KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/2595 E., 2023/6203 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/534 Esas, 2021/272 Karar
- Birleşen dava
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/246 Esas
- Dava tarihi
- Asıl dava 23.02.2012, Birleşen dava 20.09.2012
- Hüküm
- Asıl dava ret, birleşen dava kısmen kabul
- Karar düzeltme isteyen
- Birleşen davada davacı banka vekili
Karar Metni
921 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın birleşen davada davacı banka vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Birleşen davada davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, ipotek tesis edildiğini, ipoteğin kaldırılması talebi kabul edilmeyince kredinin kapatılmasına karar verildiğini, borcun kapatılması için gereken tutarın 2.171.869,00 TL olduğu ve hesapta teminat olarak tutulan tutarın ise 2.265.165,16 TL olduğu halde kredinin kapatılması için 2.501.869,00 TL borç bakiyesi bildirildiğini, davacı tarafından böyle bir taahhütname verilmediğini, davalı hakkında erken kapama bedeli adı altında kendilerinden tahsil edilen bakiye ile ilgili ilamsız takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili; müvekkili ile davalılardan ... Restaurant Gıda Turizm Tic. Ltd. Şti. ile bankacılık işlem sözleşmesi ve genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların ise sözleşmeyi kefil olarak imzaladıklarını, davalı borçluya kredi kullandırıldığını, davalı yanın kredi kullandıktan bir süre sonra kredisini kapatmak istediğini beyan ettiğini, bildirilen bakiyeyi eksik ödediğini ileri sürerek kredi kapama bakiyesi olan 220.000,00 TL'nin ihtarname tebliğ tarihi olan 29.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili, taraflar arasında kredi sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme gereği bankanın erken kapama halinde komisyon alacağının kabul edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili, davacının iddiasının aksine geri ödeme planı ve taahhütname imzalanmadığını, bankanın erken kapama ücreti alınacağına dair başlangıçta davalıya bilgi vermediğini, bu yönde bir kabullerinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8.5 inci maddesi gereğince bankanın erken kapamadan kaynaklanan kâr/gelir kaybını kredi kullanana yansıtabileceği, ancak sözleşmede bu konuda bir oran kararlaştırılmadığı gibi sunulan taahhütname ve geri ödeme planında borçlu şirkete atfen atılan imzaların borçlu şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumu raporuyla tespiti nedeniyle yazılı olan %15 oranın taraflar arasında kararlaştırıldığının kabul edilemeyeceği, borçluyu bu nedenle bağlamayacağı,
tüketici konut kredilerinde dahi erken kapama oranının %2 şeklinde kanunla düzenlenmiş olduğu dikkate alındığında, taksitli ticari kredi için dosyaya celbedilen döneminin emsal banka uygulamalarının ortalamasına göre bulunan %4,20 oranının sektör uygulaması ve ticari hayatın icaplarına göre makul ve talep edilebilir olduğu, Yargıtay bozma ilamı sonrası alınan bankacı bilirkişi raporunda bu oran üzerinden yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, bozma ilamı gerekçelerine uygun, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu,
buna göre asıl davada davacının takip tarihi itibariyle sebepsiz zenginleşme nedeniyle bankadan talep edebileceği alacağın bulunmadığı; birleşen dava yönünden ise davacı bankanın daha önce tahsil edilen dışında asıl borçlu ve müteselsil kefil olan davalılardan bakiye 51.266,48 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile 51.266,48 TL alacağın 12.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 26.12.2022 tarih, 2021/8684 E. ve 2022/9446 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davacı banka vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Birleşen davada davacı banka vekili; onama ilamının gerekçeden yoksun olduğunu, erken kapama taahhütnamesindeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğuna ilişkin de rapor bulunduğunu, Mahkemece Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapor esas alınmış ise de Adli Tıp Kurumu tarafından verilen kanaatin nihai karar olamayacağını, bu rapora vaki itirazlarının değerlendirilmediğini, genel kredi sözleşmesindeki imza davacı yan tarafından kabul edildiğine göre diğer imzaların da geçerli olması gerektiğini,
yapılan incelemede bilirkişilerce üzerinde uyuşmazlık olan imzaların sadece genel kredi sözleşmesindeki imza ile mukayese edilmesi gerekirken temsilcinin diğer imzalarıyla karşılaştırılmasının hatalı olduğunu, taahhütnamede belirtilen oranının (%15) esas alınması gerektiğini, kaldı ki uyuşmazlık sonrası süreçte müvekkili banka tarafından indirim yapılarak oranın %10'a çekildiğini,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla birleşen davada davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredi borcunun erken kapatılması sırasında fazladan yapılan ödemeden doğan sebepsiz zenginleşme tazminatının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali, birleşen dava ise bakiye komisyon alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, birleşen davada davacı banka vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Birleşen davada davacı banka vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2595, K. 2023/6203, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama