KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/3134 E., 2024/5147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/232 Esas, 2023/175 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/5 E., 2020/95 K.
Karar Metni
996 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından "dostların gönül çiftliği" ibaresinin 29, 30 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için 2018/10045 sayılı marka başvurusunun yapıldığını, müvekkiline ait "..." esas unsurlu markaları ile karışıklığa meydan verecek derecede benzer olması gerekçesiyle yayına edilen itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, itiraza konu edilen marka ile müvekkilinin tescilli markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, karşılaştırılan işaretlerin halkın karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde bağlantı kurabilmesinin benzerlik için yeterli olduğunu,
halk tarafından iki marka arasındaki bir ilişki kurulmasının ve hatta çağrıştırmasının dahi karıştırılmanın kabulü için yeterli bir ölçü olduğunu, müvekkili şirketini markalarının esas unsurunun "..." kelimesinden oluştuğunu, dava konusu markada da esas unsur olarak bu ibarenin bulunmasının tüketici nezdinde taraf markalarının ilişkilendirilmesine ve markaların karıştırılmasına neden olacağını, müvekkili şirketin "..." markalarının tanınmış marka olmasının da markaların ilişkilendirme ihtimallerini artıran bir unsur olduğunu, önceki markanın tanınmış marka olması durumunda markanın, yüksek oranda tanınmışlığı nedeniyle,
ortalama tüketicinin sonraki markayı gördüğünde derhal önceki tanınmış markayı hatırlayacağını ve bağlantı kuracağını, böylece çağrıştırma ve işletmesel bağlantı yoluyla daha kolay bir biçimde markalar arasında karıştırılma ihtimali ortaya çıkabileceğini, müvekkili şirketin "dostların gönül çiftliği" markası ile ayrı bir ürün piyasaya sürdüğünü düşünebileceğini, davaya dayanak gösterilen "..." esas unsurlu müvekkili şirket markalarının 05, 29, 30, 32, 21. sınıflarda tescilli olduğunu, dava konusu markanın ise 29, 30. sınıf mallar ve 35. sınıfta 29. ve 30. sınıf malların satış hizmetleri bakımından tescil edilmek istendiğini,
dava konusu markanın müvekkiline ait tescilli markalar ile 29. ve 30. sınıflar bakımından aynı, 35. sınıfta ise 29 ve 30. sınıf malların satış hizmetleri yönünden benzer mal ve hizmet için tescil edilmek istendiğini ileri sürerek 2018-M-8401 sayılı YİDK kararının iptaline, markanın tescili halinde “dostların gönül çiftliği” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait markanın bileşke bir marka olduğunu, sadece "..." kelimesinin alınarak karşılaştırma yapmanın hukuka aykırı olduğunu, kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenime bakmak gerektiğini, davacının içinde "..." ibaresi geçen tüm bileşke markalar hakkında dava açmasının haksız olduğunu, müvekkilinin bu markayı yıllardır kullandığını, haksız kazanç elde etmesinin söz konusu olmadığını, müvekkiline ait markanın kavramsal bir bütün dahilinde okunup algılandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uygulama şartlarının oluşmadığı, "..." ibaresi davacı adına tanınmış marka olarak tescil edilmiş olsa dahi ilgili maddenin uygulanması için gerekli şartların sağlandığının davacı tarafından ispatlanamadığı, taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmaması nedeniyle markalar arasında herhangi bir imaj transferinin oluşma ihtimalinin bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci maddelerinden kaynaklı bir tescil engelinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve bunun da iltibası artıran bir unsur olarak kabulünün gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "dostların gönül çiftliği" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,
işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun bir bütün olarak davacı markalarından farklı bir algı yarattığı, davacı markalarının tanınmış olmalarının da varılan sonucu değiştirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin 1, 4 ve 5 inci fıkraları.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3134, K. 2024/5147, 25 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama