İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6981 K.2024/3521

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/6981Karar2024/3521Tarih2 Mayıs 2024Okuma8 dk · 1.539 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/6981 E., 2024/3521 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mayıs 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/203 Esas, 2022/1197 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2017/385 E., 2020/253 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.539 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile borçlu ... arasında 13.05.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, nakdi ve gayri nakdi kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesabın 30.01.2014 tarihinde kat edildiğini, hesap kat tarihi itibariyle 2.069.257,00 TL nakit, 14.962.179,00 TL gayri nakit alacak bulunduğunu, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, borçlu ve kefillerin haczi kabil malı bulunmadığını, borçlu ...'ın yakın akrabalarına malvarlığını muvazaalı olarak devrettiğini bu nedenle alacaklılar tarafından ile tasarrufun iptali davası açıldığını,

davalı şirketlerin ise ...'ın oğlu ... tarafından kurulduğunu, tüm bu şirketlerin aynı iş kolunda faaliyet gösterip aynı adresi kullandıklarını, bu şirketlerden ikisinde (Typhon Elektrik - ...

Elektrik) borçlu ...'ın da pay sahibi olduğunu, esasında davalı tüm şirketlerin perde gerisinden borçlu ... tarafından idare edildiğini, yine davalı ... adına kayıtlı 11 adet taşınmazın 30.01.2014 tarihli hesap kat ihtarından sonra satın alınmış olduğunu, ...'ın borca batık hale gelmesini takiben davalı şirketlerin ... adına muvazaalı bir şekilde kurulduğunu, ...'ın 32 yaşında olup elektrik üretimi sektöründe şirket kuracak sermaye ve birikime sahip olmadığını, bu bağlamda ... ile oğlu ... ve kurduğu şirketler arasındaki organik bağın tespiti gerektiğini,

organik bağın varlığı için farklı tüzel kişiler arasında belirli bir iktisadi bağımlılığın, kader birlikteliğinin veya birlikte hareket etme olgusunun veya başka bir özdeşliğin bulunması, borç takibinden kurtulmak için muvazaalı işlemler yapılması gibi durumlar gerektiğini, borçlunun konkordato başvurusu yaptığını, Mahkemece talebin kabul edildiğini, ancak sonrasında Yargıtay 23. Hukuk Dairesince hükmün dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve teminatın yatırılmamış olması nedeniyle bozulduğunu,

bozma kararından sonra teminat mektuplarından iki adedinin tazmin edildiğini savunarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müvekkili banka alacağının şimdilik 500.000,00 TL'sinin işleyecek %20,80 temerrüt faizi ve %5 gider vergisi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı sekiz şirketten hiçbiri kuruluşlarından bu yana hiçbir gelir getirici faaliyette bulunmadığı gibi bu şirketlerin tamamı, kuruluşlarından itibaren zarar ettiğini, davacı bankanın borçlusu ...'ın ticareti terk etmesi ve herhangi bir ticari işletme devrinin de söz konusu olmadığını, müvekkili ..., dava konusu taşınmazları, sahiplerinden bedellerini ödemek suretiyle satın aldığını, aralarında kan bağı olan kişilerin aynı adreste ticari faaliyette bulunmaları, davacı tarafın iddiasının aksine hayatın olağan akışına aykırı olmadığını, davalı ...

A.Ş ve ... Elektrik Üretim A.Ş. 16.12.2013 tarihinde aldıkları kararlarla unvan değişikliği yaparak, limited şirket statüsünden tek ortaklı anonim şirket statüsüne geçtiğini, dava edilen şirketlerdeki hisselerin tamamının davalı ...’a ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı bankanın dava dışı ...'tan olan alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin sonuçsuz kaldığı, borçlu tarafından Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/30 E. sayılı dosyası ile konkordato başvurusu yaptığı, borçlunun aciz halinde olduğu saptanmadığı, davalı şirketler ile asıl borçlu ... arasında bir ilişki olup olmadığı değerlendirildiği, ticaret sicil kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davalı ...'in ortaklık yapısının %95 ... %5 ... şeklinde olduğu, davalı diğer firmaların ise %100 payla tek ortağının davalı ... olduğu,

davalı şirketlerin perde gerisinden ... tarafından yönetildiği, şirketlerin alacaklıları zarara uğratmak amacıyla ... tarafından oğlu ...'a kurdurulduğu iddiasının ispata muhtaç bir vakıa olup somut bir delile dayanmadığı, kredi suretiyle temin edilen banka kaynaklarının davalı şirketlere aktarıldığı ve bu şirketler üzerinden kullanıldığı iddiası bakımından bilirkişi marifetiyle yapılan incelemede, kredi borçlusu ... ile davalı şirketler arasında her hangi bir nakit akışı saptanmadığı gibi davalı şirketlerin kuruluşlarından itibaren zarar ettikleri,

organik bağ içinde olduğu iddia edilen şirketlerin biri zarar ederken diğerinin anormal kar elde etmesi gibi bir durumun olmadığı, davalı ...'ın kredi borçlusu ... nezdinde iş akdi kapsamında çalışması ve sigorta primlerinin ... tarafından ödenmesi asıl borçluya ait sorumluluğun davalılara teşmil edilmesi için bir neden olarak kabul edilmediği, davalı ... yönünden ise; davacı vekili davalı ...'a ait olan 11 adet taşınmazın banka kredi borcunun muaccel hale gelmesinden kısa bir süre sonra alındığını ileri sürerek bu olguyu tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisine dayanağı olarak kabul edilmesinin istenildiği,

tüzel kişilik perdesinin kaldırılması; tüzel kişinin borçlarından dolayı, tüzel kişiyi oluşturan ortaklar ve şirket yöneticilerinin sorumlu tutulabilmesi veya ortağın şahsi borcundan dolayı doğrudan şirketin mal varlığı ile sorumlu tutulması yahut bağlı ortaklık üzerinden ana ortağın malvarlığına gidilebilmesi suretiyle gerçekleşmekte olup davalı ... yönünden bu hallerden her hangi birinin gerçekleştiği davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ...’ın ortağı olduğu diğer davalı şirketlerin, kredi borçlusu ...’ın ticaret sicili adresinde kurulduğu, tüm şirketleri kuran ve ...’ın sigorta primlerini ödeyen kişinin ... olduğu, kaldı ki davalı şirketler ile diğer davalı ...’ın kredi borçlusu olan ... ile elektrik sektöründe ve aynı adreste faaliyet gösterdiği, davalılardan ...’ın ortağı olduğu diğer davalı şirketlerin yetersiz sermaye ile kurulmuş olduğu dosya kapsamında sabit olduğu, bu şirketlerin kredi borçlusu ...’ın konkordato talebinde bulunduğu 2014 yılından hemen sonra ya da bu tarihten kısa bir süre önce kurulmuş olduğu,

şirket ortağı olan diğer davalı ...’ın şirketlerin kurulduğu tarihte 32 yaşında olduğu, elektrik üretimi gibi önemli ve bilgi sermayesi gerektiren bir sektörde şirket kurabilecek seviyede birikime sahip olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, enerji alanında faaliyet göstermek üzere kurulan şirketler, projeleri henüz faaliyete geçmese de maddi değerleri olan şirketler olduğunu, nitekim ... https://tr.linkedin.com/ internet adresinde ilgili şirketlere ait projeleri satışa çıkardığını, kredi borçlusu ...’ın oğlu ...’ın 2002 yılından 2018 yılına kadar toplam kazancı 855.751,00 TL olduğu,

16 yıllık kazancı 855.751,00 TL olan bir kişinin bu kadar çok şirket kurması ve bu şirketlerden ... Elektrik Üretim A.Ş.’nin 3.781.080 TL tutarında yatırım yapması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda ilgili yatırımların finansmanının, .... Enerji Ltd. Şti.’ne 3.861.470,00 TL ve IBT Enerji Sis. Ltd.

Şti.’ne 91.294,62 TL borçlanarak finanse edildiği ifade edildiği, perdenin aralanmasına konu Şirketlerinden hiçbir ticari geliri olmayan özel şirketlerde maaşlı çalışan ...’ın piyasadan 3.900.000,00 TL civarında borçlanmasının açıklanması gerektiğini, tapuda davalılardan ... adına kayıtlı taşınmazların tamamının müvekkili Bankaya kredi borcu bulunan ...’ın kredinin muacceliyet kazandığını bildiren ihtarnamenin gönderilmesinden sonra satın alındığı ve bu taşınmazların çoğunun üretim tesislerine ilişkin bakanlık onaylı projelerde kullanıldığı hususları dikkatten kaçırılarak,

davalı ...’ın taşınmaz bedellerini ödeme imkanının olup olmadığının değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, dava dışı kredi kullanan ... ile davalılardan ...'ın birlikte ortak oldukları tek şirket davalı ...

Şirketi olup, diğer davalı şirketlerde dava dışı ...'ın herhangi bir ortaklığı bulunmadığı, davacı, tüzel kişilik perdesinin aralanması için davalı şirketler arasında alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak işlemlerin yapıldığının ve bu nedenle asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediğinin somut verilerle ispatlanması gerektiği, davacı bu yönde dosyaya somut bilgi belge ve deli sunulamadığı gibi dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre de kredi borçlusu ... ile davalı şirket arasında herhangi bir nakit akışı bulunmadığı gibi davalı şirketlerinde kuruldukları günden itibaren zarar ettikleri,

organik bağ içinde olduğu iddia edilen şirketlerden birisinin zarar ederken diğerlerinin anormal bir şekilde kar elde etme olgusu bulunmadığı anlaşıldığı, davalı ..., dava dışı ...'ın yanında iş akdi kapsamında çalıştığı,

bu kapsamda ödenmiş olan sigorta primlerinden ötürü taraflar arasında organik bağ bulunduğu ve dava dışı ...'ın borçlarından davalı ...'ın da sorumlu olduğu yönündeki davacı yanın iddiası yerinde olmadığı gibi davalı ... tarafından satın alınan 11 adet taşınmazın banka kredi borcunun muaccel hale gelmesinden kısa bir süre sonra alındığı ileri sürülerek tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiği iddia edilmiş ise de tüzel kişilik perdesinin kaldırılması,

tüzel kişinin borçlarından dolayı tüzel kişiyi oluşturan ortaklar ve şirket yöneticilerinin sorumlu tutulabilmesi veya ortağın şahsi borçlarından dolayı doğrudan şirketin mal varlığı ile sorumlu tutulması veya bağlı ortaklık üzerinden ana ortağın mal varlığına gidilmesi suretiyle gerçekleşebileceğinden davalı bankanın iddialarının bu kapsamda kalmadığı gibi somut bilgi belgelerle de ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinini istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6981, K. 2024/3521, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6981
Karar No
2024/3521
Tarih
2 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6984 K.2024/3255
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6985 K.2024/3388
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6986 K.2024/3251
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6987 K.2024/3535
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/6988 K.2024/18132
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6989 K.2024/3062

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.