İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2888 K.2023/3406

Taraflar arasındaki marka devir sözleşmesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine verilmiştir.

Esas2023/2888Karar2023/3406Tarih31 Mayıs 2023Okuma6 dk · 1.261 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/2888 E., 2023/3406 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Mayıs 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/667 Esas, 2019/605 Karar
Hüküm
Ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.261 kelime·6 dk okuma·10 bölüm

Taraflar arasındaki marka devir sözleşmesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine verilmiştir.

Kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkeme tarafından Dairemiz ilamına karşı direnilmiştir.

Direnme kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.10.2022 tarih, 2022/11-641E. 2022/1219 K. sayılı ilâmı ile mahkeme kararının eylemli uyma kararı olduğuna karar verilerek davacı vekilinin temyiz itirazlarına ilişkin inceleme yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiş olmakla Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ortağı olduğu Baranlar Gıda ve İhtiyaç Maddeleri San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı “Şömine” ibareli markasının 08.02.2011 tarihinde davalı ... Ltd. Şti.'ne devredildiğini, ancak Baranlar Gıda ve İhtiyaç Maddeleri San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında 18.11.2009 tarihi itibariyle bir yıllığına iflas erteleme kararı verildiğini, şirketin durumunu düzeltememesi neticesinde 31.12.2010 tarihinde iflasının açıklandığını, bu süreçte şirketin idaresinin İflas İdaresine geçtiğini, buna rağmen anılan şirketin diğer ortağı tarafından marka devri sözleşmesi yapıldığını, markayı devretme yetkisinin iflas idaresine ait olması nedeniyle yapılan devrin geçersiz olduğunu ileri sürerek söz konusu marka devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davaya ilişkin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, dava şartlarının gerçekleşmediğini, böyle bir dava açma yetkisinin iflas idaresinde olduğunu, marka devrinin de yasaya uygun yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı İflas İdaresi davaya cevap vermemiş ancak katıldığı celsede, marka devrinin geçersiz olduğunu ve masayı zarara uğratacak bir işlem olduğunu ileri sürerek devrin iptalini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Mahkemece Verilen ilk Karar Mahkemece 29.01.2015 tarih, 2014/335 E. ve 2015/24 K. sayılı kararıyla marka devrinin yasaya aykırılık iddiasının iflas idaresi tarafından değerlendirilmesi gerektiği ve bu konuda dava açma yetkisinin iflas idaresine ait olduğu, bu itibarla dava şartı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 02.03.2016 tarih, 2015/7914 E., 2016/2291 K. sayılı ilamı ile “Davacı, Baranlar Gıda ve İhtiyaç Maddeleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortaklarından olup, şirketin 31.10.2012 (doğrusu 31.12.2010) tarihinde iflası açıklanmış ve şirketin idaresi iflas idaresine geçmiştir. Ancak 08.02.2011 tarihinde şirketin diğer ortağı tarafından şirket varlığı içinde yer alan tescilli “şömine” markası davalı ... Ltd. Şti.'ye devredilmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 557 nci maddesinin birinci fıkrasına göre, davacı da ortak olarak şirket borçlarından alacaklılara karşı sorumlu olduğundan, şirketin malvarlığında yer alan markanın elden çıkarılması davacıyı zarara uğratacak bir işlem olup, davacı 6102 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin birinci fıkrası gereği şirketin uğradığı zararın tazminini isteyebilecektir.

Her ne kadar şirketin idaresi İflas İdaresine geçmiş olduğundan 6102 sayılı Kanunun 556 ncı maddesi uyarınca zarara uğrayanlar adına İflas İdaresince taleplerin ileri sürülmesi ve dava açılması gerekli ise de. İflas İdaresi tarafından dava açılmayan hallerde her pay sahibine de davayı ikame etme hakkı tanınmıştır.

Bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya bakıldığında; davacı, iflas dairesinin devir işlemi karşısında kayıtsız kaldığını ileri sürerek dava açma yoluna gitmiş ve 29.01.2015 tarihli ilk celsede de İflas İdaresi temsilcisi devir işleminin masayı zarara uğratacak bir işlem olduğu ve iptali gerektiği yönünde beyanda bulunmuştur.

Ancak, mahkemece, iflas idaresinin beyanları ve 6102 sayılı Kanunun 555, 556 ve 557 nci madde hükümleri tartışılmaksızın ve gerekçeden yoksun olarak davacının dava açma ehliyeti bulunmadığından davanın reddi yönünde kurulan hüküm hatalı olduğu gibi, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (6103 sayılı Kanun) 2 nci maddesi gereği dava tarihi itibariyle uyuşmazlığa hangi Kanun'un hangi hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair de bir değerlendirme yapılmamış olup, eksik ve hatalı değerlendirme nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle bozulmuştur.

Davalı vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizin 28.06.2018 tarih, 2016/10007 E. 2018/4908 K. sayılı ilamı ile reddedilmiştir.

C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka devir sözleşmesinin 6102 sayılı Kanununun yürürlüğe girmesinden önce 08.02.2011 tarihinde yapıldığı, bu itibarla somut olaya 6103 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) uygulanması gerektiği, 6762 sayılı Kanunun 309 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince şirketin iflası hâlinde pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının haiz oldukları hakların iflas idaresine ait olduğu, 6102 sayılı Kanunun 556 ncı maddesinin ikinci fıkra hükmünün karşılığının 6762 sayılı Kanunda bulunmadığı, eldeki davayı açma yetkisinin iflas idaresinde olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iflas idaresinin açılan davaya onay verdiğini, 6102 sayılı Kanun hükmünün uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C.Dairemizin İnceleme Kararı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

D.Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.10.2022 tarih, 2022/11-641 E. 2022/1219 K. sayılı ilâmı ile mahkeme kararının direnme niteliğinde değil eylemli uyma niteliğinde bir karar olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

E. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka devri sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6102 sayılı Kanun'un 555, 556 ve 557 nci maddeleri,

2.6103 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi,

3.6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesi,

4.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 255 inci maddesi.

3. Değerlendirme ve Sonuç 6102 sayılı Kanun'un 556 ncı maddesi (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309 uncu maddesi), "(1) Zarara uğrayan şirketin iflası hâlinde, tazminatın şirkete ödenmesini isteme hakkını şirket alacaklıları da haizdir. Ancak, pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının istemleri önce iflas idaresince ileri sürülür.

(2) İflas idaresi birinci fıkrada öngörülen davayı açmadığı takdirde, her pay sahibi veya şirket alacaklısı mezkûr davayı ikame edebilir. Elde edilen hasıla, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre, önce dava açan alacaklıların alacaklarının ödenmesine tahsis olunur; bakiye, sermaye payları oranında davacı pay sahiplerine ödenir; artan iflas masasına verilir.

(3) Şirketin istemlerinin devrine ilişkin İcra ve İflas Kanunu'nun 245 inci maddesi hükmü saklıdır." hükümlerini haiz olup bu hüküm uyarınca zarara uğrayan şirketin iflası ve iflas idaresince dava açılmadığı durumlarda pay sahiplerinin şirket zararının tazmini için dava açma hakkı bulunmaktadır.

Mahkemenin 11.07.2019 tarihli kararından sonra Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.03.2020 tarihli kararı ile iflasın kapatılmasına karar verildiği, iflasın kapatıldığı ve şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmaktadır. İflas kapandıktan sonra tasfiyeden hariç kalmış bir mal bulunduğunu iflas idaresi haber alırsa bu mal veya haklarla ilgili ne gibi yol izleyeceği 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 255 inci maddesinde düzenlenmiştir. İflasın kapanmasından sonra ortaya çıkan mal veya hakkın masaya ait olup olmadığı hususu ihtilaflı ise bu durumda izlenecek usul ise aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer almaktadır.

Somut olayda dava, müflis şirket ortağı tarafından, şirketin iflasından sonra şirketin eski temsilcisinin şirkete ait markanın devrini yaptığı, markayı devretme yetkisinin iflas idaresine ait olduğu, şirketin zarara uğradığı, marka devrinin iptali gerektiği, davacı ortak hakkında alacaklılarca icra takibine girişildiği ileri sürülerek açılmış olup, anılan zarar her iki kanun döneminde de ortağın dolaylı zararının şirket lehine giderilmesi anlamına gelmektedir.

Bu durumda, zarara uğrayan şirketin iflası nedeniyle iflas idaresince dava açılmadığı ve davaya iflas idaresince de celse beyanı ile icazet verilerek marka devrinin iptaline karar verilmesi istendiği gözetilerek davacı ortağın dava açma yetkisi bulunduğu kabul edilerek işin esasına girilmesi ve yukarıda belirtilen 2004 sayılı Kanunun 255 inci madde hükümlerinin değerlendirilmesi gerekirken davacının dava açma yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

31.05.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2888, K. 2023/3406, 31 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararları, Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  6. B. Bozma Kararı
  7. C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
  8. IV. Temyiz
  9. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  10. B. Temyiz Sebepleri
  11. E. Gerekçe
  12. V. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2888
Karar No
2023/3406
Tarih
31 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/2888 K.2023/3343
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/2889 K.2023/11389
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2889 K.2023/6621
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/2890 K.2023/3346
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/2890 K.2023/11592
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/2891 K.2023/11594

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.