İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4103 K.2024/5891

Taraflar arasındaki şirkete yönetim kayyımı ve özel denetçi atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın şirkete kayyım atanması yönündeki istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, şirkete özel denetçi…

Esas2023/4103Karar2024/5891Tarih3 Eylül 2024Okuma10 dk · 2.093 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/4103 E., 2024/5891 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Eylül 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2134 Esas, 2023/799 Karar
Hüküm
Esas Hakkında Yeniden Hüküm Kurulması
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2021/403 E., 2022/608 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.093 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki şirkete yönetim kayyımı ve özel denetçi atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın şirkete kayyım atanması yönündeki istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, şirkete özel denetçi atanması yönündeki istemin ise reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın şirkete kayyım atanması talebinin reddine, özel denetçi atanması yönündeki talebin koşulları oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket ortağı olduğunu, şirketin genel kurul toplantısı yapılmadığından yönetim kurulunun da oluşturulmadığını, zorunlu organlarından yoksun hale geldiğini, kötü yönetildiğini ve her geçen gün maddi zararının arttığını, hali hazırda yönetim yokluğunun giderilemediğini, davalılarca şirketin kötü yönetildiğini, davalıların şirket malvarlığından haksız menfaat temin ettiklerini, davalı şirketin hiç bir faaliyette bulunmadığını ileri sürerek davalı şirkete 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 427 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince kayyum ve ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 439 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince de özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 16.10.2019 tarihli genel kurul toplantısında ... ..., ... ve ...'ün yönetim kurulu üyeliğine seçildiklerini, ... ...'ün vefatından sonra yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesi nedeniyle şirket ana sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca şirket ortaklarından ...'ün yönetim kurulu tarafından 27.07.2020 tarihli ve 2 sayılı karar ile yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, yine yönetim kurulunun aynı kararı ile ...'ün 1 yıl süre ile yönetim kurulu başkanı, ...'ün başkan vekili seçildiklerini,

bu hali ile ... ...'ün vefatından sonra yönetim kurulu başkan ve yardımcısı seçilmiş olmakla şirketin temsil ve ilzamında, ticari faaliyetlerinin yürütülmesinde herhangi bir aksaklık ve organ boşluğu bulunmadığını, davacının özel denetçi atanması talebi koşullarının da oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama devam ederken davalı şirkete ait 10.12.2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 7 nolu karar kapsamında şirket yönetim kurulu üyelerinin seçildiği, dolayısıyla şirketin 4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında organsız kalmadığı, bu bağlamda dava açıldıktan sonra organ eksikliğinin giderildiği, bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiğii;

şirkete özel denetçi atanması için 6102 sayılı Kanun'un 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında davacı tarafın, kurucuların veya şirket organlarının kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarına ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığınan özel denetçi atanması yönündeki istemin de reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle şirkete kayyım atanması yönündeki istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, şirkete özel denetçi atanması yönündeki istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2019 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısı ve 2020 yılına ilişkin olağanüstü genel kurul toplantıları yapılamamış olduğundan bahisle davalı şirkette azlık pay sahibi olan müvekkili tarafından toplantının gerçekleşmesi için usulüne uygun ilan ve davetin gönderilmesinin talep edildiğini, Beyoğlu 13. Noterliğinin 07.10.2020 tarihli ihtarnamesi ile davalılara ihtarname gönderildiğini, taraflarınca keşide edilen 07.10.2020 tarihli ihtarname sonrası davalı şirket Yönetim Kurulu'nun 15.10.2020 tarihli kararı ile,

Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan toplantı daveti üzerine 2019 yılına ait Genel Kurul toplantısının 13.11.2020 tarihinde gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığını, buna göre belirlenen tarihte genel kurulun toplandığını ancak mali tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesinin 6102 sayılı Kanun'un 420 inci maddesi uyarınca 1 ay süre ile ertelendiğini, bunun üzerine yeni bir toplantı düzenlenmediğini, Genel Kurul'un toplanmaması, gündemde yer alan konuların görüşülmemesi,

müvekkilinin bu süreçte bilgi alma hakkının ihlal edilmesi nedeni ile taraflarınca davalılara Beyoğlu 12. Noterliği'nin 07.10.2020 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, "13.11.2020 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nda görüşülmesi ertelenen finansal tabloların müzakeresi ve onaylanması ve buna bağlı maddelerin görüşülmesi için Genel Kurul toplantısının bir an önce gerçekleştirilmesinin" tekraren ihtaren bildirildiğini, tüm bu davetlere rağmen genel kurul toplantısının yapılamaması üzerine huzurdaki davanın ikame edildiğini, dava tarihinden sonra 2019 yılında olağan genel kurul toplantısı yapılabildiğini,

6102 sayılı Kanun'un 530 uncu maddesinde belirtilen organ yokluğu hususunun uzunca bir süre devam etmesinin somut olayda vuku bulduğunu, davalı şirkete ilişkin 2020 yılı genel kurul toplantısının müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını zedeleyecek şekilde geç yapıldığını, yapılan genel kurul toplantısında da müvekkilince sorulan sorulara genel geçer ve tabiri caizse baştan savma cevaplar verilerek müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasının adeta engellendiğini, Yerel mahkemece, belirtilen işbu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmamış olmakla eksik incelemeye dayalı bir kararın husule geldiğini,

ertelenen 2019 yılı genel kurul toplantısının en geç 13.12.2020 tarihine kadar yapılması gerektiği halde davalı şirket yönetim kurulunun toplantıyı 09.07.2021 tarih ve 10367 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi (TTSG) ile çağrı yaparak toplantının 27.07.2021 tarihinde yapılacağını duyurduğunu, bahsi geçen toplantıda bilgi alma talepleri kapsamındaki sorularına cevap verilmemiş olup tekrar toplantının ertelenmesinin talep edildiğini, tekraren bir ay içerisinde yapılması gereken genel kurul toplantısının yine zamanında yapılmadığını, 27.08.2021 tarihine kadar yapılması gereken 3. Genel kurul toplantısının,

16.11.2021 tarih ve 10452 sayılı TTSG ile 10.12.2021 tarihinde yapılacağının bildirildiğini, bilahare davalı şirketçe 27.09.2021 tarihinde müvekkilinin, bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında sormuş olduğu sorulara ilişkin davalı şirketçe genel geçer ve asla müvekkilini bilgilendirmeye ve aydınlatmaya yarar cevaplar verilmediğini, müvekkilinin bilgi alma hakkının engellendiğini, tanık beyanları ile şirketin organ yokluğunun mütemadiyen devam ettiğinin, bahsi geçen yıllara ilişkin davalı şirketin tüzel kişiliğinin mevcudiyetini sağlayan organların kurulmadığının veya çok geç kurulduğunun ispat ve tevsik edildiğini, Yerel mahkemece,

gerekçeli kararda tanık beyanlarına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, davalı şirketin davalılarca kötü yönetilmekle, hâkim payı temsil eden paydaşların çoğunluk gücünü kullanarak, şirket malvarlığından haksız menfaat elde ettiğinin ve şirketi iflasa sürüklediğinin aşikâr olduğunu, davalı şirket yönetim kurulunun eşit işlem ilkesi ve hakların sakınılarak kullanılması ilkesine uymadığını, basiretli bir tacirin işlerinde göstermesi gereken dikkat ve özeni işlerinde göstermediğini, bu nedenle şirketin her geçen gün zarara uğratıldığını, Yerel mahkemece bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığını,

hali hazırda adeta bir aile şirketi olan ve bu şekilde yönetilen davalı şirketin büyük ortağı ve yine aileye mensup yönetim kurulu üyelerinin tüm hukuk dışı işlemlerde şirket menfatini hiçbir şekilde düşünmediğini, sadece kendi menfaatleri yönünde hareket ettiklerini, şirketin fiilen yönetim organından yoksun hale geldiğini, şirketin gereği gibi yönetilmediğini,

Yerel mahkemece araştırılmayan bir diğer hususun şirketin son derece kötü yönetilmesi ve diğer ortaklardan pay devri yaparak hakim ortak olan pay sahibinin kendi gücünü şahsi menfaatleri doğrultusunda kötüye kullanması ile şirket sermayesinin önemli miktarda azalma gösterdiği hususları olduğunu, davalı şirketin bugün itibariyle faaliyet konusundaki hiçbir işi yapmadığını, şirketin kuruluş amacından saptığını, varlık amacı ortadan kalkmış olan ve kâr dağıtımı gibi herhangi bir ekonomik amaca hizmet etmeyen şirketin faaliyetini sürdürmesinde maddi veya ekonomik bir gereklilik bulunmadığını,

davalı şirketin ticari faaliyetlerini sürdürdüğü ve merkezinin bulunduğu taşınmazın malikinin önceki yönetim kurulu üyesi (dava dışı-vefat eden) ... ... olduğunu, hali hazırda yönetim kurulu başkanı ve üyeleri ... ...'ün eşi ve çocukları olduğundan yeni malikin kendileri olduğunu, davalı şirket adına diğer davalılara ödenen kira bedeli dahi incelendiğinde şirketin çıkarlarına aykırı hareket edilerek kendilerine haksız kazanç sağladıklarının ortaya çıkacağını, tanık beyanları ile şirketin davalılarca kötü yönetildiğinin,

hakim payı temsil eden paydaşların basiretli bir tacirin işlerinde göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermediğinin aşikar olduğunu, bahsi geçen konulara ilişkin bilirkişi raporu alınmaksızın eksik ve yetersiz bir gerekçeyle, salt dava tarihinden sonra genel kurul toplantısının yapılmış olmasından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, organ eksikliğinin giderildiğinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuken hatalı olduğunu,

Mahkemece verilen kararda yargılama devam ederken davalı şirkete ait 10.12.2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 7 nolu karar kapsamında yönetim kurulu üyelerinin seçildiğinden bahisle dava açıldıktan sonra organ eksikliğinin giderildiği belirtilerek bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, bahsi geçen genel kurul toplantı ile organ eksikliğinin giderildiği varsayımında dahi Mahkemece belirtildiği üzere dava ikame edildikten sonra söz konusu eksiklik giderildiğinden bahisle müvekkilinin dava açmakta haklı olduğunun sabit olduğunu,

organ eksikliğinin giderildiği değerlendirilse dahi huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine ve müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuken doğru olmayıp kaldırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 440 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği mahkemece özel denetçi talebi hususunda verilen karar kesin nitelikte olup mahkemece gerekçeli kararda istinaf kanun yolunun açık olduğunun belirtilmiş olmasının bir önemi bulunmadığı,

bu nedenle davacının özel denetçi tayini talebinin reddine ilişkin kararı yönünden istinaf talebinin reddi gerektiği, davalı şirket ana sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca yönetim kurulunun en az üç en çok yedi üyeden oluşması gerektiği, davalılar ... ile ...'ün 16.10.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı ile üç yıl süre ile davalı şirktin yöneyim kurulu üyeliğine seçildikleri, aynı tarihte seçilen diğer yönetim kurulu üyesi ... ...'ün vefatı üzerine 6102 sayılı Kanun'un 363 üncü maddesi uyarınca davalı şirket yönetim kurulunun 27.07.2020 tarihli ve 2020/2 sayılı kararı ile ...'ün,

müteveffanın yerine yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, buna göre dava tarihinde davalı şirketin yönetim kurulunun üç üyeden oluştuğu ve faaliyetine devam ettiği, herhangi bir organ boşluğunun bulunmadığı, davacı tarafın yönetim kurulunun davalı şirket zararına hareket ettiği, davalı şirketi kötü yönettiğine dair iddialarının ise bu davada ileri sürülebilecek iddialar olmadığı,

dolayısıyla Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 427 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında şartları oluşmayan yönetim kayyımı atanması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davadan sonra 10.12.2021 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin seçilmiş olması sebebiyle davacının kayyım atanması talebinin konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

davalı şirkete kayyım atanması talebinin reddine, davalı Şirkete özel denetçi atanması yönündeki talebin koşulları oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirkete yönetim kayyımı atanması şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 359, 363 ve 420 nci maddeleri ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 440 ıncı maddenin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

Dava, davalı anonim şirketin yasal ve zorunlu organlarının yokluğu nedeni ile yönetim kayyımı atanması ve özel denetçi tayini istemine ilişkindir. 6102 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca özel denetçi tayinine ilişkin mahkemenin verdiği kararın kesin olduğu düzenlenmiştir. Ayrıca; kayyım atanması istemi yönünden yapılan inceleme de davanın yasal dayanağı 4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrası olup, bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Bu yöndeki istemin, mahiyeti itibariyle mahkemeden geçici hukuki koruma önlemine dair karar verilmesi niteliğinde olduğunda kuşku yoktur.

Öte yandan, 6100 sayılı Kanun'un 382 nci maddesinin birinci fıkrasında, uyuşmazlığın hangi ölçütlere göre çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıklanmış, Kanun'un ikinci fıkrasında da çekişmesiz yargı kapsamında olan işler sayılmış, 6100 sayılı Kanun'un 382/2-b-19 maddesinde de vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işlerinden sayıldığı düzenlenmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) fıkrasında ise çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararların temyizinin kabil olmadığı öngörülmüştür.

Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında 4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrasında hukuki dayanağını bulan eldeki kayyım tayini davası, 6100 sayılı Kanun'un 382/2-b-19 uncu maddesinde düzenlenen vesayet işleri kapsamında bulunması nedeniyle çekişmesiz yargı işi olduğu gibi mahiyeti gereğince 6100 sayılı Kanun'un 10 uncu kısmında yer verilen geçici hukuki koruma önlemi istemine ilişmesi nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı,

6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinici fıkrasının (ç) ve (f) bentleri gereğince temyiz edilemeyeceğinden 6100 sayılı Kanun'un 366 ncı maddesi delaletiyle 346 ncı maddesi gereğince davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Dairemizin 22.01.2021 tarih, 2020/871 E., 2021/1558 K. ve 04.11.2019 tarih, 2018/5724 E., 2019/6752 K., 28.05.2024 tarih, 2023/1320 E., 2024/4395 K. sayılı kararları)

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4103, K. 2024/5891, 3 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4103
Karar No
2024/5891
Tarih
3 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/4103 K.2024/4210
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4104 K.2024/2599
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4105 K.2024/6021
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/4106 K.2024/4212
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4107 K.2024/6732
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/4107 K.2024/7492

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.