KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/3887 E., 2023/6222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/165 Esas, 2015/348 Karar
- Dava tarihi
- 22.05.2015
- Hüküm
- Kabul
Karar Metni
709 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ile müvekkili banka arasında tanzim ve imza olunan kredili mevduat hesabı sözleşmesine istinaden davalı borçluya ...-... numaralı kredi hesabı açıldığını, tüketici kredisinin tahsil hesabı olarak da ...-... numaralı hesabın açıldığını ve tek hesap olarak bu hesabın kullanıldığını, davalı borçlunun kredi kullanımından doğan borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edildiğini, 31.12.2012 tarihli, temerrüt ve muacceliyet ihbarı ile 14.01.2013 tarihli hesap kesim ihtarnamesinin gönderildiğini, süresinde borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında kredili mevduat sözleşmesi imzalandığı, sözleşmelere istinaden davalıya kredi verildiği, davaya konu borcun ...-... numaralı kredi kullanımından kaynaklandığı, borcun ödenmemesi üzerine hesap katedilerek borçluya 31.12.2012 tarihli temerrüt ve muacceliyet ihbarı ile 14.01.2013 tarihli hesap kesim ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamenin tebliği üzerine davalı borçlunun 14.01.2013 tarihinde temerrüde düştüğü, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı,
davalının icra takibine konu borca itiraz ettiği, davacı banka tarafından ibraz edilen tüm hesap ekstrelerinin incelemesinin yapıldığı, 1.254,71 TL asıl alacak, 26,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.281,10 TL alacak bulunduğu kanaatine varıldığı, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Elmalı İcra Müdürlüğünün 2013/484 E. sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 21.03.2023 tarihli, 39152028-153.01- 106- 2023- E., 560/9139 sayılı, kanun yararına temyiz konulu yazısında.
Mahkemece, adli tatilde görülecek işlerden sayılmayan eldeki davaya adli tatil süresi içinde duruşma açılmadan yapılan değerlendirmeyle “hukuki dinlenilme hakkını” ihlal edecek şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığı gibi davaya konu kredi evrakının tamamı celp edildikten sonra davalının tüketici olduğunun anlaşılması hâlinde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla devam olunması ve bu durumda davalı aleyhine 750,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı bulunduğu belirtilerek Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan kararının kanun yararına temyizen incelenerek bozulması
istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, banka alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2.Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. Değerlendirme
1.6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde "hukuki dinlenilme hakkı" başlığı altında davanın taraflarının, müdahillerin ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları, bu hakkın, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği düzenlenmiş olup İlk Derece Mahkemesince davalının hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek anılan Kanun'un 103 üncü maddesi çerçevesinde adli tatilde görülecek dava ve işlerden olmayan somut uyuşmazlık bakımından duruşma açılmadan adli tatil süresi içinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2. Öte yandan davaya konu kredi alacağına ilişkin tüm belgeler getirtilip konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınmadan, kredinin niteliği tespit edilip yargılamanın hangi sıfatla yürütüleceği belirlenmeden davanın kabulüne ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de isabetsizdir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3887, K. 2023/6222, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama