İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6698 K.2024/3533

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/6698Karar2024/3533Tarih2 Mayıs 2024Okuma6 dk · 1.241 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/6698 E., 2024/3533 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mayıs 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/777 Esas, 2022/1087 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (FSHH Mahkemesi sıfatıyla)
Sayısı
2017/580 E., 2018/1100 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.241 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." markasının 12.05.2011 tarihinde yaptığı başvuru sonucunda 43. sınıf kapsamında bulunan hizmetler için 07.09.2011 tarihinde 2011/40280 numarası ile adına tescil edildiğini, davalıların da müvekkili ile aynı sektörde hizmet verdiğini ve aynı ismi 2017 yılı Şubat ayından bu yana izinsiz olarak kullandıklarını, müvekkilinin keşide ettiği ihtarnameye rağmen davalılar tarafından kullanımın halen devam ettiğini, bu durumun müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini ileri sürerek davalıların "..." ismini kullanmak suretiyle,

müvekkili adına tescilli marka hakkına tecavüz ettiklerinin ve bu kullanımın haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak fillerin durdurulmasına ve önlenmesine, lisans bedeli olarak şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının eşinin davalıların teyzesi olduğunu, davacının işyerini devretmeyi istediğini söylemesi üzerine, davalıların da davacı ile anlaşarak 50.000,00 TL işyerinin devri ve 5.000,00 TL isim hakkı bedeli olmak üzere, toplam 55.000,00 TL ödeyerek davacıya ait işyerinin davalılara devrinin sağlandığını, davalılar tarafından ismin haksız olarak kullanılmadığını, davacının müvekkillerine işyerinin devrinden uzun süre geçtikten sonra aldığı isim parasının az olduğunu ve para istediğini bildirdiğini, müvekkillerinin de anlaşma gereği parayı verdiklerini ve başka para vermeyeceklerini söylediklerini,

anlaşmazlık üzerine müvekkillerinin "Esalpu" markasının tescili için 12.06.2017 tarihinde başvuru yaptıklarını ve 01.12.2017 tarihinde tescil edildiğini, müvekkilerinin halen bu isimle faaliyetlerine devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu "..." ibaresinin hem işletme adı hem de tescilli bir marka olduğu, "..." isimli işletmenin taraflar arasında yapılan anlaşmayla davalılara devredildiği, taraflar arasında işyerinin devrine ilişkin anlaşmada, işletme adının veya markanın, anlaşmanın kapsamı dışında olduğuna ilişkin herhangi bir kanıtın bulunmadığından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, işletme adı veya markanın da işletmenin devriyle birlikte davalılara devredilmiş olduğu,

işyerinin devriyle birlikte devredilmiş sayılan işletme adı ve markanın, işletmenin yeni sahiplerince kullanılmasının yasal olduğu, davalıların iyi niyetli olarak hareket etmeleri nedeniyle marka hakkına tecavüz veya haksız rekabet durumunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada ticari işletme devrine dair herhangi bir delil bulunmadığı halde, hatalı olarak temelini bu olgudan alan, buna bağlı olarak yanlış kanun hükümlerinin uygulanmaya çalışıldığını, bilimsel ve kronolojik verilerden uzak, marka hukukunun temel ilkelerini ve usule ilişkin kuralları hiçe sayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, tüm tarafların esnaf olmasına rağmen, 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinde düzenlenen ticari işletmenin devri olgusuna dayanıldığını,

Mahkemenin “...” isimli işyerinin davalılara 09.01.2017 tarihinde devredildiği sonucuna ulaşılmasının dayanağı olarak gösterilen belgenin, davalılardan ...’in başvurusu üzerine Esnaf Odası tarafından verilen tasdikname olduğunu, bu belgenin devir sözleşmesi veya benzeri bir belge olmadığını, belgenin üzerinde müvekkilinin isim veya imzasının dahi bulunmadığını, salt bu belge ile ticari işletme devrinin yapıldığı sonucuna ulaşılamayacağını, bu belgenin ticari işletme devrine değil, yeni bir kayıtla faaliyete başlamaya delil teşkil edeceğini, bilirkişilerin bununla da kalmayarak,

hukukumuzda ispat yönünden karşılığı dahi bulunmayan “hava parası”, “şerefiye” gibi kavramlarla, marka devir bedelini kıyasladığını ve marka devir bedelinin ödenmiş olduğu sonucuna ulaşmaya çalıştığını, müvekkilinin işyerini, vergi kaydını ve buna bağlı tüm resmi kayıtlarını kapattığını, bu kayıtların davalılarca kendi işletme bilgileri ile yeniden açıldığını, iş yerinin ruhsatının ve Esnaf Odası Tasdiknamesinin, yeniden başvurularak davalılar adına çıkarıldığını, müvekkilinin tescilli markasının rızasız tüm kullanımlarının markaya tecavüz sayılmasının gerektiğini, Mahkemece tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti,

önlenmesi ve tazminat taleplerini dört ayrı dava olarak değerlendirilerek, müvekkili aleyhine ret sebebi ile 12.580,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, reddedilen 500,00 TL tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13 üncü maddesi gereği müvekkili aleyhine 500,00 TL’nin üzerinde vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin de nazara alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; gerek dava konusu işletmenin ve işletme adının, gerekse de dava konusu markanın, ... tarafından davalılara devredildiği, dolayısıyla davalıların anılan markayı kullanımlarının haksız olmadığı sonucuna varıldığı, bu sonuca dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin yanında, davacı vekilinin istinaf itirazları sonucu duruşma açılarak, İlk Derece Mahkemesince getirtilmeyen Tepebaşı Belediyesi tarafından verilen 25.04.2022 tarihli cevabının ekindeki ... imzalı devir dilekçesinin incelenip değerlendirilmesi ile varıldığından, davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı mütevaffa tarafından ruhsatın devredildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince gelen yazı cevabının işletmenin ve işletme adının devredildiği şeklinde yorumlanmasının son derece hatalı olduğunu, ticari işletme devri hükümlerinin somut olayda uygulama olanağının bulunmadığını, 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu uyarınca marka devir sözleşmelerinin geçerliliğinin şekil şartına tabi olduğunu, somut olayda böyle bir sözleşme bulunmaması nedeniyle başkaca bir delile gerek olmaksızın marka devri yapıldığı sonucuna varılmasının mümkün olmadığını,

Bölge Adliye Mahkemesince ispat yükünün tersine çevrilerek yorumlanmasının hukuka aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince maddi olmayan talepler ve maddi talepler olmak üzere iki ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, istinaf incelemesinde birden fazla duruşma açıldığından bahisle davalılar lehine 11.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedildiğini ancak istinaf incelemesinde taraflarınca duruşma talebinde bulunulmadığını ileri sürmüş, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen dikkat edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı adına tescilli 2011/40280 sayılı "..." ibareli markaya tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olup olmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

Mahkemece "..." ibaresinin hem tescilli bir marka hem de işletme adı olduğu, işletmenin taraflar arasında yapılan anlaşma ile davalılara devredildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği markanın da işletme ile birlikte davalılara devrolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de aynı görüş benimsenmiştir.

6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi tacirin ticari işletmesi ile ilgili bir düzenlemedir. Aynı Kanun'un 15 inci maddesi atfıyla 53 üncü maddesi ise işletme adı ile ilgili olup davada dayanılan marka hakkı sadece 11 inci madde kapsamındaki ticari işletme devirlerinde söz konusu olur.

Bu kapsamda öncelikle davalının 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında tacir sıfatı kazanıp kazanmadığı hususunun Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında araştırılarak tacir statüsünde olup olmadığı belirlenmeli buna göre de işletmenin devri ile birlikte marka devrinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususu değerlendirilmelidir.

Mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince bu tespit yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6698, K. 2024/3533, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6698
Karar No
2024/3533
Tarih
2 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/6698 K.2024/17501
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6700 K.2024/2644
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6701 K.2024/2915
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6703 K.2024/2720
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/6704 K.2024/3714
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6704 K.2024/2842

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.