İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2858 K.2024/1252

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/2858Karar2024/1252Tarih20 Şubat 2024Okuma5 dk · 1.008 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/2858 E., 2024/1252 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Şubat 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Sayısı
2019/998 Esas, 2022/353 Karar
Hüküm
Davanın reddi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.008 kelime·5 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin teminat olarak davalı şirkete verdiği 15.12.2013 tarih 50.000,00 TL ve 30.12.2013 tarih 45.000,00 TL bedelli iki adet müşteri çekinin karşılıksız çıktığını, davalı şirketin çek bedellerinin tamamının ferileriyle birlikte tahsili için müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yaptığını ancak çeklerin verilmesinden önce müvekkilinin davalıdan 91.663,91,00 TL alacaklı olduğunu,

çeklerin karşılıksız çıkması üzerine müvekkilinin davalıya 3.336,09 TL borçlu hale geldiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya davaya konu takip sebebiyle 91.663,91,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, akabinde, müvekkilinin davadan sonra haciz tehdidi altında davalıya 26.900,00 TL ödeme yaptığını belirterek bu tutarın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve müvekkilinin davalıya 64.769,71 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çeklerin davacının müvekkilinden aldığı malların karşılığı olarak ödeme amacıyla verildiğini, teminat olarak verilmediğini, davacıya borçlu olmadıklarını, davacının davaya konu çeklere karşılık olarak müvekkiline ödeme yapmadığını savunarak davanın reddini ve asıl alacağın %40'ına tekabül eden tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 14.06.2016 tarih, 2014/436 E., 2016/464 K. sayılı kararı ile davacı şirketin takip konusu çekler nedeniyle takip tarihi itibari ile davalıya asıl alacak ve ferileriyle birlikte toplam 17.040,44 TL borçlu olduğu, 91.663,91 TL borçlu olmadığı, tespit edilen bu tutara göre davacıdan tarafından takipten sonra ödenen 5.032,41 TL'nin fazla ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden tarafların tazminat talepleri konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 22.03.2018 tarihli, 2016/597 E., 2018/1474 K. sayılı kararı ile " davacı, davaya konu çeklerin teminat olarak verildiğini ispatlayamadığı gibi davadan sonra taraflar arasında 21.08.2014 tarihinde düzenlenen Protokol başlıklı belgeyle de icra takibine konu borcu kabul ettiği, bu nedenle artık söz konusu çeklerin teminat karşılığı verildiğinin ileri sürülemeyeceği, bu sebeple Mahkemece, dava tarihi itibarıyla tarafların alacak borç durumu tespit edilerek karar verilmesi gerekirken dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça, davaya konu çeklerin teminat olarak verildiği ileri sürülmüş ise de bu iddianın ispatlanamadığı, bunun yanında davacının 21.08.2014 tarihli protokol başlıklı belgeyle, icra takibine konu borcu kabul ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere dava sonrası taraflarca düzenlenen protokol ve bozma sonrası yapılan hesaplamada, dava tarihi itibariyle davacının fazla ödemesinin bulunmadığı, davanın ispatlamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve asıl alacağın %20'sine tekabül eden tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu çeklerin teminat olarak verildiğini iddia etmediklerini, bu husustaki beyanlarının yanlış anlaşıldığını, Mahkemece davanın reddine dayanak yapılan protokolün haciz baskısı altında imzalandığını bu nedenle geçerli olmadığını, bozma ilamında, dava tarihi itibariyle alacak borç durumu belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edildiğini, bozma sonrasında alınan bilirkişi raporlarında, müvekkilinin dava tarihi itibariyle davalıya 18.168,69 TL borcu olduğunun buna karşılık 26.900,00 TL ödeme yaptığının aradaki farkın istirdadı gerektiğinin mütala edildiğini,

Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bu tutarın istirdadına karar verilmeyip davanın reddedildiğini, alacak yargılamayı gerektirdiği halde müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları.

3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, borçlunun, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği düzenlenmiş aynı Yasa hükmünün dördüncü fıkrasında ise davanın alacaklı lehine sonuçlanması halinde alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almaktan doğan zararının aynı davada takdir edilerek karara bağlanacağı, bu zararın herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemeyeceği belirtilmiştir.

Somut olayda, Mahkemenin 15.08.2014 tarihli ara kararıyla alacağın %15'i tutarında teminat yatırılması halinde icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine, bu hususta İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de davacı borçlunun ara kararda belirtilen teminatı yatırmadığı ve ihtiyati tedbir kararının uygulanmadığı anlaşılmaktadır.

Bu hale göre, Mahkemece, alacaklı lehine 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasıyla düzenlenen tazminata hükmedilebilmesi için sadece ihtiyati tedbir kararı verilmesinin yeterli olmadığı, tedbirin uygulanması da gerektiği, somut olayda ise ihtiyati tedbirin uygulanmadığı, uygulanmayan ihtiyati tedbir kararı sebebiyle alacaklının alacağına geç kavuşup zarara uğradığından söz edilemeyeceği gözetilerek tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan "Davacı-borçlunun takip konusu alacağın %20'sine tekabül eden 19.000,00 TL tazminat ödemeye mahkum edilmesine" cümlesinin hüküm fıkrasından tamamıyla çıkarılarak yerine "Davalının tazminat talebinin reddine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2858, K. 2024/1252, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı, Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  6. A. Mahkemece Verilen Karar
  7. B. Bozma Kararı
  8. C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
  9. IV. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. V. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2858
Karar No
2024/1252
Tarih
20 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2859 K.2024/559
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2862 K.2024/808
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/2864 K.2024/1780
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/2864 K.2024/2643
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/2865 K.2024/1631
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/2866 K.2024/886

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.