İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2391 K.2024/4832

Taraflar arasındaki haklı sebeple limited şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payı alacağının tahsiline ilişkin asıl dava ile şirket ortağına avans olarak verilen bedelin tahsili, şirket ortağının kullanımında olan aracın iadesi istemine ilişkin birleşen…

Esas2023/2391Karar2024/4832Tarih10 Haziran 2024Okuma7 dk · 1.378 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/2391 E., 2024/4832 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Haziran 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/28 Esas, 2023/87 Karar5
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan ve usulden reddi
İlk derece mahkemesi
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2015/249 E., 2022/655 K.
Birleşen dava
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/743 E., 2016/339 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.378 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki haklı sebeple limited şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payı alacağının tahsiline ilişkin asıl dava ile şirket ortağına avans olarak verilen bedelin tahsili, şirket ortağının kullanımında olan aracın iadesi istemine ilişkin birleşen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, 25.10.2022 tarihli ek karar ile asıl dava davacısı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

25.10.2022 tarihli ek kararın davacı/birleşen dava davalısı vekili ve katılma yolu ile birleşen dava davacısı/asıl dava davalısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava davacısı/birleşen dava davalısı vekilinin istinaf başvurusunun esastan, birleşen dava davacısı/asıl dava davalısı vekilinin ise istinaf isteminin usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen dava davalısı vekili ve katılma yolu ile birleşen dava davacısı/asıl dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ortağı olan davacının diğer şirket ortağı ile husumetli olduklarını, yetkili temsilcinin, şirketin hesaplarından kişisel harcamalar yaptığını, şirket adına trafikte kayıtlı olan 4 aracın şirket yetkili temsilcisinin kontrolünde ve zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmasına izin verilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini toplam 226.305,04 TL olarak ıslah etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ortağının yetkisi dışında müvekkiline ait aracı kendisine tahsis ederek iade etmekten kaçındığını, şirkete karşı özen ve bağlılık yükümlüğünü yerine getirmediğini, şirkete ait olan 78.000,00 TL'yi kendi çıkarı için kullanarak şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, 78.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, şirkete ait aracın davalı tarafından şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin yetkili temsilcisi olarak Muhammet Kaymaz'ın atanmasına davacının herhangi bir çekince öne sürmediğini, davacının kar payı ve şirketin işleyişi konusunda bilgi verilmediği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, şirketin işleyişi için üzerine düşen sorumluluğu davacının yerine getirmediğini, ortaklıktan çıkma talebinin haksız olduğunu, davacının şirkete karşı özen ve bağımlılığını yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket yetkilisi Muhammet Kaymaz'ın şirketten hak etmediği kazancı elde ettiğini, müvekkilinin şirketten avans alması ve şirkete avansı iade etmemesinin söz konusu olmadığını, şirket kazancından müvekkiline kâr payı ödemesi yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ortağı olduğu davalı ... İnşaat Taşımacılık Elektrik Elektronik Tic. Ltd. Şirketi ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, ıslah talebi gözetilerek dava konusu 226.305,04 TL çıkma payı alacağının 10.000,00 TL’lik kısmının dava, bakiyesinin ise ıslah tarihi olan 20.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, asıl davada davacı vekili hüküm kurulurken ortaklıktan çıkma tarihinin belirtilmemiş olması nedeni ile tavzih talebinde bulunmasına rağmen bu istemi mahkemenin 25.10.2022 tarihli ek kararı ile reddedilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davalı vekili ile katılma yoluyla birleşen davada davacı/asıl davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı/birleşen dava davalısı vekili tavzihe yönelik karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; tavzih talebinin reddi kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, dava tarihinde müvekkilinin davalı şirketle hiçbir ilişiği bulunmadığını, müvekkilinin çıkma tarihinin dava tarihi olarak gösterilmesi gerekirken gerekçeli kararda çıkma tarihinin gösterilmemesinin hukuka aykırı bulunduğunu, mahkemece verilen tavzih kararının kanuna aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli tavzih kararının kaldırılmasına, müvekkilinin davalı şirketten çıkma tarihinin kararda gösterilmesine karar verilmesini istemiştir.

2.Asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyadaki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, raporun gerekçesiz olup denetime elverişli bulunmadığını, raporda delillerinin değerlendirilmediğini, raporun hükme esas alınamayacağını, avans veya iş avansı açıklamasıyla havalesi yapılan bedellerin şahsi harcamalar olmadığının ispat yükünün asıl davada davacı birleşen davada davalı ortağa ait olduğunu, ispat yükünün yerine getirilmemesine rağmen mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verildiğini,

birleşen dava dosyasıyla ilgili aracın müvekkil şirkete iade edilmediğine ilişkin tüm delillerin sunulduğunu, karşı tarafın şirkete ait aracı alkollü şekilde kullandığını, şirket aracı iade edilmediğinden müvekkilinin araç kiralamak zorunda kaldığını, asıl davada davacının haklı nedenle ortaklıktan çıkma isteğini kanıtlayamadığını, davacının iddia ettiği ve ispatlayamadığı sebepten başka bir sebebe dayanılarak ortaklıktan çıkmasına izin verildiğini, taleple bağlılık ilkesine ve ispat kurallarına aykırı davranıldığını, müvekkili şirketin borca batık durumda olduğunu,

davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilse bile kendisine ödenecek bir ayrılma akçesi bulunmadığını, birleşen dosya davalısı ortağın şirketten avans açıklamalarıyla aldığı paraların şahsi harcamalar olmadığını ispatlamakla yükümlü olduğunu, ispat yükümlülüğün yerine getirilmemesine rağmen birleşen davada davalının müvekkiline iade etmesi gereken bir tutar olmadığına hükmedildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin bila tarihli talebi, kararda davacının şirket ortaklığından çıkma tarihinin belirtilmesine yönelik olup, anılan talebin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305 inci maddesi kapsamında tavzih talebi niteliğinde olduğu,

sözü edilen hüküm fıkrası gereğince taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacak, genişletilemeyecek ve değiştirilemeyecek olup, talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmaması nedeni ile adı geçenin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiş;

asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin tavzih kararına yönelik istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin asıl davada davalı birleşen davada davacı şirket vekiline tebliği üzerine bu kez, asıl davada davalı birleşen davada davacı şirket vekili tarafından "katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesi" olduğu belirtilmek suretiyle kararın katılma yoluyla istinaf edildiği açıkça ifade edilerek gerekçeli karara karşı istinaf itirazları tekrar edilmek suretiyle katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurulduğu,

katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurulan kararın İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli tavzih talebi hakkındaki kararı olduğu, anılan kararda ise asıl davada davalı birleşen davada davacı şirket lehine veya aleyhine herhangi bir hüküm bulunmadığından asıl davada davalı birleşen davada davacı şirketin bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmadığı gibi söz konusu karara karşı asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması ve bu istinaf dilekçesinin tebliği üzerine asıl davada davalı birleşen davada davacı şirket vekilinin katılma yoluyla asıl karara karşı istinaf

itirazlarını ileri sürmesi mümkün olmadığından asıl davada davalı birleşen davada davacı şirket vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde asıl dava davacısı/birleşen dava davalısı vekili ve katılma yolu ile birleşen dava davacısı/asıl dava davalısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı birleşen dava davalısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; çıkma tarihinin dava tarihi olarak gösterilmesi gerekirken bu tarihin hiç gösterilmemesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

2.Birleşen dava davacısı asıl dava davalısı vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada haklı sebeple limited şirket ortaklığından çıkma, çıkma payı alacağının tahsili, birleşen davada şirket ortağına avans olarak verilen bedelin tahsili, şirket ortağının kullanımında olan aracın iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl dava davacısı/birleşen dava davalısı vekili ve katılma yolu ile birleşen dava davacısı/asıl dava davalısı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2391, K. 2024/4832, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2391
Karar No
2024/4832
Tarih
10 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2393 K.2024/5188
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2396 K.2024/4710
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2404 K.2024/5210
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2405 K.2024/4963
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2406 K.2024/4891
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2411 K.2024/4323

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.