KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/4510 E., 2024/2545 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2022/111 E., 2022/201 K.
- Hüküm
- Ret
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki pay devrinin tespiti ve tescili davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 432 inci maddesine göre temyiz süresi 15 gün olup; 01.03.1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı’nda süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında yerel mahkeme bir karar verilebileceği gibi, Yargıtayca da 1086 sayılı Kanunun 432 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği karar verilebilir.
Hükmü temyiz eden davacı vekilinin yetkili kıldığı Avukat ...'a karar 19.12.2022 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekili Avukat ... tarafından kararın bozulması talebiyle süresi geçirildikten sonra 23.06.2023 tarihinde temyiz dilekçesi verilmiştir. Avukat ...'a yapılan tebligat Dairemizin 25.02.2021 tarih, 2020/6442 E. ve 2021/1711 K. sayılı emsal gereği geçerli bulunmuştur.
KARŞI OY
Avukatlık Kanunu'nun 171/2 maddesine göre avukat verilen vekâletnamede başkasını tevkile yetki tanınmış ise işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata yetki vererek takip ettirebilir. Avukatın başka birini tevkil edebilmesi için vekâletnamesinde bu konuda özel bir yetkisinin bulunması gerekir. Aksi halde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 506. maddesi 1. fıkrası uyarınca vekâlet görevini bizzat yerine getirmesi gerekir.
Somut olayda davayı takip yetkisi bulunan vekilin vekâletnamesinde başka birini tevkil yetkisi bulunmadığından yetkisiz şahsa kararın tebliği usulsüz olup, temyiz süresinin başlangıcına bu tebligatın esas alınması mümkün değildir (HGK'nın 23.12.1992 tarih, 659 E., 768 K. sayılı kararı).
O halde Dairece usulüne uygun olarak kararı tebliğ alan vekile yapılan tebligat tarihi esas alınarak işin esasına ilişkin temyiz incelemesi yapılması gerekirken sayın çoğunluğun aksi yöndeki temyiz isteminin süreden reddi görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4510, K. 2024/2545, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama