KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/2739 E., 2024/4909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/177 Esas, 2023/334 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.06.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat..... ile davalı ... Tic. Türk A.Ş. vekili Avukat ....., davalı ...Ş. vekili Avukat..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketten 2004 model sıfir km Mercedes marka çekici araç satın aldığını, davalı şirketten alınan dava konusu araçta üretimden kaynaklı motor arızasının bulunduğunu, aracın motor silindir bloğunda çatlama olduğunun tespit edilmesi üzerine müvekkili tarafından davalılar aleyhine dava ikame edildiğini, davada araçta üretim hatasından kaynaklanan çatlak nedeni ile garanti kapsamında araç motorunun yenisi ile değiştirilmesi sureti ile arızanın giderildiğini,
çekicinin tamir süresi boyunca işletilememesinden kaynaklı tazminata mahkemece hükmedildiğini ancak çekicinin üretim hatası sebebiyle tüm bu süre zarfında yeterli performansta çalışamadığını ileri sürerek mahrum kalınan gelir kaybının tespiti ile şimdilik 20.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçelerinde; araçta meydana gelen zararın giderildiğini ve bu süre içinde işletilememesi sebebiyle tazminat ödendiğini, davacının fazlaya ilişkin bir zararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi raporlarında davacı tarafından gelir kaybı talep edilen yıllar içerisinde dava konusu çekicinin uluslararası gidiş-dönüş seferlerini operasyonel ve rutin olarak kabul edilecek şekilde icra edildiği, dolayısıyla kazanç, kâr ve gelir kaybı oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; satın aldıkları çekicinin tamirat ve bu amaç için açılan dava ile tazminat taleplerini özetledikten sonra bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, üretim hatalı bir çekiciden istenilen verimin alınamamasının hayatın olağan akışında bulunduğunu, tazminatın mahkemece resen hesaplanması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, satın alınan araçtaki üretimden kaynaklı ayıp nedeniyle uğranılan gelir ve kazanç kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2739, K. 2024/4909, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama