KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/3457 E., 2024/6416 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/441 Esas, 2023/500 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/1023 E.,2019/851 K.
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen satım sözleşmesi ile bir kısım hurda ürünlerinin KDV dahil 1.200,000,00 TL bedelle müvekkiline satışı konusunda anlaşıldığını, satın alınan ürünlerin bedelinin teslimden önce ödendiğini, en geç 14.12.2013 tarihinde teslimi taahhüt edilen emtianın teslim edilmediğini, emtianın teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin bu emtiayı satarak elde edeceği kârdan da mahrum kalması nedeniyle uğranılan menfi zararın da tazmini gerektiğini ileri sürerek,
davalının sözleşme konusu emtiayı teslim etmemesi nedeniyle 12.12.2013 tarihli satış sözleşmesinin feshine, ödenen 1.200.000,00 TL'nin 14.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline ve şimdilik 50.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 12.12.2013 tarihli satım sözleşmesi gereği müvekkilinin teslim borcunu yerine getirdiğini, satım sözleşmesine konu emtiaların Aralık 2013'te müvekkili şirketin taahhüt işini üstlendiği Samsun Doğalgaz Çevrim Santrali Akçay Köyü Mevki Terme Sahasında davacı şirket tarafından tespit edildiğini ve malzemelerin anılan sahadan davacı şirket tarafından alındığını, buna ilişkin sevk irsaliyelerinin dosyaya ibraz edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşme gereğince satışa konu hurdaların teslimi borcunun ifa yerinin, davalı satıcı şirketin Samsun'daki şantiye alanı olduğu, zira hurdalarında bu yerde bulunduğu ve sözleşme konusu hurdaların taşıyıcılara teslimiyle teslim borcunun sona ereceği, sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında göndermeli satış sözleşmesinin akdedildiğinin anlaşıldığı,
satıcı davalı şirketin borcunun, hurdaları alıcı davacı firmanın adresine götürmek olmayıp, bu hurdaların davacıya gönderilmesi olduğu ve dosyadaki delillere göre nakliyat için gerekli araçların davacı şirket tarafından temin edildiği, her ne kadar davacı tarafça bu tespitin kabul edilmeyip nakliyat için gerekli araçların davacı tarafından temin edilmediği,
davalı tarafından yapılacak nakliyat giderlerinin davacı şirkete fatura edileceğinin sözleşme hükmü olduğu belirtilmiş ise de sözleşmede alıcı tarafından malların yüklenmesiyle ilgili tüm ekipmanların geçerli sertifika sahibi olacağı yönündeki düzenleme, dinlenen tanık beyanları ve özellikle irsaliyelerde davacı şirket yetkilisi ve çalışanlarının imzalarının bulunması, bunun dışında kamyon ve tır şoförlerinin imzalarının bulunması,
ayrıca sözleşmede hurdaların satıcı davalının Terme'deki şantiyesinden alınacağının kararlaştırılmış olması karşısında davacı tarafın bu yöndeki iddiasına itibar edilmesi mümkün görülmemiş ve iki fatura içeriği emtiaların teslimi için düzenlenen 53 adet irsaliyeye konu hurdaların taşıyıcılara teslim edildiği, irsaliyelerde hurdaları davacıya götürmek üzere teslim alan kamyon ve tır şoförlerinin, aynı zamanda davacı şirket çalışanlarının imzasının bulunduğu,
buna göre davalı satıcının teslim borcunu ifa ettiğini kanıtladığı sonucuna varılmakla, sözleşme konusu emtiaların teslim edilmediği iddiasıyla ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin bu davanın haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk derece mahkemesince alınan ek rapor, sevk irsaliyeleri, şirket çalışanları ile yetkilinin yakınlarının şantiye giriş çıkış kayıtları, irsaliyede imzası bulunan sürücülerin beyanları dikkate alındığında davalı tarafından emtiaların teslim edildiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinde usule aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, satım sözleşmesinin feshi ile ödenen bedelin iadesi ve sözleşmenin davalı tarafından ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan zararların tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3457, K. 2024/6416, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama