KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/3433 E., 2024/5168 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1541 Esas, 2023/344 Karar
- Hüküm
- Başvurunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/196 E., 2019/177 K.
Karar Metni
944 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2010/02651 ve 2015/00357 sayılı tasarımların sahibi olduğunu, 2010/02651 sayılı tasarımın sehven yenilenmediğini, davalının kendisine ait internet sitesinde müvekkilline ait tasarımlarının aynısını kamuya arz edip satışa sunduğunu, davalının belirtilen eyleminin müvekkilinin tasarımdan kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, menine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve bu kapsamda davalıya ait internet sitesinde yer alan ve tecavüz teşkil eden hukuka aykırı içeriğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait ürünlerin davacıya ait tasarımlara benzemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu olan tasarımlar davetiye katalog tasarımları olup, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 58 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasarımların koruma kapsamının değerlendirilmesi sırasında, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesinin de dikkate alınması gerektiği, davetiye kataloglarının dikdörtgen veya kare formda olmasının zorunlu olduğu,
alınan bilirkişi raporları ile davalıya ait davetiye kataloglarının davacının hak iddia ettiği endüstriyel tasarımlar ile genel form yapısı itibariyle aynı olmasına rağmen, üzerlerindeki yazıların, desenlerin ve desenlerin yerleşim yerlerinin farklı olduğu, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktıkları genel izlenimin farklı olduğu, bu nedenle davacının tasarımları ile aynı ya da benzer olmadıklarının tespit edildiği, davalının davacıya ait tasarımlara tecavüz ve haksız rekabette bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Mahkemece karara dayanak alınan bilirkişi raporu 15 sayfadan oluşmakta ise de raporun büyük bir kısmının dosyada mübrez dilekçeler ve bilirkişi raporu hakkında bilgilendirme yapılmasından ibaret olduğunu, teknik inceleme başlığı altında ise davacının ve davalının internet sitesinden alınan görsellere yer verildiğini, belirtilen hususların 13 sayfa tuttuğunu, rapor içeriğinde, müvekkili firmaya ait tasarımlar ile davalıya ait ürün görselleri arasında tek bir karşılaştırma yapılmadığını,
bir kısım benzerlikler olsa da farklı algılandığı gibi genel geçer ve herkese göre değişir soyut ve dayanaksız ifadelerle sadece sonuç bölümünde benzer bulunmadığının bildirildiğini, kullanılan renklerin ve desenlerin farklı olduğu-farklı yerlerde olduğunun dahi bildirildiğini, görsellerden de görülebileceği üzere kataloglardan bir tanesinin siyah diğerinin beyaz olduğunu, her ikisinde de dört tane aynı renkte zımba kullanıldığını, kataloglar üzerinde yer alan desen ve benzeri unsurların aynı yerlerde kullanıldığını, katalogun logolarında kullanılan renklerin dahi aynı/benzer olduğunu,
logolarda yer verilen yazı fontları dahi birebir aynı olduğunu, bilirkişi incelemesinde Yargıtay'ın yapılması gerektiğini bildirdiği ayniyet incelemesi yapılmaksızın dosyanın karara çıkartıldığını, Yargıtay içtihatları uyarınca tasarımlarda farklılıklar değil aynılıkların incelenmesi gerektiğini, ayniyet incelemesi yapılmadığını, bilirkişi raporunda teknik bir inceleme gerçekleştirilmediğini, 6769 sayılı Kanun'da tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilebilir düzenlemesinin yer aldığını,
ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesinin dikkate alınacağının belirtildiğini, bilirkişi raporunda tasarımlarının ortak özelliklerinin değerlendirilmek yerine farklılıkları üzerinde durularak değerlendirme yapıldığını ve farklı olduğu sonucuna varıldığını, iltibas tehlikesi bakımından da incelemeye yer verilmediğini, bilirkişilerce ürünlerde yer alan çiçek dal motiflerinin yazı karakterinin benzer olduğunun açıkça dile getirildiğini, bilirkişilerce müvekkile ait tasarım ile davalıya ait ürün görseline raporda yan yana dahi yer verilmediğini,
farklı sayfalarda dikkate sunulduğunu, ürün karşılaştırması yapılmadığını, 15 sayfalık raporda 3 cümle ile ürünlerin aynı olmadığı, farklı olduğu beyan edilmekle yetinildiğini, bilirkişilerce eksik inceleme ile gerekçesiz rapor düzenlendiğini, dava dliekçesinde yer alan haksız rekabet taleplerinin mahkemece incelenmediğini, dava konusunun tasarıma tecavüz değil aynı zamanda haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi de olduğunu, haksız rekabet iddiası bakımından tasarım tescilinin bir öneminin bulunmadığını, haksız rekabet bakımından herhangi bir inceleme yaptırılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun'un 81 inci maddesi
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3433, K. 2024/5168, 25 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama