KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/3651 E., 2024/6737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/512 Esas, 2023/131 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
924 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.09.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ... ...'un hamileliğinin takibini yapan kadın doğum uzmanı Dr. ...'un tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin davalı şirketçe tanzim edildiğini, doktorun genel olarak tıbbi kötü uygulaması sonucu "down sendromu" hamilelikte teşhis edilmediğinden küçük Masal'ın down sendromlu olarak doğduğunu, davacı ...'un öncelikle iş görmezlik hali nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, davacılar ... ve ...'un da hayat boyu çocuklarının down sendromlu olarak görerek acı çekmeye devam edeceklerini ileri sürerek;
davacı ... için 10.000,00 TL iş görmezlik ve maddi tazminat, 60.000,00 TL manevi tazminat, davacı anne ... için 30.000,00 TL, baba ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1.İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.05.2015 tarihli kararı ile uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hükmün davacılar vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 13.01.2016 tarih ve 2015/15677 E., 2016/213 K. sayılı kararı ile Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 31.10.2014 tarihinde açılan asıl dava dosyasında davalı ... olup davanın dayanağının dava dışı doktor ...'un Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi'ne dayandırıldığı, davalı tarafça söz konusu poliçenin kendileri tarafından tanzim edilmediğinin savunulduğu yapılan araştırma sonucu davalı tarafça dava tarihinde ve öncesinde geçerli poliçe tanzim edilmediğinin tespit edildiği,
Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi'nin 15.02.2017 tarihli cevap yazısından 05.04.2014 - 05.04.2015 tarihleri arasında dava dışı Axa Sigorta A.Ş. tarafından poliçenin tanzim edildiği anlaşıldığından asıl dava yönünden davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine 27.02.2017 tarihinde açılarak asıl dava dosyasıyla birleştirilen davada ise davalının ... olduğu, davanın dayanağının dava dışı doktor ...'un 211797216 Poliçe no.lu Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi'ne dayandırıldığı, davalı tarafın işbu davadan 18.04.2017 tarihinde haberdar olduğu,
Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
'nın B.1. Rizikonun Gerçekleşmesi başlıklı maddesinde "Sigorta sözleşmesinin konusuna ilişkin olarak sigortalının kendisine tazminat talebinde bulunulduğunu öğrendiği ya da zarar görenin doğrudan doğruya sigortacıya başvurduğu anda riziko gerçekleşmiş sayılır." hükmünün yer aldığı, hekim mesleki sorumluluk sigortasında sadece sigortalıya sigorta süresi içinde ileri sürülen taleplerin sigorta koruması altında olduğu,
talep esaslı sigortalarda tazminat talebinin sigortalı hekime karşı ileri sürülmesi asıl olmakla birlikte, buna ek olarak zarar görenin talebinin sigorta süresi içinde sigortacıya “ulaştırılmış” olmasının da gerektiği, geçerli poliçe süresinde / vadesinde ileri sürülen tazminat talepleri yönünden sigortacının ödeme yükümlülüğünün doğacağı, bu nedenle rizikonun gerçekleştiği anın (talebin öğrenilme anı) belirlenmesinin önemli olduğu, davanın açıldığı tarihin değil dava dilekçesinin sigortacıya tebliğ edildiği anın rizikonun gerçekleştiği an olduğu, somut olayda;
rizikonun gerçekleştiği yani davalı sigortacıya bildirilme anının 18.04.2017 tarihi olduğu, bu tarihin ise poliçe vadesinden (06.04.2016 - 06.04.2017) sonra olduğu gerekçesi ile davalı tarafa işbu birleşen davada da husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle birleşen davanın da reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tıbbi kötü uygulama nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 386 ve devamı maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 502 ve devamı maddeleri). 3. Değerlendirme 1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacılar vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; sorumluluk sigortaları, sigorta ettirene ( veya başkası yararına sigorta halinde sigortalıya) zarar gören kişi tarafından tazminat istemi yöneltilmesi rizikosuna karşı koruma sağlayan sigortalardır (Samim Ünan, TTK Şerhi, Sigorta, C.II, s.1472) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Sorumluluk Sigortaları'' başlığı altında düzenlenen 1478 nci maddesinde doğrudan dava hakkı düzenlenmiş ve ilgili maddede zarar görenin, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla,
doğrudan sigortacıdan isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Yine Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.1 maddesinde
sigorta sözleşmesinin konusuna ilişkin olarak sigortalının kendisine tazminat talebinde bulunulduğunu öğrendiği ya da zarar görenin doğrudan doğruya sigortacıya başvurduğu anda rizikonun gerçekleşmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
3.Bu itibarla davacılar tarafından açılan birleşen dava tarihi (27.02.2017) itibariyle rizikonun gerçekleştiği ve bu tarihin poliçe vade bitim tarihinden ( 06.04.2017) önce olduğu gözetilerek davanın esasına girilmesi gerekirken sigortacıya başvuru anının dava dilekçesinin tebliği ile olduğu şeklindeki isabetsiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
4.Bozma sebebine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3651, K. 2024/6737, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama