KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/7434 E., 2024/1398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/739 Esas, 2022/1926 Karar
- Dava tarihi
- —
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Tunceli 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/646 E., 2019/472 K.
Karar Metni
1.173 kelime·6 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili ve duruşmasız olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince davacı aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 104.427,19 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarı ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından, duruşmasız olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 20.02.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının amcası olduğunu, aralarında herhangi bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığını, verilen çekin hatır çeki olduğunu, çeki boş olarak amcasına verdiğini, amcasına böyle bir borcu olmadığını, kötü niyetle olmayan alacağın tahsil edilmeye çalışıldığını iddia ederek müvekkilinin ... Tunceli Şubesi'ne ait 750.000,00 TL'lik çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ekonomik sıkıntıya düştüğünü, peyder pey borç para istediğini, müvekkilinin akraba olmaları nedeni ile borç para verdiğini, borcunu ödemeyen davacının davaya konu çeki verdiğini, ancak çekin davacı tarafından ödenmeyince icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından herhangi bir şekilde borca itiraz edilmediğini, kötü niyetle menfi tespit davası açıldığını, 1 yıllık sürenin geçtiğini, hatır çeki iddiasının yazılı delil ile ispatının gerektiğini, yazılı belge sunulmadığını, kambiyo senetinin sebepten mücerret olduğunu, tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini savunarak davanın reddi ile lehlerine %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı asilin yeminli beyanında belirttiği 100.000,00 Alman markının vade tarihine göre Türk Lirası karşılığının öğrenilmesi için hesap bilirkişine gönderildiği, 29.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda toplam alacak tutarının 104.427,19 TL olduğunun bildirildiği, yeminin kesin delil olduğu,
davalının 14.03.2017 tarihli celsedeki yemin beyanında, "ben davacı ...'ya ortalama 100,000 markı kadar borç verdim, bu parayı kısım kısım verdim, hangi tarihte verdiğimi hatırlamıyorum, biz bir aileyiz o yüzden rahattım, izine geldiğimde veriyordum, davacıdan çek aldım, bu çek alacağıma karşılık olarak verildi, davacı ... yaklaşık 1988 doğumludur 1990 yılında Tunceli ... bankası şubesine gönderdiğim 60,000 mark ödemeye istinaden değildir, çek davacı tarafından doldurulup bana verilmiştir, yanlış olmasın 2013 yılının yaz aylarıydı bu çeki aldığımda, 100,000 markı alıp direk davacıya vermedim,
bir iş yapılıyordu ben de ortaktım ben parayı kısım kısım veriyordum, annesi geliyordu yengesi geliyordu parayı onlarla gönderiyordum, dava konusu çek bizzat davacı tarafından doldurulmuştur benzinlikte çalışıyordu beni çağırdı orada yazdı ve bana verdi, parayı verdiğim tarihleri hatırlamıyorum" dediği, bu beyandan borç miktarının 100.000,00 mark olduğunun anlaşıldığı, bu durumda yeminle ispatlanmış iş bu dosyada davacının 100.000,00 mark karşılığı olan 104.427,19 TL borçlu olduğu,
kalan miktar olan 645.572,71 TL borçlu olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile davacının 645.572,71 TL davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının 104.427,19 TL'lik alacak tutarı talebin reddine, Tunceli İcra Müdürlüğünün 2014/968 E. sayılı takibin 104.427,19 TL üzerinden devamına, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yeminin usulüne uygun olmadığını, yemin metninin çelişkilerle dolu olduğunu, davacının parayı davalıya verdiğini, imza ve yazı incelemesine yönelik ara karardan rücu edilmesinin hatalı olduğunu, çocuk yaşta birine 100.000,00 marka yakın para verilmesinin makul olmadığını, mark döneminde paranın verildiği kabul edilse dahi markın tedavülden kalktığı 2002 yılı sonrası geçen zaman dikkate alındığında alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının ortak iş nedeniyle uğradığı zararın olduğunu, borç paralar ile birlikte bu zarar da konuşularak çek tarihinde borcun 750.000,00 TL olarak kabul edilerek davacının 750.000,00 TL'lik çek ... olduğunu, bu nedenle bilirkişi raporunun zararı ve alacağı karşılamamış olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, Mahkemece yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapıldığı, kamu düzenine aykırılık hâllerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, İlk Derece Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, Mahkemece Dairenin 26.11.2018 tarihli ve 2017/1478 E., 2018/1922 K. sayılı ilamı doğrultusunda inceleme yapıldığı,
yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, davaya konu çekin 09.10.2014 günü itibariyle karşılığının 104.298,60 TL olduğunun bildirildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davacının yemine ilişkin ileri sürmüş olduğu hususların Dairece verilen 26.11.2018 tarihli ilam ile yerinde görülmediğinden kesinleşmiş bulunmasına göre tekrar incelenmesinin mümkün olmadığı, davalının Mahkeme içi ikrarının kendisini bağlayacağı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava konu çek bedelini ödediğine dair yazılı belge sunmadığını, çekin teminat çeki olduğuna dair de bir belge sunulmadığını, ilk olarak verilen red kararının yerinde olduğunu, hem verilen para hem de faiz, zarar ve yoksun kalınan kar hesap edilerek dava konusu çekin verildiğini, zaten davacının verdiği çek ile borçlu olduğu miktarı kabul ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının isteği hâlinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/7434, K. 2024/1398, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama