KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/6923 E., 2023/5583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Hüküm
- Davanın kabulü
- Karar düzeltme isteyen
- Taraf vekilleri
Karar Metni
749 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Taraf vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı şirketin imzaladığı 04.07.2003 tarihli taahhütname ile “KUMTEL” ve “LUXELL” ürünlerinin satışının, pazarlamasının, ihracatının yapılması ve diğer tüm ticari ilişkilerin yürütülmesi hakkının müvekkiline ait olduğunu kabul ettiğini, bu ürünlerin yurt dışındaki merkezlerine pazarlanmayacağını veya satılmayacağını, ihraç edilmeyeceğini veya herhangi bir ticari ilişkiye girilmeyeceğini taahhüt ettiğini, bu taahhüdün ihlali halinde ise davalının yaptığı ticaretin %50’sinin cezai şart olarak davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını,
davalının tahhüdünü ihlal edip taahhütname konusu ürünleri İtalyan Girmi firmasına ihraç ettiğini, böylece taahhütname kapsamında 92.500,00 USD’yi ödemesi gerektiğini, müvekkilinin bu tutarın ödenmesi yönündeki ihtara verilen cevapta taahhütname altındaki imzanın şirketi bağlayan bir yetkiliye ait olmadığı yönünde itiraz edildiğini, yetkisizlik bahanesinin kötüniyet dışında açıklanamayacağını ileri sürerek şimdilik 5.100,00 TL’nin 20.09.2004 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş,
29.09.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile 464.070,65 TL’nin dava değerine eklenerek ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dayanak belgedeki kaşe üzerindeki imzanın temsil ve ilzama yetkili kişi tarafından atılmadığını, müvekkilinin taahhütnamede sözü edilen SDC Elcotek ve İtalya’da mukim GİRMİ isimli şirketlerle hiçbir ticari ilişkiye girmediğini, bu şirketlere mal satmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak, 04.07.2003 tarihli taahhütnamenin geçerli olduğunun kesinleştiği, bu taahhütname ile davacı şirkete, davalının tüm ürünlerini Fransa ve İtalya’da ikamet eden firmalara satışı, pazarlanması, ihracatını yapması ve diğer tüm ticarî ilişkileri yürütmesi hakkı verilip taahhüt edildiği, davacının satış edimi üstlendiği, bölge ve ürün sınırlamasının getirildiği, yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde sözleşmenin feshedilebileceği düzenlenmişse de davalının feshine dair bir belge sunulmadığı,
taahhütname hükümlerinden sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğunun kabulünün gerektiği, 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, dava ve ıslah tarihleri itibariyle bu sürenin dolmadığı, gümrük çıkış beyannamelerinin incelenmesi neticesinde davacının zararı hesaplanmış olup her halükarda en azından 469.170,68 TL talebinde haklılık bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.100,00 TL tazminat alacağına 27.09.2004 temerrüt tarihinden itibaren ve 464.070,65 TL'ye ise ıslah tarihi olan 29.09.2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 11.05.2022 tarih, 2020/6618 E. ve 2022/3747 K. sayılı kararıyla, somut vakadaki taahhütnamenin tek satıcılık sözleşmesi olarak nitelendirilemeyecekse de atipik bir sözleşme niteliği taşıdığı, bu haliyle on yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olduğu, mahkemece zamanaşımı süresinin on yıl olarak kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalının yalnızca SDC Elcotek ve GİRMİ firmalarına yapılan satışlar nedeniyle taahhütname kapsamında davacıya karşı sorumlu olduğu, sadece bu firmalara yapılan satışların değerlendirmeye alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davalı vekili; zaman aşımı itirazında bulunarak 10 yıllık genel zaman aşımının uygulanamayacağını, taraflar arasındaki ilişkinin komisyon sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerektiğini, yapılan satışların tümü üzerinden hesap yapılamayacağını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bu sebeplerle bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili; bilirkişi raporlarına göre alacaklı olduğunun tespit edildiğini, hesaplamalarda hata varsa kararın düzeltilerek onanması gerektiğini belirterek kararın düzeltilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki atipik nitelik gösteren taahhütnamede yer alan yükümlülüklere aykırı davranışları nedeniyle davalıdan cezai şart istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 394,35 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6923, K. 2023/5583, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama