İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1349 K.2024/4500

Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/1349Karar2024/4500Tarih30 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.481 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/1349 E., 2024/4500 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mayıs 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2075 Esas, 2022/1663 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/208 E., 2022/303 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.481 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin PINAR MADRAN SU ibareli 32. sınıf ürünleri içeren 19.04.1999/4268 sayılı markanın sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin tanınmış markasıyla iltibasa sebebiyet verecek biçimde BİRDAĞ MADRAN DOĞAL KAYNAK SUYU+ŞEKİL ibareli 32.sınıftaki "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz)." ürünlerini içeren 14.04.2014 gün ve 2014/30525 sayılı marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya müvekkilince tescilli markadan doğan haklara tecavüz ve yanıltıcılık taşıdığı gerekçesiyle reddi istemiyle itirazda bulunulduğunu, ancak nihai olarak YİDK tarafından itirazlarının reddedildiğini, kararın hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2015/M-3434 sayılı kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada yer alan sebeplerle YİDK'in 2015-M-3434 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl ve birleşen davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; MADRAN ibaresinin su emtiası bakımından ünlü bir coğrafi yer adı olduğunu, herhangi bir kişinin tekeline bırakılamayacağını, davacının markasında MADRAN ibaresinin yardımcı unsur olarak yer aldığını, başvuru konusu işaretin asıl ve ayırt edici unsurunun BİRDAĞ ibaresi tarafından temsil olunduğunu, MADRAN ibaresinin yardımcı unsur olduğunu, bu nedenle aralarında herhangi bir benzerlik ve iltibasın olmadığını, başvurunun yanıltıcılığının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Asıl ve birleşen davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile itiraza mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığın savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile MADRAN ibaresinin doğal kaynak suyu bakımından ünlü bir coğrafi yer ismi olduğu, bu yönden su ürünleri için markasal olarak ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, bunun yanında coğrafi işaret olarak C2013/014 sayı ile Çine Belediyesi tarafından coğrafi işaret tesciline konu edildiği, asıl davada davacının markasının PINAR MADRAN SU ibareli olduğu,

markada bulunan MADRAN ibaresinin coğrafi kaynağı işaret ettiği, bu nedenle ayırt edici bir işaret olarak nitelendirilemeyeceği, başvuru konusu işaretin ise BİRDAĞ MADRAN DOĞAL KAYNAK SUYU+ŞEKİL ibaresinden oluştuğu, 32.sınıf ürünleri içerdiği, başvuru konusu işarette BİRDAĞ ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğu, görsel, sescil ve anlamsal olarak davacı markası ile başvuru konusu işaretin iltibasa neden olacak derecede benzerliğinin bulunmadığı, zira ortak olan unsurun davacı markasında ve davalı başvurusunda ayırt ediciliği bulunmayan yardımcı unsur konumunda bulunduğu, birleşen davada davacının markasının MADRAN ibareli olduğu,

su ve gazoz ürünlerini içerdiği, gazoz ürünlerinin de su içermesinin zorunlu bulunduğu, markada bulunan MADRAN ibaresinin coğrafi kaynağı işaret ettiği, bu nedenle ayırt edici bir işaret olarak nitelendirilemeyeceği, başvuru konusu işaretin ise BİRDAĞ MADRAN DOĞAL KAYNAK SUYU+ŞEKİL ibaresinden oluştuğu, 32.sınıf ürünleri içerdiği, başvuru konusu işarette BİRDAĞ ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğu, görsel, sescil ve anlamsal olarak davacı markası ile başvuru konusu işaretin iltibasa neden olacak derecede benzerliğinin bulunmadığı,

zira ortak olan unsurun davacı markasında ve davalı başvurusunda ayırt ediciliği bulunmayan yardımcı unsur konumunda bulunduğu, bu nedenle iltibas gerekçesine dayalı asıl ve birleşen davadaki iddiaların yerinde olmadığı, davalı şirketin anılan MADRAN bölgesi kaynak suyu ile ilgili ticari faaliyette bulunma hakkının varlığına yönelik herhangi bir savunma veya kanıt olmadığı, başvuru kapsamında bulunan "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar.

Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz)." ürünlerinin su içermesinin zorunlu bulunduğu, davalı başvurusunda madran ibaresinin suyun madran dağı kaynaklı olduğunu gösterecek biçimde kullanıldığı, ortalama tüketicilerin BİRDAĞ MADRAN DOĞAL KAYNAK SUYU+ŞEKİL ibaresinden oluşan markayla 32.sınıf ürünlerin kendisine sunulması durumunda anılan malları içeriğinde MADRAN coğrafi yerinden kaynaklı su içerdiğinden bahisle tercihe yönelebilecekleri, oysa bunun yanılgılı bir sonuç olacağı, zira ürünlerin madran kaynaklı su içermedikleri, ürünün coğrafi kaynağı konusunda yanıltıcı işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği,

yanıltıcılığa sebebiyet veren unsurun markanın asıl unsuru olması gibi bir zorunluluk bulunmadığı, açıklanan sebeplerle marka olarak tescilinin olanaksız bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, YİDK'in 2015/M-3434 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2014/30525 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, birleşen davanın kabulüne, YİDK'in 2015/M-3434 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaldırma kararına istinaden yapılması gerekenin; gerekçeli kararın hüküm kısmında yer alan maddi hatanın düzeltilmesi ile asıl ve birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmesi olduğunu, nitekim mahkeme tarafından 2019/331 E. Sayılı dosyada yapılan incelemede MADRAN ibaresinin yanıltıcı olmadığının tespit edildiğini, her ne kadar önceki karar kaldırılmış olsa da kaldırma kararının gerekçesinin önem arz ettiğini, bu yönüyle, 2019/331 E. Sayılı dosyada mahkemesince yapılan tespitin kaldırılmadığını, esastan bir inceleme yapılmadığını,

oysa mahkeme tarafından kaldırma kararının kapsamı aşılacak şekilde hüküm tesis edildiğini, hükmün, kaldırma kararına aykırı olduğunu, gerek KHK gerek SMK kapsamında bir markayı tescil ettiren kişinin, tescilden önce kullanım zorunluluğu bulunmadığını, ülkemizdeki tescil sisteminde, markanın kullanım zorunluluğunun tescille beraber hemen başlamadığını, marka sahiplerine tescilden itibaren 5 yıllık bir sürenin tanındığını, bu nedenle marka sahibi, tescil ettirdiği markasının kullanımı için hazırlıklarını tescilden sonra da tamamlayabileceğini, başvuru aşamasında Kurum tarafından,

markanın kullanılıp kullanılmayacağının veya tescil kapsamını aşacak, değiştirecek şekilde kullanılıp kullanılmayacağının bilinmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik ve hatalı inceleme neticesinde hüküm tesis edildiğini, "MADRAN" kelimesinin Madranbaba sıradağlarından geldiğini, müvekkili Şirket markasının iki ayrı renkte yazılmış olan "BİRDAĞ" ibaresi ile bu ibareye nazaran çok daha küçük punto ile yazılmış olan "MADRAN" ve doğal kaynak suyu ibarelerinden oluştuğunu, dağ şekli ve BİRDAĞ ibarelerinin markanın esas unsuru, BİRDAĞ ibaresine göre oldukça küçük punto ile yazılmış olan MADRAN ibaresinin ise yardımcı unsur olarak kullanıldığını,

müvekkili markası görselindeki MADRAN ibaresinin başlı başına ayırt ediciliği bulunmayan ve tali unsur olarak kullanıldığı belli olan bir kelime olduğunu, esas unsur bakımından değerlendirmeye tabi tutulduğunda taraf markalarının birbirinden farklı bulunduklarını, bu itibarla müvekkili markasında tali unsur olarak kullanılan, ayırt ediciliği bulunmayan MADRAN ibaresinin ortalama tüketici zihninde herhangi bir yanıltıcılığının olmadığını, zira müvekkili tarafından Madran dağı eteklerinden getirilen su, kaynak olarak da halkı yanıltıcı nitelikte bulunmadığını,

MADRAN ibaresinin markada ve ambalaj üzerinde kullanılmasının İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’in 43 ncü maddesi gereğince yasal bir zorunluluk olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Madran suyunun, Aydın İli Bozdoğan İlçesi'nin sınırları içinde bulunan ....'ndan çıkan memba suyunun adı olduğu, somut uyuşmazlıkta ise dava konusu başvuru sahibi davalının ne başvuru aşamasında başvurularına itiraz dilekçesine cevabında ne de işbu davanın başlangıcında, dava konusu markasının kullanılacağı suyun Madran Dağı'ndan üretildiğine ilişkin açıklamada bulunmadığı, başvuru sahibi davalının ürettiği kaynak suyunun Madran Dağından veya Havzasından üretilmediğinin anlaşıldığı,

somut olaya uygulanacak 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan “Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markaların,” mutlak tescil engelleri arasında kabul edildiği,

anılan madde uyarınca marka başvuru aşamasında dahi, ürünlerin coğrafi kaynağı, üretim yeri, niteliği ve kalitesi yönünden halkı yanıltabilecek nitelikte olan marka başvurularının reddinin gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02/05/2019 tarih, 2018/1619 E., 2019/3369 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davalı ... vekili ile davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1349, K. 2024/4500, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1349
Karar No
2024/4500
Tarih
30 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1352 K.2024/4715
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/1355 K.2024/2289
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1357 K.2024/4361
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1357 K.2024/4783
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/1359 K.2024/4672
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1361 K.2024/4330

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.