İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2454 K.2024/5013

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/2454Karar2024/5013Tarih13 Haziran 2024Okuma6 dk · 1.261 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/2454 E., 2024/5013 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Haziran 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/2643 Esas, 2023/221 Karar
Hüküm
Kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2018/42 E., 2019/678 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.261 kelime·6 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Suudi Arabistan vatandaşı olduğunu ve yatırımlar yaptığını, 15.11.2013 tarihinde dava dışı ...

Sağlık Turizm ve Emlak Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi isimli şirketi kurduğunu, daha sonra doktor olan davalı ile ortak olduklarını, bir süre bu şirketi iki ortaklı olarak devam ettirdiklerini, daha sonra müvekkili ile davalı arasında 05.01.2016 tarihli limited şirket hisse devir sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin şirkette sahip olduğu %65'lik paya karşılık gelen hisselerini, sermaye ve haklarını 150.000,00 USD karşığında devrettiğini, müvekkilinin dava dışı ...'ya vekalet verdiğini,

vekil tarafından 28.01.2016 tarihinde Bakırköy 51. Noterliğinin 1883 yevmiye no.lu işlemi ile müvekkilinin şirketteki 1625 adet payının tamamının 162.500,00 TL karşılığında davalıya devredildiğini ve devir bedelinin nakden ve tamamen ödendiğinin belirtilerek pay devrinin gerçekleştirildiğini, öncelikle pay devri bedelinin 162.500,00 TL olmayıp 150.000 USD olarak belirlendiğini, bu tarihteki USD kuru olan 2.978,00 TL üzerinden hesaplama yapıldığında devir bedelinin 446.700,00 TL olduğunu, noterde ödendiği belirtilen paranın müvekkiline verilmediğini,

bu devirden kaynaklanan borcun ilk taksiti olan 50.000,00 USD'nin süresinde ödenmemesi nedeniyle Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünde 05.12.2017 tarihinde icra takibi başlattıklarını, davalının icra müdürlüğünün yetkisine ve takibe yönelik itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün 2017/39867 E. numaralı ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının teminat gösterme yükümlülüğü bulunduğunu, icra takibine konu edilen sözleşmenin hukuken geçerli olmadığını, taraflar arasında yapılan limited şirket pay devir sözleşmesine göre müvekkilinin davacı tarafa borcu bulunmadığını, taraflar arasındaki geçerli sözleşmenin noterde düzenlenen sözleşme olduğunu, adi yazılı sözleşmenin inkâr edilmediğini, ancak bu sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle müvekkilinin borcu bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı taraf 05.01.2016 tarihli şirket pay devri sözleşmesini dayanak göstererek davalıya karşı takipte bulunmuşsa da belgenin resmi olarak düzenlenmediği, resmi olarak düzenlenen 05.01.2016 tarih ... yevmiye numaralı Büyükçekmece ..... Noterliğine ait vekâletnamede ise davacı tarafından "...

Sağlık Turizm ve Emlak Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi hisselerimin bir kısmını veya tamamını dilediği kişi veya kişilere dilediği bedel ve şartlarla devretmeye devir bedellerini talep, tahsil ve ahzu kabza.." şeklinde geniş yetki verilerek dava dışı ...'nın vekil tayin edildiği, sözleşmenin vekaletnamede sınırlandırıcı şekilde belirtilmediği, 28.01.2016 tarih ve 01883 yevmiye numaralı limited şirket pay devir sözleşmesinde vekil sıfatı ile ...'nın pay devir bedeli olan 162.500,00 TL bedeli nakden ve tamamen aldığının belirtildiği,

tüm dosya kapsamında genel ispat kuralı gereği alacaklının öncelikle alacaklı olduğunu ve miktarını ispat etmesi gerektiği ancak noterde düzenlenmiş resmi evrakların aksi yönündeki iddia ve taleplerin soyut nitelikte kaldığı davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

05.01.2016 tarihinde davalı ile o dönem davalının avukatı olan Av....’ın katıldığı limited şirket hisse devir sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye göre müvekkilinin şirkette sahip olduğu %65’lik paya karşılık gelen hisselerini, sermaye ve haklarını 150.000,00 USD karşılığında devrettiğini, bu bedelin 50.000,00 USD’lik kısmını 2016 yılı Aralık ayı içerinde, 100.000,00 USD’lik kısmını da 2017 yılı Aralık ayı içerisinde ödenmesinin kabul edilerek,

bu sözleşme gereğince devir için noterden ...’ya vekâletname verilmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmede kararlaştırıldığı gibi 05.01.2016 tarihinde Büyükçekmece 5. Noterliğinde vekâlet verildiğini, 28.01.2017 tarihinde devir eden olarak müvekkilinin vekili .... tarafından Bakırköy 51. Noterliğinin 1883 yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesinin imzalandığını ve bu sözleşmede taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye bağlı kalınmadığını, müvekkilinin paylarını 165.500,00 TL bedelle satılarak bedelin alındığı belirtilmesine karşın böyle bedelin kararlaştırılmadığı gibi ödenmesinin de söz konusu olmadığını,

gerçek devir bedelinin 150.000,00 USD olduğunu, o tarihteki 2,978 TL/USD kuru ile 446,700 TL devir bedeli bulunduğunu, sözleşmeye göre ilk taksit tutarı olan 50.000,00 USD'nin Aralık 2016 ayında ödenmesi gerekirken ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını, mahkemece noterde düzenlenen sözleşmenin bağlayıcı olduğu belirtilmesine rağmen, birçok Yargıtay kararında taraflar arasında bedele ilişkin düzenlenen adi yazılı sözleşmelerinde geçerli olduğunun kabul edildiğini, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ile davalı arasında yapılan 05.01.2016 tarihli adi yazılı sözleşmenin davalı tarafça inkar edilmediği, ancak bu sözleşmenin geçersiz olduğunun ileri sürüldüğü, sözleşme, devir bedelinin miktarının tespitine ve ne şekilde ödeneceğine ilişkin olduğu ve geçerli olduğu, noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesindeki bedelin muvazaalı olduğu, bunun aksinin davacı tarafça sunulan ve imzası inkar edilmeyen protokolle ispatlandığı, dolayısıyla limited şirket hisse devir bedeli ve bunun ödeme şekline ilişkin sözleşmenin ayrı olarak,

adi yazılı şekilde düzenlenebileceği, devir bedeline ve ödeme şekline ilişkin hisse devir şekli olan noterde imzaların onaylanmasının bir geçerlilik şartı olmadığı, noterde düzenlenen sözleşmenin makbuz hükmünde de kabul edilemeyeceği, bu nedenle mahkemece, bedel belirleyen 05.01.2016 tarihli sözleşmeye itibar edilerek, davacı alacağının hüküm altına alınması gerekirken reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacının, icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunduğu, dava dilekçesindeki itirazın iptali talebi işlemiş faizi de kapsamaktadır.

05.01.2016 tarihli sözleşmede, devir bedelinin ilk taksiti olan 50.000,00 USD'nin 2016 yılının Aralık ayında ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu durumda takip konusu alacak bakımından davalının 01.01.2017 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, taraflarca sözleşmede faiz oranı belirtmediğinden, faiz miktarının 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca hesaplanması gerektiği, temerrüt tarihinden, takip tarihine kadar işlemiş faizin hesaplanması sonucunda davacının talep edebileceği temerrüt faizinin miktarının 1.961,64 USD olduğu,

davacının alacağı likit olup davalının icra takibine vaki itirazı haksız olduğundan, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; resmi olarak düzenlenmeyen sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacının alacağını ispatlayamadığını, devir bedelinin ödendiğine ilişkin resmi yazılı belge bulunduğunu, taraflar arasında noterde yapılan limited şirket pay devir sözleşmesine göre müvekkilinin, davacı tarafa borcu bulunmadığını, muvazaa da olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, limited şirket pay devir bedelinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2454, K. 2024/5013, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2454
Karar No
2024/5013
Tarih
13 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2455 K.2024/4476
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2456 K.2024/4933
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2457 K.2024/4876
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/2458 K.2024/9845
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2458 K.2024/5140
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2459 K.2024/5248

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.