KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/7332 E., 2023/6291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
732 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadan 02.11.2011 tarihinde kredi sözleşmesi imzalayarak 393.000,00 TL kredi kullandığını, kredi çekilirken banka tarafından müvekkilinde dosya masrafı adı altında 8.253,00 TL ücret tahsil edilmiş olduğunu, davalının haksız olarak bu ücreti tahsil ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.253,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.10.2019 tarih, 2017/911 E., 2019/703 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilince temyiz etmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 21.04.2021 tarih, 2020/6052 E., 2021/3891 K. sayılı kararıyla ''...1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava, davacı tarafından kullanılan kredi nedeniyle davacıdan komisyon adı altında tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir.
Dava konusu yapılan kesintinin taraflar arasında imzalanan 02.11.2011 tarihli genel kredi sözleşmesinin eki niteliğindeki geri ödeme planında yer aldığı, Dairemizin bozma ilamından sonra dosyaya kazandırılan geri ödeme planının da taraflarca imzalandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK hükümleri uyarınca, taraflarca imzalanmış geri ödeme planında kabul edilen komisyon tutarının tarafları bağlayacağının kabulü gerekir.
Bu durumda davalı bankanın yalnızca geri ödeme planında belirtilen komisyon tutarını ve bu komisyon tutarı için alınması gerekli BSMV tutarını tahsil ettiğinin anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 02.11.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşme kapsamında davacının 393.000,00 TL'lik kredi çekildiği ve kredi kapsamında 7.860,00 TL komisyon tutarı ve bu komisyon tutarı için alınması gerekli 393,00 TL BMSV olmak üzere toplam 8.253,00 TL'lik kesintinin 03.11.2011 tarihinde davacıdan tahsil edildiği, söz konusu kesintinin taraflar arasındaki 02.11.2011 tarihli genel kredi sözleşmesinin eki niteliğindeki davacının imzasını havi geri ödeme planında yer aldığı,
6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu'nun 1 inci maddesinde Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümlerinin uygulanacağının öngörüldüğü,
bu kapsamda taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi bakımından imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı Borçlar Kanunu) hükümlerinin uygulanacağı ve taraflarca imzalanmış geri ödeme planında kabul edilen komisyon tutarının tarafları bağlayacağı, davalı bankanın yalnızca geri ödeme planında belirtilen komisyon tutarını ve bu komisyon tutarı için alınması gerekli BSMV tutarını tahsil ettiği dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyanın önceki bozma ilamından sonra alınan rapor ve ek raporda dosyadaki bilgi ve belgelere göre tahsil edilen tutarın bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olmadığını, davalı bankanın yaptığı kesintiyi söz konusu maliyetlere ilişin bir hesaba dayandırmadığının belirtildiğini, raporda emsal uygulamalara bakıldığında davalı banka tarafından tahsil edilen tutarın emsal azami tutardan bile yüksek olduğunun belirtildiğini, dosyada iki rapor arasında ciddi bir çelişki olduğunu, çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, dosyaya gelen belgeler ve bilirkişi raporları ile haklı olduklarının ispatlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı tarafından kullanılan kredi nedeniyle davacıdan komisyon adı altında tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/7332, K. 2023/6291, 30 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama