerçekleştirmiş olduğu zararlaştırıcı işlemleri kabul etmediklerini, davacının herhangi bir zararı olmadığını, davacının ilgili hisse senetlerini dava tarihinden sonra sattığını,

ilgili hisse senedinin satışı nedeniyle elde ettiği karın, toplam zarardan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, hisse senedi alım satımından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 100 üncü maddesi.

3. Değerlendirme 1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Miktar veya değeri 2.190 (İki bin yüz doksan) Türk Lirasını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir." 01.01.2022 tarihinden itibaren temyiz kesinlik sınırı 5.810,00 TL’ye yükseltilmiştir.

Dosya içeriğine göre asıl davada reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 415,68 TL olup Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 5.810,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin birleşen davaya yönelik bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

4.Asıl davada 240.000,00 TL talep edilmesine, alacağın bu miktar olmayıp 229.791,00 TL olduğunun Mahkemece belirlenmesine ve kararın davacı tarafından temyiz edilmemesi sebebiyle davaya konu işlemlerden dolayı istenebilecek azami miktarın 229.791,00 TL olabileceği, bu hususta davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeksizin yazılı şekilde 239.584,32 TL'nin hüküm altına alınması isabetsiz olup bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 ... maddesinin yedinci fıkrası gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A. Davacı temyizi yönünden

1.Davacılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2.Davacılar vekilinin birleşen davaya yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davada usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,

B. Davalı temyizi yönünden

1.Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının, "Mahkememizin asıl dosyası olan 2022/8 Esas sayılı dosya yönünden" bölümü altında yer ... üç bendinin ve ayrıca "Asıl Dava Yönünden Yargılama Giderleri" bölümü altında yer ... "(Kabul oranı %99,83- Ret oranı %0,17)" dahil yedi bendinin hükümden çıkarılarak yerine,

"...Mahkememizin asıl dosyası olan 2022/8 Esas sayılı dosya yönünden;

1)Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile,

2)229.791,00 TL zarar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,

3) Fazlaya ilişkin talep edilen 10.209,00 TL yönünden davanın reddine,

...

Asıl Dava Yönünden Yargılama Giderleri; (Kabul oranı %95,75 - Ret oranı %4,25)

1)Alınması gerekli 15.697,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.240,00 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 12.457,00 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,

2)Davacı tarafından yatırılan 3.240,00 TL peşin harç ve 15,60 TL başvurma harcı toplamı 3.255,60 TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

3)Davacı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 24.784,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

4)Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 1.531,35 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,

5)Davacı tarafından yapılan posta masrafı, bilirkişi ücreti, vekâlet harcı yargılama giderleri toplamı 17.417,70 TL ve gerekçeli kararın taraflara tebliğ ücreti 13,00 TL olmak üzere toplam 17.430,70 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 16.689,90 TL'sinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,

6)Davalı tarafından yapılan yapılan posta masrafı, bilirkişi ücreti, vekâlet harcı yargılama giderleri toplamı 2.745,70 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 116,70 TL'sinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, bakiye kalan kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına,

7)Dosyada mevcut bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,..." ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Davalıların yatırdığı peşin harcın istek hâlinde temyiz eden davalılara iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6214, K. 2024/613, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asıl Ve Birleşen Davada
  4. Davalılar
  5. Dava Tarihi
  6. Birleşen Dava
  7. I. Dava
  8. II. Cevap
  9. III. Mahkeme Kararları, Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Mahkemece Verilen Karar
  11. B. Bozma Kararı
  12. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  13. IV. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. V. Karar
  18. A. Davacı temyizi yönünden
  19. B. Davalı temyizi yönünden
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6214
Karar No
2024/613
Tarih
25 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/6215 K.2024/14517
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/6220 K.2024/83
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/6223 K.2024/823
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6224 K.2024/325
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/6229 K.2024/247
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/6230 K.2024/815

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.