KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/6876 E., 2024/3426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1575 Esas, 2022/1652 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2020/219 E., 2021/254 K.
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin plastik mobilya olarak bilinen ürünlerin üretimini ve satışını gerçekleştirdiğini, davalının da müvekkili gibi plastik sektöründe olup plastik mobilya üretimi yaptığını, davalının bazı plastik ürünler için 2018 07300 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesi aldığını, fakat endüstriyel tasarım tescil belgesi aldığı ürünlerin başvuru tarihinden çok önce dünyada ve Türkiye'de kullanıldığını, davalı tasarımının yeni ve ayırt edici olmaması, harcıâlem olması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2018 07300 tescil numaralı sandalye tasarımlarını Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescil ettirdiğini, ancak bu tasarımın tescil tarihinden çok önce kamuya sunulduğunu ve dava tarihi itibariyle de kullanıldığını, müvekkili her ne kadar tasarımı 2018 yılında tescil ettirmiş ise de tasarımın uzun yıllardır kullanılmakta olup 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında tescilsiz tasarım olarak korunduğunu, müvekkilinin tasarımlarının harcıalem olmayıp dava dilekçesinde sunulan tasarımlara benzemediğini,
müvekkili tasarımının kalıbının Çin'de üretildiğini, tescil tarihinden önce müvekkilinin yıllardır bu tasarımla sandalye ürettiğini, davanın hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla davalı adına tescilli sandalye tasarımları ile davacının hükümsüzlüğü mesnet gösterdiği sandalye tasarımları arasında yapılan değerlendirmede ürünlerin birbirinden farklı olduğu ve davalı tasarımları ile davacının facebook görsellerindeki ürünlerin birbirinden farklı olduğu davalı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğu, davalı tasarımlarının hükümsüzlüğü koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Mahkemece, taraflarınca sunulan delillerin birçoğu incelenmeden hatta sadece facebook görselleri incelenerek düzenlenen raporun sadece bir kısmına itibar edilerek karar verildiğini, hükme esas alınan raporda tasarımların harcı alem olduğunun da belirtildiğini, dava dilekçesi ile beraber sunulan ve bağımsız araştırma kuruluşu tarafından düzenlenen tasarım araştırma raporu gözetilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyada mevcut deliller kapsamında tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliği bulunmadığının sabit olduğunu,
dava konusu tasarımın sandalye olduğu göz önünde bulundurulduğunda gerek sırt deseni gerekse de sandalye ayaklarının çok büyük benzerlik gösterdiğini, Mahkemenin tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermesi gerekirken davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6769 sayılı Kanun hükümlerinin tasarımcıya 1 yıllık hoşgörü süresi tanıdığını, dava konusu tasarımın 04.12.2018 tarihinde tescil edildiğini, dosya kapsamında davalının sunmuş olduğu delillerin tasarımın 2015 yılında da kullanıldığını gösterdiğini, bu durum göz önünde bulundurularak tasarımın harcı alem olduğu kabul edilerek,
tasarımın yeni ve ayırt edici niteliği sağlamadığından tescilinin hükümsüz sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, tasarım hukuku açısından bilgilenmiş kullanıcı profilinin somut olayda tüketici olarak nitelendirilebileceğini, bilgilenmiş kişi olarak kabul edilen tüketicinin dahi dosya kapsamında sunulan delillerden mevcut sandalyeler ile tasarımı tescil edilen sandalyenin çok büyük benzerlikler içerdiğini farkederek, yeni ve ayırt edici niteliği bulunmadığını anlayabileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tasarımlarının yeni ve ayırt edici özellikte olduğu, davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine yönelik verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 186, 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6876, K. 2024/3426, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama