İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/403 K.2024/3928

Taraflar arasındaki şirket müdürünün azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/403Karar2024/3928Tarih15 Mayıs 2024Okuma6 dk · 1.255 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/403 E., 2024/3928 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mayıs 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/38 Esas, 2022/1445 Karar
Hüküm
Davanın reddi
İlk derece mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2019/171 E., 2019/884 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.255 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki şirket müdürünün azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalının dava dışı ... Mühendislik Taşıma İnşaat Gayrimenkul Emlak Alım Satımı Gıda Turizm Ltd.

Şti.'nin ortakları olduklarını, davalının esas sözleşme ile 10 yıllığına şirket müdürü olarak atandığını, davalı yöneticinin şahsi menfaatlerini şirket ve ortakların menfaatlerinden önde tuttuğunu, müvekkiline bilgi vermekten kaçındığını, şirketin mali tabloları ve faaliyet raporlarını hazırlamadığını, davalının şirkete ait gayrimenkulleri şahsı adına kiralayarak şirket malvarlığından gelir elde ettiğini, ortaklara sermayeleri oranında kâr payı dağıtılmadığını, müvekkilinin imzasının taklit edilerek usulsüz işlemler yapıldığını,

davalının fiktif faturalar ve asılsız giderlerle şirketin pasifini arttırdığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 ncu maddesi gereğince davalının şirket müdürlüğünden azline ve şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 17.12.2013 tarihli sözleşme gereğince müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davacının edimlerini yerine getirmediği gibi davalının ortaklıktan kaynaklanan sorumlulukları yerine getirmediğini, şirket işlemlerinde usulsüzlük bulunmadığını, şirket kayıtlarının davacıdan gizlenmediğini, kiraya ilişkin tüm ödemelerin şirket hesabına aktarıldığını, şirket zararına hiçbir işlem yapılmadığını, müvekkilinin azlini gerektirecek haklı sebep bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların dava dışı ... Mühendislik Taşıma İnşaat Gayrimenkul Emlak Alım Satımı Gıda Turizm Ltd.

Şti.'nin ortağı oldukları ve davalının münferit yetkili şirket müdürü olduğu, benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre davalı tarafından yönetilen dava dışı şirketin zarar ettiği ve şirkette hiçbir zaman kâr payı dağıtılmadığı, şirketin kuruluş amacı gereği uzun süre kazanç elde edilemediği, dolayısı ile 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinde öngörülen şirket müdürünün azli yönünden haklı nedenlerin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının dava dışı ...

Mühendislik Taşıma İnşaat Gayrimenkul Emlak Alım Satımı Gıda Turizm Limited Şirketi'ndeki yönetim hakkının ve temsil yetkisinin 6102 sayılı Kanun'un 630 ncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince kaldırılmasına, karar kesinleşinceye kadar adı geçen şirkete geçici olarak yönetim kayyımı atanmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin kar etmesine karşın müdürün kâr payı dağıtmamasının azil için bir neden olmadığını, genel kurulda kâr payı dağıtımına dair bir karar alınmaması halinde müdürün kâr payı dağıtma gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, genel kurulca alınmayan bir kararın uygulamadığı gerekçesi ile azil istenemeyeceğini, ayrıca kâr payına ilişkin davaların şirkete karşı açılması gerektiğini, şirket kayıtlarında bir usulsüzlük bulunmadığının bilirkişi raporuyla belirlendiğini, şirketin varlık ve cirosunda her sene artış meydana geldiğini, buna rağmen hatalı bilirkişi raporuna göre karar verildiğini,

kast ve ağır ihmal ile işlenen fiillerin azil için haklı sebep olarak görüldüğünü ve her somut olayda hakimin haklı sebep kavramını dürüstlük kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının talebi üzerine ortaklıktan çıkması için belli bir miktar üzerinde anlaşmaya varıldığını ve bu miktarın davacının hesabına gönderildiğini, ancak davacının bu ödemeye rağmen kötü niyetli olarak dava açtığını, 17.12.2013 tarihli sözleşmenin incelenmediğini, uyuşmazlığın aslında bu sözleşmeye dayalı olarak yapılan inşaattan kaynakladığını, davanın haksız ve kötü niyetli açıldığını, kayyım atanması için şirketin organsız kalması gerektiğini,

dava dışı şirketin bir malvarlığı bulunmadığını, şirket ana sözleşmesinin 10 uncu maddesinde ödenmiş esas sermayesinin en az %51'ini temsil eden ortakların kararı ile her zaman müdürün değiştirilebileceğini, dava dışı şirketin %60 hissesinin davacıya ait olmasına rağmen bu hakkın kullanılmadan dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı şirkette %60 paya, davalı müdürün ise %40 paya sahip olduğu, şirket ana sözleşmesinin 10 uncu maddesinde müdürlerin, şirketin ödenmiş esas sermayesinin en az %51'ini temsil eden ortakların kararı ile her zaman değiştirilebileceğinin düzenlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, şirket kayıtlarında usulsüzlük yapıldığına ve davacının bilgi edinme hakkının sürekli şekilde ihlal edildiğine ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı,

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, şirketin bazı yıllarda zarar ettiği, bu nedenle şirket amacının imkânsız hale gelmesi nedeniyle fesih koşullarının oluştuğu, davalı müdür tarafından uzun süredir kâr payı dağıtılmadığı, bu nedenle feshin koşullarının oluştuğunun kabul edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 616 ncı maddesinde genel kurulun yetkileri düzenlenmiş olup buna göre topluluk yıl sonu finansal tabloları ile yıllık faaliyet raporunun onaylanması ile yıl sonu finansal tablolarının onaylanması, kâr payı hakkında karar verilmesi, kazanç paylaşımının belirlenmesinin genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayıldığı,

buna göre tarafların ortağı olduğu davalı şirketin genel kurulunda kâr payının dağıtılmasına ilişkin bir karar alındığının ileri sürülmediği, davalı müdürün, buna rağmen genel kurulun yetkisinde olan bir hususta işlem yaparak kâr payı dağıtmasının mümkün bulunmadığı, diğer yandan da davacıya kâr payı verilmemesine rağmen davalı tarafından şirket kaynaklarından kâr payı alındığı, şirketi zarara uğratacak usulsüz bir işlemin yapıldığı yönündeki iddiaların da somut delillerle ispatlanamadığı, şirketin zarar ettiği bilirkişi raporuyla belirlenmesine rağmen bu zararın davalı müdürün kötü yönetiminden kaynaklandığının ispat edilemediği,

şirket müdürünün azli için haklı nedenlerin oluştuğuna dair dosyada somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya dayanak yapılan tek hususun şirket kâr payının dağıtılmamasına ilişkin olmadığını, şirketin sürekli zarar ettiği malen kötü yönetildiğini, şirket içinin davalı tarafından boşaltılıp davalının tüm şirket mallarından şahsen kâr ve semere elde ettiğini, davalının zenginleştiğini, bu nedenle mahkemece sadece kâr payı dağıtılmasının haklı azil nedeni olmayacağı yönündeki gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, ticari şirketlerin kâr payı elde etmek amacıyla kurulduklarını, davalının bu hususun dışında ve kendi lehine hareket ettiğini, şirketin sürekli muhasebe hileleri ile zarar halinde gösterildiğini,

bilirkişi raporunun da bu doğrultuda olduğunu, şirkete kayyım atanması gerektiğini, davalının, ortaklıktan çıkmaya ilişkin davacıyla haricen anlaşma yapıldığı ve buna dair bir bedel ödendiği yönündeki beyanlarını kabul etmediklerini, davalının bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, davalının hiç bir iddiasını ispatlayamadığını, müvekkilinin imzasının taklit edilerek şirketin içinin boşaltıldığına dair Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu ve soruşturmanın devam ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava dışı limited şirket müdürünün 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi uyarınca haklı nedenle azli istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/403, K. 2024/3928, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/403
Karar No
2024/3928
Tarih
15 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/405 K.2024/3971
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/407 K.2024/5202
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/408 K.2024/3977
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/416 K.2024/3754
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/418 K.2024/3281
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/419 K.2024/4154

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.