KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/1488 E., 2024/4433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/88 Esas, 2022/1636 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/266 E., 2019/481 K.
Karar Metni
671 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli “...” ve “fidolokulları” ibareli markaların bulunduğunu, markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan 2017/60818 numaralı “fikir dolu+şekil+eğitimde idol” ibareli marka için 41. ve 43. sınıftaki hizmet sınıflarında davalının tescil başvurusuna yaptıkları itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkilinin itiraza mesnet markalarının ve tescilli diğer markalarının eğitim ve öğretim sektöründe tanınmış olduğunu, markaların tüketici nezdinde iltibas yaratacak kadar benzer olduğunu,
davalının tescil ettirmeye çalıştığı markasının baş harflerinin ve hecelerinin müvekkilinin “...” markasına benzetilmek için oluşturulmuş bir söz öbeği olduğunu, başvurunun kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptali ile 2017/60818 numaralı marka tescil edildiyse hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır eğitim sektöründe hizmet vermekte olduğunu, müvekkilinin marka başvurusunun davacının tescilli markalarıyla hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında feshedilen Franchise Sözleşmesi nedeniyle husumet bulunduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "fikir dolu+şekil+eğitimde idol" ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ve "... okulları" şeklindeki tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, başvurunun müvekkilinin markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların aynı hizmet sınıflarını kapsadığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin marka başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarının görsel, işitsel ve anlamsal özelliklerine göre oluşacak bütüncül intibaları dikkate alındığında benzer olmadıkları, başvurunun davacı markalarından belirgin derecede farklı olduğu, başvurunun kötü niyetle yapıldığının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiye Kanunu'nun 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1488, K. 2024/4433, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama