KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/2743 E., 2024/4862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/713 Esas, 2023/308 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/518 E., 2020/892 K.
Karar Metni
1.568 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili şirket bünyesinde, 24.10.2007 tarihinden 15.4.2014 tarihine kadar çalıştığını, davalının işçilik ve ayrıca iş akdinin sona erdirilmesine yakın kısa bir süre çalışanların bir kısmının sabah akşam servis işini yaptığı için “işçilik ve sair kısa dönem servis işleri” sebebiyle hak ettiği alacaklarına karşılık, 10.507,80 TL bedelli ve 30.05.2014 keşide tarihli, 4.353,33 TL bedelli ve 18.07.2014 keşide tarihli, 22.118,04 TL bedelli ve 18.07.2014 keşide tarihli, 5.324,86 TL bedelli ve 18.07.2014 keşide tarihli,
çekler ciro edilip teslim edildiğini ve böylece ...’a olan borcun muhasebe kayıtlarında kapatıldığını, davalının müvekkili şirket aleyhine İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün 2015/1523 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, bu takip dosyasının mesnedinin iki adet çek olduğunu, çeklerden bir tanesi olan 16.01.2015 keşide tarihli 350.000,00 TL bedelli çekten dolayı müvekkilinin davalıya borcu olmadığı ileri sürerek müvekkilinin davalıya çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çekin Organik Tarım Laboratuarının inşa edilmesi karşılığında davacı şirketin muhasebe servisi tarafından müvekkiline verildiğini, dava konusu çekin kambiyo senedi olduğunu, çekin bir ödeme vasıtası olduğunu, çekin ödemeden başka bir amaçla verildiğinin yazılı delille kanıtlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf, davalının 24.10.2007-15.04.2014 tarihleri arasında davacı şirkette "mekanik bakım-onarımcı" olarak çalıştığını ve işçilik alacakları için 18.07.2014 vade tarihli 22.118,04 TL bedelli, yine 18.07.2014 vade tarihli 5.324,86 TL bedelli, yine 18.07.2014 vade tarihli 4.353,33 TL bedelli, yine 30.05.2014 vade tarihli 10.507,80 TL bedelli çekleri verdiğini kabul etmekte olup SGK kayıtları ile davalının davacı şirkette işçi olarak çalıştığı sabit olup yaptırılan defter incelemesi sonucunda belirtilen çeklerin davacı defterlerine kayıtlı olduğunun tespit edildiği,
bu çeklerden ilk üçünün Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün 2014/11886 E. sayılı takip dosyasına dayanak yapıldığı ve davacı tarafın itirazsız kabulünde olduğu, diğer 30.05.2014 vade tarihli 10.507,80 TL'lik çekin ise 16.01.2015 vade tarihli 356568 çek nolu 350.000,00 TL bedelli çek ile birlikte İstanbul Anadolu 11.İcra Müdürlüğünün 2015/1523 E. sayılı takip dosyasına dayanak yapıldığı davacının 30.05.2014 vade tarihli 10.507,80 TL'lik çeki kabul etmesine rağmen 16.01.2015 vade tarihli 350.000,00 TL'lik çeki davalıya vermediklerini ve çekten dolayı borçlu olmadıklarını iddia ettiği, davacı taraf,
muhasebe şefi olarak çalışan... ...'ye takibe konu çeki vergi dairesine vergi borçlarını yapılandırması ve ödemesi amacıyla verdiğini, davalı taraf ise davacı şirket için Silivri'de Algen Tarım adı altında laboratuar inşaa ettiğini ve bunun için çeki verdiklerini iddia ettiği, davacı tarafça yapılan suç duyurusu neticesinde Büyükçekmece 11.Asliye Ceza Mahkemesince 2018/460 E., 2019/1510 K. sayılı dosyasında... ... ve işbu dosya davalısı ... hakkında takibe konu çek ile ilgili olarak hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından ceza verildiği ve ilamın kesinleştiği,
her ne kadar mahkemelerinin ceza yargılaması ile bağlı olmasa bile kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi vakalar yönünden birebir bağlı olduğu, buna göre maddi vakaların dikkate alınması gerekmiş olup 16.01.2015 vade tarihli 350.000,00 TL bedelli çekin yaptırılan bilirkişi incelemesine göre sonradan ... tarafından doldurulduğu, vergi dairesi cevabi yazılarına göre davacı şirketin borcunun çek ile ödendiği gibi bir hususa rastlanmadığı, dinlenen tanık beyanlarına göre çekin... ...'ye boş olarak vergi dairesine sunulmak üzere verilmiş olduğu hususları kesinleşen maddi vakalardan olduğu,
ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığı'nın , vergi dairesi müdürlüğünün ve SGK kayıtlarının incelenmesi sonucunda ...'ın davacı şirkette işçi olduğu, çek bedeli olarak inşaat işi yaptığını beyan etse de bu hususun ispat edilememiş olduğu anlaşılmakla açılan ve ispatlanan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ayrıca davalı ceza mahkemesi kararı ile de sabit olduğu üzere kötü niyetle hareket ettiği ve çeki sonradan doldurmuş olmakla davacı tarafça talep edilen kötü niyet tazminatı şartlarının oluştuğundan talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; usulüne uygun düzenlenmiş kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ya da bu senedin taraflar arasındaki anlaşma hilafına düzenlendiğini, senedin bedelsiz olduğunu ve anlaşma hilafına kullanıldığını iddia eden tarafın bu iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın, dava konusu kambiyo senedini müvekkiline vermediğini, bir başkasına verdiğini iddia ettiğini, senet metni incelendiğinde, davacı şirketin senet arkasındaki cirosunun "beyaz ciro" olduğunu, ayrıca, senedin ciro silsilesinin de düzgün ve hukuka uygun olduğunu, bu durumda,
senedin şeklen hak sahibi olmayan kişide olduğunu iddia eden davacı tarafın bu iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın yazılı delil sunmadığını, Mahkemece gerekçeli kararda kesinleşmiş mahkumiyet hükmünden bahsedilmişse de.
Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/480 E. ve 2019/1510 K. sayılı ilamı ile HAGB kararı verildiğini, HAGB kararının bir mahkûmiyet hükmü olmadığı gibi İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçmeyen, itiraz usulü ile denetlenen türden kararlardan olduğunu, mahkemenin bu kararın hukuki bağlayıcılığı yönünden hataya düştüğünü, müvekkilinin, dava konusu kambiyo senedini hangi hukuki ilişki kapsamında aldığını ispat etmekle yükümlü olmadığını, kambiyo senedinin sebepten mücerret bir borç ikrarı niteliğine sahip olduğunu, dava konusu 350.000,00 TL bedelli çekin, davacıdan olan alacağını ispatlamak için yeterli olduğunu, bu nedenle,
mahkemenin müvekkilinin davacı taraftan alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiği anlamına gelecek gerekçesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın, dava konusu 350.000,00 TL tutarlı çekin vergi borcu ödemesi için dava dışı...'a verildiğini iddia etmişse de bu çeki kendi ticari defterlerine işlemediğini, ispat külfetinin müvekkili üzerinde olduğunu kabul etmemek kaydıyla, tanık dinletme taleplerinin üç kez reddedildiğini, müvekkilinin alacağını ispat edemediği anlamına gelen gerekçe kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiş,
davalı vekili tarihli 08.04.2022 tarihli istinaf dilekçesiyle, 06.04.2022 tarihli harç tahsil müzekkeresinin iptali talebinin reddi kararına ilişkin ek kararın, menfi tespit davalarına ilişkin kararların kesinleşmeden icra edilemeyeceğini, harç tahsil müzekkeresi yazılmasının hükmün infaz edilmesi anlamına geleceğini ileri sürerek ek kararın kaldırılmasını,harç tahsil müzekkeresinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacı tarafça, davalının ileri sürdüğü Organik Tarım Laboratuvarı inşa edilmesi işinin davalı tarafça yapıldığı iddiası inkar edilmiş, bu çekten kaynaklanan borçlandırıcı ilişki bulunmadığının ileri sürüldüğü, davaya konu çekteki ciro silsilesinin incelenmesinde, taraflar arasında temel ilişki bulunduğu, ispat yükünün davalıda olduğu, davalının şirkette elektrik işlerini yapan çalışan olduğu, davalı tarafça davacı şirketin Organik Tarım Laboratuvarı inşa edilmesi işini üstlendiği ve alacağının doğduğu iddia edilmesine rağmen bu ilişkinin ispatlanamadığı,
çekteki rakam ve yazıların davalıya ait olduğu, bu durumun da çekin boş olarak davalının eline geçtiği ve kendisi tarafından doldurulduğunu gösterdiği, çeke dayalı alacağın varlığının davalı tarafça ispatlanamadığı kanaatine varılmakla, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olduğundan, davalı vekilinin davanın esasına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği, davalı vekilinin mahkemenin 06.04.2022 tarihli ek kararına yönelik istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılıyorsa da,
mahkemenin ek kararının harç tahsil müzekkeresinin iptali talebine ilişkin olduğu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen, istinaf başvurusuna ilişkin kararlardan bulunmadığından, ek karara yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin esasa yönelik yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin ek karara yönelik yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun’un 200, 201 inci maddeleri,
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu çekteki imza davacı tarafından inkar edilmemekle birlikte bu çekin davalıya değil, boş olarak dava dışı muhasebeci... ...'ye verildiğini onun tarafından da çekin davalıya verildiği dolayısıyla taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı belirtilerek çekin bedelsiz olduğunu iddia etmekteyken davalı taraf ise çekin taraflar arasındaki inşaata yönelik ticari ilişki nedeniyle alındığını savunmaktadır.
Çek bir ödeme aracı olup davalının elindedir. Davacı bu çekin bedelsiz olduğunu ya da iddia ettiği gibi boş olarak verildiğini ve dolayısıyla anlaşmaya aykırı doldurulduğunu yazılı delille ispat etmek zorundadır. İşbu davada ispat yükü davalıda değil, davacıdadır.
Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/460 E., 2019/1510 K. sayılı kararıyla davalı hakkında resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de bu karar netice itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bir karar olup Ceza Mahkemesinde dinlenilen tanık ifadeleri işbu menfi tespit davasında da ispata yeterli olmayıp 6100 sayılı Kanun'un 200 ve 201 inci maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gerekir.
Bu nedenle ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2743, K. 2024/4862, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama