KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/2496 E., 2024/5194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1536 Esas, 2023/177 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/112 E., 2019/130 K.
Karar Metni
1.964 kelime·10 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 35. sınıf da dahil olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, bu markaların görsel ve yazılı basın başta olmak üzere ilgili tüm mecralarda yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka hale geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını belirterek,
davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, dağıtımını yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımının yapmasının davacı aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine,
marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzre depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine,
davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve işbu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konularak,
esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip imhasına esastan da karar verilmesine, kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle ilgililere tebliğine ve kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, kullanımın ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkiline ait tabelada "BİZİM" ibaresinin yer almadığını, horon tepen figürler bulunduğunu, müvekkillerinin bakkal olduğunu ve davacının "BAKKAL" ibaresinin men talebinde hukuki menfaati bulunmadığını, davalı müvekkillerinin bakkal olup halka tek tek satış yapıyor iken davacının toptancı olduğunu ve bakkal gibi esnaflara toptan satış yaptığını, her iki tarafın hedef, kitle ve iş alanlarının farklı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının iş yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen rapor birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 69" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında tabelada "BİZİM" ibaresinin silinmiş olmasına rağmen iş yerinde bulunan fiyat etiketinde kullanılmaya devam ettiği, davacı vekili tarafından davalının marka kullanımına ilişkin fotoğraf incelendiğinde, davacıya ait "BİZİM" ibaresinin davalının iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı,
davalı vekilinin sunduğu fotoğraftaki ve yerinde yapılan keşifte çekilen fotoğraftaki tabelanın da aynı olmasına rağmen "BİZİM" ibaresinin yazıldığı kısmın boyanmak suretiyle silindiğinin belli olduğu, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu,
benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı gerekçesiyle davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının tescilli olduğu markalar sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının bu ibareyi taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, buldurulmasının, satışa arz etmek üzere depolanmasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine,
davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. her türlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arz edilen, ithal ya da ihrac edilen, elde bulundurulan, satışa arzetmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi , basılı evraklar, faturalar vb.hertürlü ticari evrakına el konulmasına ve esasa ilişkin hükmün kesinleşmesine müteakip masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına,
hüküm özetinin masrafın davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan bir gazetede ilan edilerek kamuya duyurulmasına, davalının ticaret ünvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından ticaret sicilinden , ticaret ünvanının terkini talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ''BİZİM'' markasının kendi tanınmış markası olduğunu iddia ettiğini, ancak ''BİZİM" markasının davacının tanınmış markası olmadığını, davacının, ''BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine'' şeklindeki talebinin yerinde olmadığının kabul edilmesi sebebiyle, bu talebin reddine ve dolayısıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken ''karar verilmesine yer olmadığı'' kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin yerinde olmadığını,
esasa ilişkin olarak davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde bizim markasını kullandığına dair hiçbir delil bulunmadığını, tabelada ve ürünlerde ''BİZİM'' ibaresinin kullanılmadığını, davacı tarafın dava tarihinden çok daha önce çektiği fotoğraflara göre hukuka uygun bir şekilde karar verilemeyeceğini, davacı markasının zayıf marka olduğunu, sonuçlarına katlanılması gerektiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacının ''BİZİM'' markasının kendi tanınmış markası olduğunu iddia ettiğini, ancak ''BİZİM" markasının TPE'de dava dışı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic.
A.Ş. adına kayıtlı olduğunu ve davacının tanınmış markası olmadığını, davacının davayı açmakta menfaati bulunmadığını iddia etmiş ise de; davacının ''BİZİM'' esas unsurlu tescili markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) kapsamında korunabilmesi açısından tanınmış marka olması zorunluluğunun bulunmadığı, eldeki davanın davacı adına kayıtlı ''BİZİM'' esas unsurlu markalardan doğan hakka tecavüz ve haksız rekabet iddiasından kaynaklandığı, davacı kayıtlı ''BİZİM'' esas unsurlu pek çok marka bulunduğu, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı,
bu sebeple somut talebin reddine karar verilmesi gerekirken, ''karar verilmesine yer olmadığına'' karar verilmesinin hatalı görüldüğü, bu itibarla davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden yerinde olduğu, davacı markası ile davalı kullanımındaki esas unsurun ''BİZİM'' ibaresi olduğu, davalı kullanımındaki ''BAKKAL'' ibaresinin tanımlayıcı nitelikte olduğu ve markaya bir ayırtedicilik katmadığı, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı,
bu durumun ortalama tüketici nezdinde iltibasa yol açabileceği, sonuç olarak Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalının, kendisine ait bakkal dükkanında ""BİZİM BAKKAL- 69 ŞÜKÜR GIDA" ibaresini işletme adı olarak markasal nitelikte kullanmaktan ibaret eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünler üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçların ortadan kaldırılmasına,
davalının davacıya ait markaları esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markasının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi,
basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve işbu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, hükmün kesinleşmesinden sonra imhasına, kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan bir gazetede ilan edilerek kamuya duyurulmasına,
davacının, BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kararı temyiz etmediğini, mahkemece tek vekâlet ücretine hükmedilmişken istinaf mahkemesince ayrı ayrı vekâlet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiş, istinaf dilekçesini tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı davalının tescilli markasını kullandığını ileri sürerek marka tecavüzünün, haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde ticaret unvanının terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı gerekçesiyle davacının bu talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ticaret unvanıyla ilgili talebin dava açıldıktan sonra konusuz kalmadığı, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı, bu nedenle talebin reddinin gerektiği gerekçesiyle karar kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak mahkemece davacı lehine tek bir maktu vekâlet ücretine hükmedilmesine ve kararı sadece davalı vekilinin istinaf etmiş olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet taleplerinin kabul edildiği dikkate alınarak davacı lehine iki ayrı maktu vekalet ücreti takdir edilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (10/d) ve (10/e) bentlerinin çılartılarak yerine “10/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti talebi yönünden 15.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2496, K. 2024/5194, 25 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama