KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/2431 E., 2023/2704 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1678 Esas, 2023/69 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/191 E., 2022/507 K.
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından sicilden terkin edilen Soner Lojistik Ltd. Şti. aleyhine İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/380 E. sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, ancak Soner Lojistik Uluslararası Taş. Mad. Ev Alet San. ve Tic. Ltd. Şti. adlı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından ihya davası açılması için taraflarına yetki verildiğini ileri sürerek Soner Lojistik Uluslararası Taş. Mad. Ev Alet San ve Tic. Ltd. Şti unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin kaydının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 28.05.2015 tarihi itibariyle re'sen terkin edildiğini, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın niteliği gereği yasal hasım olduğunda dolayı yargılama giderlerin ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde müdürlükleri aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 28.05.2015 tarihinde resen terkin edildiği, infisah sebebinin "Vergi kayıtları resen silinen şirketlerin adreslerinde bulunmamalarının da tespit edilmesi ve şirket sözleşmelerinde tescil ve ilan edilmiş adresinden ayrılmış olmasına rağmen yeni adresinin süresi içinde ettirmemiş olmamalarının fesih sebebi sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunan şirketler" olarak belirtildiği, davalı Sicil Müdürlüğünün terkin işlemleri sırasında kanunda olmayan bir hali esas alarak re'sen terkin işlemini gerçekleştirmesinin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu,
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahsedilemeyeceği, davanın süresi içerisinde açıldığı, davacının dava dışı şirketin ihyasına yönelik dava açmakta ve ihyasını talep etmekte hukuki menfaatinin olduğu, dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı Ticaret Sicil Müdürlüğünün terkin işleminde kusurlu olduğu, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı şirketin ticaret sicil kaydının silinmesi işleminde yasal hasım olan davalı kurum Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün usul ve yasaya aykırı bir işlemi bulunmadığından kurum aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan işlemlerin tamamen davalı kurum tarafından kanunlarca verilen yetki ve sorumluluk hükümlerine göre yerine getirildiğini, 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden şirketin ihyasının istenemeyeceğini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler.
Düzenlenen beş yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup terkin işlemlerinin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından kanunda aranan nitelikte yapılmaması, eksik ya da hatalı işlemler sonucunda terkinin yapılması halinde bu durum hak düşürücü süreye etkili değildir.
Somut olayda ihyası talep edilen şirket, 28.05.2015 tarihinde terkin edilmiş olup ihya davasının ise 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında düzenlenen beş yıllık hak düşürücü süreden sonra 09.02.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davanın, hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle Kanunda düzenlenen ihya sebeplerinden hiçbirisinin dinlenme imkânı bulunmamakta olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, uygulanması gereken hukuk kurallarına yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılan kararın onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmamaktayım.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2431, K. 2023/2704, 4 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama