KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/2819 E., 2024/5046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1284 Esas, 2023/72 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla
- Sayısı
- 2020/332 E., 2021/194 K.
Karar Metni
905 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına 2006 yılında tescilli 2006/62039 nolu Royal Layaline markası için ticari yatırım yapılarak tanınan marka haline getirildiğini, davalının ise 2013 yılında 2013/42162 numaralı Royal Layalınına markasıyla müvekkilinin maruf hale getirdiği işaretin tanınmışlığından yararlandığını, her iki marka arasında görsel ve işitsel benzerlik olduğunu belirterek davalının 2013/42162 nolu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tescilinden sonra adı geçen markanın tanınmaya başladığını, ayrıca Layalınına ve Royal Layaline ibareleri arasında benzerlik de olmadığını, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporlarına göre müvekkilinin beraat ettiğini, ceza davasında uyuşmazlığın tüm yönleriyle irdelendiğini ve tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "LAYALININA" markası ile davacının "ROYAL LAYALİNA" markası arasında fonetik ve görsel olarak birbirinin aynı veya devamı olduğu intibasını uyandırıldığı, markalar arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 2014/295 E. sayılı dosya ile müvekkil hakkında marka hakkına tecavüz suçlamasıyla ceza davası açıldığını, yapılan yargılama sırasında alınan ilk bilirkişi (3 kişilik heyet) raporunda, müvekkilin markalar arasında benzerlik olmadığı gerekçesiyle marka hakkına tecavüz oluşturulmadığının belirtildiğini, şikayetçi (davacının) itirazları neticesinde dosya Ankara Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesine gönderildiğini, orada bu defa Nöbetçi Ankara FSHC Mahkemesine gönderilerek beş kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek, uzman kişilerden oluşan 14 sayfalık bilirkişi raporu düzenlendiğini, söz konusu rapora göre;
sanık ...’ın çay emtiası üzerinde kullandığı, layalınına markasının katılanın markası olan royal layaline markası ile iktibas ve iltibasa neden olacak derecede benzer olmadığının belirtildiğini, müvekkilin ceza davasında beraat ettiğini, beraate rağmen işbu davanın açıldığını, alınan rapordaki bilirkişilerin konusunda uzman olmadığını, eksik incelemeyle rapor düzenlediğini, yeni rapor taleplerinin mahkemece değerlendirilmediğini, müvekkil şirketin kötü niyetli olmadığını, müvekkilin markası LAYALININA ile davacının kullandığı ROYAL LAYALİNE arasında tüketici gözünde iltibasa neden olacak benzerlik olmadığını,
yerel mahkemece alınan raporda belirtildiği gibi LAYALİNE ismininin Srilanka ülkesinde çay denildiği bu sebeple müvekkilin ve davacının kullandığı bu ründe iltibasın olmadığını, davacının markasının asli unsuru ROYAL ibaresi olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait “ROYAL LAYALİNE” ibareli marka ile davalıya ait “LAYALININA” ibareli marka arasındaki aynılık veya benzerlik değerlendirmesi sonucunda hem tescilli oldukları 30. sınıftaki mallar arasındaki aynılık veya benzerlik hem de markaları oluşturan işaretler arasındaki benzerlik sebebiyle tüketicinin karıştırma ihtimalinin bulunduğu,
dolayısıyla da davalı markanın tescilli olduğu 30. sınıftaki tüm mallar yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacının kullandığı “ROYAL LAYALİNE” ibareli markanın marufluğu tespit edilememişse de davalının “LAYALININA” ibareli marka başvurusunda, davacının önceki tarihli tescilli tasarımındaki birçok unsurun aynen kullanıldığının anlaşıldığı,
dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğu ve markanın tescilli olduğu 30. sınıftaki tüm mallar yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, çelişkiyi gideren 05.04.2021 tarihli heyet raporu ile kaldırma öncesi alınan 26.09.2017 havale tarihli heyet raporundaki tespit olunan hususların birbirini doğrular nitelikte olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf dilekçesinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu 53 üncü madde.
3. Değerlendirme 1.Olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesine göre ceza hakiminin mahkumiyet kararı ve mahkumiyet hükmünde tespit olunan maddi vakalar ile maddi vakayı belirleyen beraat kararı hukuk hakimini bağlar. Bu hükmün amacı adalete güveni sağlamak ve çelişik hükümlerin çıkmasını önlemektir.
2. Davalı ...'ın marka hakkına tecavüz ettiği iddiası ile hakkında görülen Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesi 'nin 06.11.2015 tarih, 2014/295 E. ve 2015/625 K. sayılı dava dosyasında, taraf markaları arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunmadığına ilişkin tespit içeren bilirkişi raporlarına itibar edilerek atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmiş ve bu karar Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 30.01.2020 tarih, 2019/33197 E. ve 2020/660 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
4. İşbu ceza mahkemesinin kesinleşmiş beraat kararında yer alan taraf markaları arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunmadığına ilişkin tespitin hukuk hakimi açısından da bağlayıcı olacağı gözetilerek Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2819, K. 2024/5046, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama