İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7563 K.2024/4654

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/7563Karar2024/4654Tarih4 Haziran 2024Okuma12 dk · 2.317 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/7563 E., 2024/4654 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Haziran 2024
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1912 Esas, 2022/1547 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ortaca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2013/35 E., 2021/447 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.317 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'ın eşit sermaye ve hisseyle davalı şirketi kurduklarını, şirketin kuruluş hazırlıkları devam ederken Dalyan beldesinde iki otel kiralanarak şirket bünyesine katıldığını, kiralanan tesislerin harap durumda olması nedeniyle kullanılabilir hale getirebilmek için davacının emek harcadığını ve şahsi harcamalar gerçekleştirdiğini, ayrıca davacının mülkiyeti annesine ait olan ... plakalı aracın şirket emrine tahsis edilerek kullanılmaya başlandığını,

tadilat döneminde davacı tarafından yapılan 30.000,00 TL harcamanın davalı ortak...'ın yakın akrabası olan muhasebeci tarafından ticari defterlere işlenmediğini, müvekkilinin annesi tarafından muhtelif tarihlerde şirkete 54.260,00 TL aktarıldığını, davacının şahsi kredi kartı ile şirket için belgeleyebildikleri 170.189,00 TL harcama olduğunu, buna rağmen davalı ...'ın taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle şirketin borç hanesinde bir kabarma olduğunu, davalı ...'ın talebi ile ... ... ve ...'ın da şirkete ortak olduklarını, yasal prosüdürlerin tamamlanmasından sonra davalı ... ...'in davacıya karşı zorla senet imzalatma, hürriyeti tahdit,

işyerine sokmama, tehdit, hakaret gibi eylemlerde bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 551 inci maddesinin ikinci fıkrası ve devamı maddeleri gereğince muhik sebeplere dayalı olarak davalı şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesine, tasfiye işleminin öncelikle davacı hissesinin diğer davalı hissedarlar tarafından reel değeri karşılığında satın alınmasına, 6762 sayılı Kanun'un 551 inci maddesinin dördüncü ile son fıkralarına göre esas sermayeyi aşan şirket malvarlığından ödenmesine,

mümkün olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesi şeklinde yapılmasına, şirket kurulduğundan bu yana ödenmeyip de davacı hissesine düşen reel kâr ve maaş alacakları hususundaki davacı haklarının saklı tutulmasına, 224.449,00 TL şahsi alacağının davalı şirketten tahsiline, 70.000,00 TL şahsi davacı alacağının davalı ...'tan tahsiline, davalılar yeddinde kalan 3340 SJ Arçelik marka bir adet çamaşır makinesi, Luxman LV117 marka ve A911162398 seri nolu bir adet Anfi, Arçelik marka ve 05160503002477 seri no.lu bir adet 4466 LCD televizyon, Philips marka mikro bilgisayar, çeşitli yörelere ait el dokuması 20 adet yastık, kilim, heybe,

2 adet Goldmaster marka uydu alıcısı, 4 adet Cotino marka monitör hoparlör, fakir marka bir adet ayaklı vantilatör, Philips marka elektrikli meyve sıkacağı ve ayrıca ileride tespit edilecek davacıya ait diğer zati ve genel nitelikteki eşyaların aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bilirkişi tarafından belirlenecek bedellerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılılar ... Turizm Yatçılık İth. İhr. Ltd.

Şti., ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde; davacının ileri sürdüğü hususların gerçek dışı olduğunu, müvekkili ... ...'in davacıya aralarındaki şirket ortaklık sözleşmesi gereğince şirket hissesine düşen borçlarını ödemesi için banka kanalı ile ve elden müvekkili... adına banka ve elden olmak üzere yaklaşık 500.000,00 TL civarında para gönderdiğini, müvekkilinin şirkete geldiğinde bu paraların şirket kayıtlarına geçirilerek nerelere ödendiğine dair belgeleri davacıdan istediğini, ancak davacının hesap ve belgeleri vermemek için müvekkilini oyaladığını, daha sonra bu kayıtları vermeyeceğini söylediğini,

müvekkili ... ...'in noter kanalıyla ihtarname göndererek kayıtları istediğini, buna rağmen davacının bu belge ve kayıtları vermediğini, müvekkilinin şikayeti üzerine davacı hakkında Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/249 E. sayılı dosyasında hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan dava açıldığını, ayrıca bu paraların tahsili için davacı hakkında Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/200 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, davacının gönderilen paraları kendi uhdesinde tuttuğu gibi, şirketin hiçbir borcunu da ödemediğini, bu borçların sonradan müvekkili tarafından ödendiğini,

davacının sorumluluktan kurtulmak için ortadan kaybolduğunu, davacının şahsi harcamalarını şirket harcaması gibi göstermeye çalıştığını, tarafların ortağı olduğu şirketin kağıt üzerinde olan bir şirket olduğunu ve hiçbir mal varlığı olmadığını, sadece otel kiralandığını, davacının davalının uğradığı tüm zararları ödemesi gerektiğini, ayrıca şirketin fesih kararı alındığı için davanın konusuz kaldığını, şirketin tasfiye halinde olduğunu, artık davacının şirket ortaklığından ayrılması ve hisselerinin alınması diye bir şeyin söz konusu olamayacağını, davacının 224.449,00TL şahsi alacağı olduğunu iddia ettiğini,

oysa şirket kayıtlarında davacının herhangi bir alacağı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı Kanun'un 551 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her ortağın haklı nedenlerin varlığı halinde şirketten çıkmasına karar verilmesini talep edebileceği, haklı sebebin doktrin ve yüksek yargı kararlarında tarafların ortaklık ilişkisine devam etmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında beklenmesinin mümkün olmayacağı haller olarak kabul edildiği, somut olayda, taraflar arasında görülen pek çok hukuk ve ceza davasının bulunduğu,

davacının diğer şirket ortaklarıyla ilişkisinin olumsuz hale geldiği, davacı ortağın davalı ortaklara olan güveninin ve tarafları bir şirketin ortağı olmaya sevk eden ortak amacın ortadan kalktığı, davacının ortaklığı devam ettirmesinin kendisinden beklenemeyeceği kanaatine varılmakla davacının ortaklıktan çıkma davasının şirkete karşı kabulüne karar verilmesi gerektiği, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre davacının 23.02.2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilana kadar şirketin müdürü olduğu, dolayısıyla bulunamayan 2004 yılı ticari defterlerden davalılarla birlikte sorumluluğu olduğu,

mahallinde yapılan keşifte 2005 ve sonrası ticari defterler incelenerek düzenlenen serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişinin 04.06.2010 tarihli raporuyla ticari defterlerde yer alan kayıtlara dair belirlemelere itibar edildiği, şirket öz kaynak tutarının 78.218,81 TL olduğu, ortaklığın toplam 550 payından 182'sine sahip davacının ortaklık payının değerinin 25.883,32TL olduğu, davacı tarafça şirketten şahsi alacaklarının bulunduğu iddiasıyla alacak talebinde de bulunulduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan harcamaları gösterir belgelerin incelenmesinde 2005 yılı ve sonrasına ait olduklarının görüldüğü,

öncesine ait 30.000,00 TL harcamanın ticari defterlere işlenmediğine yönelik davacı yanın dava dilekçesiyle kabulü görüldüğü, davalı tarafça davacının yaptığı kişisel harcama iddialarının reddedilmesi de dikkate alındığında, 04.06.2010 tarihli raporla ticari defterlerde yer alan kayıtlara dair belirlemelere itibar edildiği ve davacının 68.059,84 TL şirketten alacağı bulunduğunın anlaşıldığı, davacı, ayrıca ortaklık sözleşmesi gereği davalı ...'tan alacak talebinde bulunduğu,

taraflar arasında akdedilen protokolün 3 üncü maddesiyle, bu davalının şirketteki hisse paylaşımından doğan fark nedeniyle davacıya 70.000,00 TL ödeme taahhüdünde bulunduğu, davalı tarafça bu miktarın davacıya ödendiği ispatlanamadığı, yine alacağın şarta bağlı olduğu ileri sürülmüşse de protokolde böyle bir şartın belirlenmediği, davalı tarafça bu maddenin küçük harflerle yazıldığı, görülemediği ve geçersiz olacağına ilişkin savunmaya da protokolün incelenmesi neticesinde itibar edilmediği, bu yönde bir savunmanın aynı zamanda 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereği dürüstlük kuralına da aykırı olduğu,

davacının protokolün 3 üncü maddesi gereği davalı ...'dan 70.000,00 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle; davacının ortaklıktan çıkma davasının kabulü ile davacının davalı ... Turizm Yatçılık ...Ltd. Şti.’nin ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, davacının ortaklık payının tahsili davasının davalılardan ... Turizm ...Ltd.

Şti.'ye karşı kısmen kabulü ile 25.883,32 TL ortaklık payının bu davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine,davacının davalı şirketten alacak davasının kısmen kabulü ile 68.059,84 TL alacağın ıslah tarihi olan 24.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan ... Turizm ...Ltd.

Şti.'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,şirket ortakları olan davalılar ... ... ve ... yönünden davanın husumet yokluğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 ve 115 inci maddelerine göre usulden reddine, davacının davalı ... yönünden ortaklık anlaşmasından kaynaklı alacak davasının kabulü ile 70.000,00 TL’nin ıslah tarihi olan 24.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 13.07.2007 tarihinde açıldığını, 14 yıl sonra karar verildiğini, makul sürede yargılama yapılmadığını, defalarca bilirkişi raporu alındığını, 04.06.2010 tarihli bilirkişi raporuna itiraz etmelerine rağmen hükme esas alındığını, şirketin 2004 yılı ticari defterlerinin mahkemenin ikazlarına rağmen ibraz edilmemesinde müvekkilinin de müşterek sorumlu addedilmesinin hatalı olduğunu, 07.07.2009 tarihinde verilen ara karar uyarınca, 12.10.2009 tarihinde davaya konu şirket otelleri üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiğini,

bilirkişi raporlarından muhasebeci bilirkişinin raporuna itiraz ettiklerini, aynı şekilde, davalı tarafın da rapora itiraz ettiğini, yaklaşık 2,5 yıl rapor düzenlemeyen mobilya ve makine mühendisi bilirkişiler hakkında görevi suiistimal suçlamasıyla şikayette bulunduklarını, mobilya bilirkişisi ve makine mühendisi bilirkişi hakkında görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararları verildiğini, ilk derece mahkemesince refakate bir mobilyacı ve bir makina mühendisi bilirkişi alınmak suretiyle ikinci defa keşif yapılmasına karar verildiğini, keşif mahalline gidildiğinde, otellerden sadece "..." otelde keşif yapıldığını,

diğer otel olan "..." otelin kilitli olması nedeniyle içeri girilemediğini, mahkemece üçüncü defa keşif kararı verildiğini, "..." isimli otele gidildiğini ve davacı tarafa ait olan tüm emtia eksikli olarak tespit edildiğini, müvekkili tarafından gerçekleştirilen imalat ve eşyaların bir kısmının, kötüniyetli davalılarca yok edildiğini veya kaçırıldığını, keşif esnasında rastlanamayan eşyaların, dava açılması sırasında dosyaya sunulan fotoğraflardan istifade etmek suretiyle tespitini talep ettiklerini, davalı tarafın yedinde bulunan ve mahkemenin tüm ikazlarına rağmen inatla ve israrla ibrazdan kaçındıkları ticari defterler,

özellikle 2004 yılına ait ticari defterler nedeniyle davanın çözüme kavuşturulamadan gerekçesiz ve temelsiz olarak sonuçlandırıldığını, davalı şirketin yedinde bulunması gereken 2004 yılı defterlerinin ibraz edilmemesinden müvekkilinin de müştereken sorumlu tutulduğunu, davanın başlangıcından bu yana 2004 senesine ait ticari defterlerine dayandıklarını, davalıların ellerinde olan bu defterleri kasıtlı olarak gizlediklerini, davalı şirketi ve davalı ... ...'in vekili Av. ...'in müvekkili ile ... ... arasında görülen Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/200 E. sayılı dosyasında delil listesinin 5. bendinde "...

Şirketine ait tüm defter ve kayıtlar (Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/243 E. dosyasında, 2004 yılı hariç" denildiğini, davalıların elinde olduğunu iddia ettikleri 2004 yılı defterlerinin mahkemeye verilmediğinin, davalılar vekilinin delil listesi dilekçesiyle kabul edildiğini, 2004 yılına ait ticari defterlerin 2009 yılından bu yana ilk derece mahkemesince arandığını, ancak sonuç alınamadığını, ilk derece mahkemesince müvekkilinin 23.02.2008 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan ilana kadar şirket müdürü olduğu gerekçesiyle 2004 yılı defterlerinin ibraz edilmemesinden davalılarla birlikte sorumlu olduğu kanaatine varıldığını,

oysa taraflar arasında halen görülmekte olan onlarca dava açıldığını, müvekkilinin davalı şirketten darp edilerek kovulduğunu, şirkete uğramasının mümkün olmadığını, davalı ...'ın genel kurulun toplantıya çağrılmasına izin davası açtığını, davanın kabul edildiğini, müvekkilinin müdürlükten azledildiğini, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda, temel delil niteliğindeki taraflar arasında akdedilmiş 07.02.2007 tarihli ortaklık anlaşmasının değerlendirmeye tabi tutulmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 04.06.2010 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirketin 30.06.2009 tarihli ve 41 no.lu yevmiye maddesi ile kapanış işleminin yapıldığı, bu kayda göre davacının şirketten alacağının 68.059,84 TL olduğunun tespit edildiği, hükme esas alınan heyet tarafından düzenlenen 01.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda, dosya içerisinde davalı ...

Turizm ...Ltd.

Şti.'nin defter kayıtlarının bulunmadığı, bu nedenle incelemenin ancak yerinde inceleme yapılan bilirkişi raporundaki bilanço analizinden yapılabileceği, dosya kapsamında bulunan bilançolardan görüldüğü üzere davalı şirketin borca batık durumda olduğu, davalı şirketin 2007 yılı Temmuz bilançosunun 6762 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesi koşullarına göre değerlendirilmesinde teknik iflas durumunda olduğu, teknik iflas durumundaki bir şirketin değeri olmadığından dolayı pay değerinin de bulunmadığı, tahsili mümkün olmayan ortaklara borçlar kalemi bilançodan çıkartılırsa şirket özkaynak tutarının 78.218,81 TL olarak hesaplandığı,

her bir ortak için tek tek paylar hesaplanırsa, şirketin 550 hissesinin 182 hissesine sahip olan davacının payının değerinin 25.883,32 TL olduğu, şirket ortaklar kurulunun 26.06.2009 tarihli kararıyla tasfiyeye girdiği, 70.000,00 TL tutarındaki senetlerin tahsil edilmiş olduğuna ilişkin Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/483 E. sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığı,

12.01.2011 tarihli bilirkişi raporunda inşaat bilirkişisinin tadilat bedelini 221.828,00 TL olarak tespit ettiği, 04.06.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının davalı şirketten alacağının 236.369,84 TL, davalı ... 'in alacağının 406.928,65 TL, davalı ... ...'in davacıdan alacağının 103.550,00 TL, davalı ...'tan alacağının 10.612,00 TL olduğu,

Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/200 E., 2013/632 K. sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/4170 E. 2015/2101 K. sayılı kararı ile bozulması üzerine alınan 18.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda, şirketin özvarlığını kaybettiğinin ve borca batık olduğunun, hisse değerinin ise ortakların alacaklarının değerlendirmeye alınmaması halinde toplam 78.218,81 TL, davacının payının değerinin 25.883,32 TL olduğunun belirlendiği, taraflar arasında pek çok hukuk ve ceza davalarının olduğu, ortaklar arası uyuşmazlıklar neticesinde şirketin tasfiyesine karar verildiği,

6762 sayılı Kanun'un 551 inci maddesi anlamında haklı sebebin tahakkuk ettiği, davacının davalı ...'tan ortaklık pay devri protokolü uyarınca 70.000,00 TL alacaklı olduğunun iddia edildiği, taraflar arasında imzalanan protokolün 3 üncü maddesi uyarınca devredilen paylara ilişkin olarak 01.12.2007 tarihinde 70.000,00 TL ödenmesi taahhüdü bulunduğu, dosya kapsamının incelenmesinde bu tutarın ödendiğine dair kanıt ve belge bulunmadığı,

davacı vekilinin 07.04.2021 tarihli dilekçesinde, davada harca esas toplam değerin, 224.449,00 TL davalı şirketten şahsi alacak, 70.000,00 TL davalı ...'tan şahsi alacak olmak üzere toplam 294.449,00 TL olduğu beyan edilmiş olup, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 04.06.2010 ve 01.06.2018 tarihli bilirkişi raporlarında davacının davalı şirketten çıkma payının 25.883,32 TL olduğu,

davalı şirketten şahsi alacağının 68.059,84 TL olduğu tespit edilmiş olmakla, usul ve yasaya uygun, denetime elverişli bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizliği bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, limited şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi, ayrılma tahsili, mümkün olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesi, şirket ortağından ortaklık pay devri protokolünden kaynaklanan şahsi alacağın tahsili, davalılar yedinde kalan eşyaların aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 551 inci maddesinin ikinci, dördüncü ve son fıkraları.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/7563, K. 2024/4654, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7563
Karar No
2024/4654
Tarih
4 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/7595 K.2024/6331
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/7600 K.2024/3787
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/7601 K.2024/3300
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/7605 K.2024/3873
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/7607 K.2024/5978
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/7614 K.2024/6564

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.