İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2164 K.2024/4430

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/2164Karar2024/4430Tarih29 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.369 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/2164 E., 2024/4430 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Mayıs 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/199 Esas, 2023/36 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2013/19 E., 2019/1027 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.369 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı,Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.05.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kendi adına kayıtlı olan hatlı ticari minibüsü, 04.07.2007 tarihli noter satış işlemi ile davalılardan ...'a sattığını, ancak bu kişinin kendi isteği ile satış işleminde ...'in taraf gösterildiğini, taraflar arasında satış bedelinin 960.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını, satış bedeline mahsuben ... adına Üsküdar Bulgurlu Mahallesinde kayıtlı taşınmazın müvekkili adına 18.06.2007'de devrinin verildiğini, taşınmazın 300.000,00 TL sayıldığını, geriye kalan 660.000,00 TL'lik bakiye bedel için 30.07.2007 tarihinde ödenmek üzere ...'in keşidecisi,

...'ın ise kefili bulunduğu senedin tanzim edildiğini, senet bedelinin ödenmediğini, davalıların müvekkilini kandırarak senedi elinden aldıklarını, buna ilişkin olarak şikayetçi olduklarını, soruşturmanın devam ettiğini, aracın bu süreçte 09.07.2007 tarihinde davalı ... adına muvazaalı şekilde satılıp devredildiğini, adı geçenin diğer davalı ...'ın kız kardeşinin eşi olduğunu ileri sürerek,

davalıların muvazaalı eylemleri ile satışı yapılan aracın satış işleminin iptali ile davacı adına tesciline, bu talepleri kabul edilmezse, maddi ve manevi tazminat ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile satış bedelinden bakiye kalan 660.000,00 TL'nin satış tarihi olan 04.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; satış bedelinin taraflar arasında 1.200.000,00 TL olarak belirlendiğini, bu bedelin bir kısmını ...'ın taşınmazının devri ile gerçekleştirilmesi, kalanının ise, senede bağlanmasının kararlaştırıldığını, taşınmazın değerinin 540.000,00 TL olarak belirlendiğini, kalanı için 30.07.2007 vadeli, 660.000,00 TL'lik senedin davacıya verildiğini, 80.000,00 TL'nin aracın kirasına sayıldığını, senedin 580.000,00 TL olarak düzeltildiğini, senet bedelinin davacıya ödendiğini, senedin aslının borçlularda olduğunu, bunun da senedin bedelinin ödendiğini gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ... arasında araç satışı yönünden bir sözleşmenin gerçekleştiği ve aracın ticari plakası ile birlikte trafik tescilde devredildiği, kısmi ödeme sonrası kalan satış bedelinin 660.000,00 TL olduğu, 80.000,00 TL'sinin davalıların minibüsü kullanmalarından kaynaklanan kira bedeline sayıldığı, bakiye borç için senedin 580.000,00 TL olduğu, söz konusu senet davalılar tarafından ibraz edildiği, davalılarca senedin bedeli ödenerek davacıdan alındığının iddia edildiği,

ancak İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/239 E. 2018/677 K. sayılı dosyasında senedin davacıyı kandırmak suretiyle ... ve ... tarafından alındığına hükmedildiği, bu nedenle bu davalılar aleyhine mahkumiyet kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, ceza yargılaması sonunda verilen hüküm maddi vakıa olarak mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olduğu, bu nedenle 580.000,00 TL'lik senedin ödenmediğinin kabulü gerektiği, davacı taraf her ne kadar aracın satış akdinin iptalini talep etmişse de, satış anında taraf iradelerinin oluştuğu, satış anı itibariyle herhangi bir irade fesadının söz konusu olmadığı,

artık satış akdinin feshine karar verilemeyeceği, sadece ödenmeyen senet bedeline hükmedilebileceği her ne kadar senedin kandırılarak alınma işleminde ...'ün katılımı söz konusu ise de, bu şahsın ödenmeyen senet bedelinden sorumlu tutulamayacağı, bu davalının yargılama esnasında ölmesi sebebiyle mirasçılarının dahil edilmesi yönünde ara karar oluşturulmuşsa da davacı tarafın bu ara kararı yerine getirmeyeceğini açıkça bildirmesi ve diğer davalılar yönünden hüküm kurulmasını talep ettiği, aracı ...'den devir alan ...'ın da kalan senet bedelinden sorumlu tutulamayacağı,

davacı taraf 11.09.2019 tarihli dilekçesi ile 600.000,00 TL maddi tazminat ile 60.000,00 TL manevi tazminat talep ettiğini bildirmişse de; ilk dava dilekçesinde manevi tazminat talebinin bulunmadığı, manevi tazminat yönünden fazlaya dair haklarını saklı tuttuğunu bildirdiği,

bu nedenle manevi tazminat yönünden açılan bir davanın bulunmadığı gerekçesiyle davacının aracın iadesi ve satışına ilişkin sözleşmenin feshi ile davacı adına tesciline karar verilmesi yönündeki talebinin reddine, davacının maddi alacak talebinin davalılardan ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile 580.000,00 TL'nin bu davalılardan dava tarihi olan 31.07.2007'den itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, bu davalılar yönünden fazlaya dair alacak talebinin reddine, davalı ...

Keskün yönünden davanın usulden reddine, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sürecin en başından itibaren davalılarca yaratılan samimi ortamlar ile müvekkilinin iradesinin etki altına alındığını, araç satışı sonrasında da bakiye bedel için senet verildiğini ancak hile ile senedin müvekkilinden geri alındığını, ceza mahkemesi kararıyla da durumun sabit olduğunu, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde davalıların daha en başından itibaren müvekkilinin sözleşme yapma iradesini hileli hareketlerle fesada uğrattıklarını,

bu nedenle mahkemece hile sebebiyle sözleşmenin iptali ile aracın müvekkili adına tesciline karar verilmesi gerekirken anılan şekilde karar oluşturulmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı ...'a yapılan satış işleminin de muvazaalı olduğunun tüm dosya kapsamıyla sabit olduğunu, ... aleyhine açılan davanın dosya kapsamıyla bağdaşmayan bir gerekçeyle reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu, manevi tazminat talebi yönünden usulüne uygun açılmış bir davanın mevcut olduğunu, müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesinin tüm şartlarının oluştuğunu,

manevi tazminat yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

2. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin tek gerekçesinin ceza dosyasından verilen mahkumiyet kararı olduğunu, bu kararın da zamanaşımı süresi dolmak üzereyken verildiğini, eksik ve hatalı olduğunu, işbu mahkumiyet kararının hukuk mahkemesi için bağlayıcı olmayacağını, kararın kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, ayrıca davalı ...'in ceza davasında beraat ettiğini, buna rağmen bu davalı yönünden de davanın kabulünün hatalı olduğunu, talep edilmesine rağmen tehdit, iftira ve hakaret nedeniyle açılan ceza dosyaları incelenmeden karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile araç satış sözleşmesinden bakiye kalan borç için verilen senet bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği, kesinleşen ceza mahkemesi kararıyla da senedin davacıdan hileyle geri alındığının sabit hale geldiği, başlangıçta bulunmayan irade fesadı hallerine dayanarak davacının aracın iadesini isteyemeyeceği, davacı vekilinin belirttiği haciz ve satış isteme yetkisi verilmesi istemi tasarrufun iptali davasına ilişkin olup eldeki dava tasarrufun iptali davası olmadığından davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu,

dava dilekçesinde davacı vekilince herhangi bir manevi tazminat isteminde bulunulmadığı, usulüne uygun şekilde açılmış bir manevi tazminat davası bulunmadığından mahkemece bu talebin reddinin de yerinde olduğu, vekalet ücretine yönelik itirazların da gerçeği yansıtmadığı, ödeme iddiasını yazılı delille ispatlayamayan davalılar ... ve ... senet bedelinden davacıya karşı sorumlu olduğu,

adı geçen davalılar vekilinin ceza mahkemesi kararının bağlayıcı olmadığı ve ceza mahkemesi kararının hatalı olduğu yönündeki istinaf sebepleri yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sözleşmenin iptali ile aracın davacı adına tesciline, bu talebin kabul görmemesi halinde bakiye satış bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53 ve 211 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 6012 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778 inci maddesinin atfıyla 703 üncü maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2164, K. 2024/4430, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2164
Karar No
2024/4430
Tarih
29 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2173 K.2024/1373
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/2173 K.2024/2452
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/2173 K.2024/5652
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/2175 K.2024/5651
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/2177 K.2024/2609
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2178 K.2024/1352

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.