İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6950 K.2024/3106

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Esas2022/6950Karar2024/3106Tarih22 Nisan 2024Okuma7 dk · 1.497 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/6950 E., 2024/3106 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Nisan 2024
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/529 E., 2022/797 K.
Hüküm
Kararın kaldırılması
İlk derece mahkemesi
Dörtyol 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla9
Sayısı
2017/207 E., 2019/578 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.497 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 20.01.2017 tarihli 0019245 seri numaralı sevk irsaliyesi ile 1.850 kg CİNE cinsi fasulye tohumu aldığını ancak teslim edilen tohumların kılçıklı ve telminli olan ve ticari değeri olmayan başka bir fasulye türü çıktığını, bu durumun İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporla da tespit edildiğin, belirterek müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespiti ile davalıdan tahsili yönünde karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki ilk itirazında bulunduğunu, davalı ile davacı arasında mal alım satım ilişkisinin bulunmadığını, davalı şirketin sadece hizmet satışı tohum eleme, temizleme, ilaçlama, boyama gibi hizmetler sunduğunu, davacının zararının tohumun geno tipinden kaynaklanmakta olması durumunda davalının sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 20.01.2017 tarihli 0019245 seri numaralı sevk irsaliyesi ile 1.850 kg CİNE cinsi fasulye tohumu aldığını ancak teslim edilen tohumların kılçıklı ve telminli olan ve ticari değeri olmayan başka bir fasulye türü çıktığını, bu durumu fark etmesi üzerine İklim Bahçe Şirketi aleyhine Dörtyol 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/207 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açtığını, İklim Bahçenin davayı kabul etmediğini, bu tohumların satım yetkisinin kendisinde olmadığını beyan ettiğini, açılan davada işbu davanın davalısı ...'un tanık olarak dinlendiğini,

beyanında tohumları kendisinin sattığını beyan ettiğini, bu durumda zarardan davalı ...'ın sorumlu olduğunu, adil yargılanma açısından işbu dosyanın açılan maddi tazminat davası ile birleştirilmesi gerektiğini belirterek zararın tespit edilerek şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsili yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinin ekinde yer alan 21.01.2017 Hatay Akdeniz Taşımacılık Şirketi'nin ambar tesellüm fişi aracılığı ile davalı iklim bahçe tarafından 2 paket olarak 275,00 TL tutarlı fiş düzenlendiği, isim, imza, miktar ve cins bilgisinin yer almadığı, davalı şirket kayıtları üzerinde ticari defterlerin incelenmesi için dosyanın bilirkişiye gönderildiği, usulüne uygun alınan raporlarda davalı şirketin 01.05.2017 tarihli 9251 numaralı fatura ile tohum işleme bedeli olarak 8.000,00 TL değerindeki faturanın davacı tarafından vadesinde ödendiğinin anlaşıldığı,

asıl davada tanık olarak dinlenen ...'un beyanı üzerine dava konusu alacak nedeniyle davacı tarafından ...'a karşı da dava yöneltildiği, Dörtyol 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/624 Esas, 2019/103 Karar sayılı dosyası ile işbu dosyanın birleştirildiği, davacının iddia ettiği mal alışverişinin kaynağı olan tohumun miktarı, cinsi, kimden alındığı hususlarının davacı tarafından sunulan delillerle ispatlanamadığından, Tohumculuk Kanunu madde 11 ve devamının uygulama alanının dosyada mevcut olmadığı gerekçesi ile davacı şirket yönünden reddine karar verildiği, birleşen davanın davalısı ... yönünden ise;

talimat mahkemesinde tanık olarak alınan beyanları değerlendirildiğinde dava konusu tohumların Niğde'den alınıp, işlenmek üzere davalı şirkete verildiğini, davacı ile mal alışverişi bulunduğu yönünde ikrarının bulunmadığı, davacının tohumların bedelinin PTT banka hesabına yatırdığını, kendisinin de yatırdığı paraların tohumları aldığı Niğde'de ki çiftçilere verdiğini beyan ettiğinin anlaşıldığı, davalı ... ile davacı arasında sadece bu beyanlardan dava konusu alışverişinin ispatlanmasının mümkün olmadığı,

davacının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği de dikkate alınarak işbu davalı yönünden herhangi bir yazılı delil bulunmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı şirket yönünden ispatlanamadığından, davalı ... yönünden ise husumet yokluğu gerekçeleriyle ayrı ayrı reddine karar verildiğini, aşamalarda sunduğumuz deliller davalı şirketin ve diğer davalının iddialarının aksine uzun yıllardır tohumculuk işi ile uğraştıklarının sabit olması, davalı ...'ın tanık sıfatıyla alınan beyanlarında açıkça sorumluluğunu kabul etmesi, bu beyanlarının tohumculuk kanununu 11 inci madde kapsamında kendisine açıkça sorumluluk getirdiği halde mahkemenin bu hususu gözden ırak tutması,

diğer davalı yönünden ise müvekkiline gönderilen tohumların ambalajının davalı şirkete ait olması nedeniyle davalı şirketin sırf bu nedenle sorumlu tutulması gerektiği, yine davalı vekilinin tanık Abdullah'ın beyanlarına itirazımız yoktur şeklindeki beyanları olması, bu davalının tohumun müvekkiline ulaştırılmasında payı olduğunun kendi beyanları ile kabul gördüğü,

davalı şirketin söz konusu tohumların sadece işlenmesinde rol aldığı iddiasının ise tohumların kendi ambalajı ile ambalajlı olması ile uyuşmadığı. sadece bu işi yapan birinin tohumları kendi ambalajı ile ambalajlamasının hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği gözetilerek her iki davalının Tohumculuk Kanunu 11 inci madde kapsamında sorumlu olacağı gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından mahkeme hükmünün iptali ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı İklim Bahçe Şirketi arasında doğrudan bir satış sözleşmesi olmadığı, diğer davalı ...'un da dava konusu tohumları kendisinin satın alarak davacıya gönderdiğini beyan ettiği anlaşılmakla asıl davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşıldığı,

5553 sayılı Tohumculuk Kanunu'nun (5553 sayılı Kanun) 1 inci maddesinin 2 inci fıkrasında davanın zarara uğrayanın zarara uğradığının tespit edilmesinden itibaren altı ay içinde, her hâlde zararın meydana gelmesinden itibaren iki yıl içinde açılabileceğinin düzenlendiği, somut olayda davacının zararı Payas Kaymakamlığı İlçe Tarım Müdürlüğü'nün raporu üzerine 27.04.2017 tarihinde öğrendiği, birleşen davanın ise 6 aylık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 06.07.2018 tarihinde açıldığı,

davanın 6 aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığından ilk derece mahkemesince bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken anılan gerekçe ile karar verilmesi doğru olmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden; davalı ...'un BAŞAK BAHARAT TOHUM LTD. ŞTİ.'nin kurucu ortağı olduğunu, bu şirketin iştigal konularının her türlü tohum alım satımı üretimi yapmak olduğunu, ürettiği veya üreticilerden temin ettiği tohumları davalı şirkete gönderip pazarladığını, ikisi arasında işbirliği olduğunu, müvekkilinin 13.01.2017 tarihli senedi davalı şirkete vererek tohum bağlantısı yaptığını, şirketin ....'ye ödeme yapılmasını istemesi üzerine A.B. hesabına 5.000,00 TL gönderdiğini, davalı şirketin ise 20.01.027 tarihinde söz konusu tohumları kendi fabrika ambalajı ile kargo vasıtasıyla müvekkile gönderdiğini, müvekkilin üretici

olduğunu, tohum satışı yapan biri olmadığını, davalı şirketin tohum eleme, temizleme vs hizmetleri yaparak mal alım satımı yapmadığını ifade ettiğini, ancak müvekkile ambalajlı tohumları kimin getirdiğinin sorulabileceğini, müvekkil getirdi ise neden ambalajlanacağının, tohum temizleme işleminin bedelinin bu kadar yüksek olmayacağını, ürünler bizzat davalı şirketten alınmasa bile davalı şirketin kanundan doğan sorumluluğunun olduğunu, ürünlerin davalı şirketin ambalajı ile paketlendiğini, bunun bile ürünün davalıdan alındığına karine teşkil ettiğini,

yargılama sırasında tanık olarak dinlenen A.B.'nın tohumun kendisinden alındığını ve işlenmek üzere davalı şirkete gönderildiği şeklindeki beyanlarına davalı vekilince itirazımız yoktur şeklinde onay verildiğini, davalı şirket tarafından faturada bazı bilgilerin eksikliğinin müvekkiline yüklenemeyeceğini, müvekkilinin tacir olmadığını, mahkemece tacir olmanın getirdiği olumsuzlukların kendisine sorumluluk olarak yüklenmesinin hatalı olduğunu, birleşen dava yönünden;

davalı A.B. tarafından kendisinin bu olaydan sorumluluğunu 22.05.2018 tarihinde ikrar ettiğini, dolayısıyla sürenin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağını, zarara uğradığının tespitinin süre başlangıcı olarak belirtilmesine karşın zarar verenin kim olduğunun belirli olması halinde zarar tespiti ile sürenin başlamasının hakkaniyetli çözüm olacağının kesin olduğunu, zarar verenin kim olduğunun tespitinden itibaren 6 ay geçmesi halinde ise uzun süre olan 2 yıllık sürenin dikkate alınması gerektiğini, 5553 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğun olduğunu,

gönderilen tohumların ambalajlarının davalı şirkete ait olduğunu, bu durumunda tohumları satmadığını veya dağıtmadığını ispat yükünün davalı şirkette olduğunu, Yargıtay kararı uyarınca tohumun satılması veya dağıtılması olayında taraflar arasında sözleşme ilişkinin bulunmasına gerek olmadığını, anılan Kanun maddesi uyarınca sorumluluk getirdiğinden ispat edilmediği gerekçesi ile reddi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu'nun 1 inci maddesinin 2 nci fıkrası.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6950, K. 2024/3106, 22 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6950
Karar No
2024/3106
Tarih
22 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6951 K.2024/3169
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/6952 K.2024/1735
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6955 K.2024/3277
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6958 K.2024/3428
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6959 K.2024/3196
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/6961 K.2024/4640

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.