KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/4790 E., 2024/6755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1071 Esas, 2023/1099 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/812 E., 2019/201 K.
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1963 yılından beri hazır giyim alanında İnanç Giyim unvanıyla faaliyette bulunduğunu, dış giyim ve özellikle abiye kıyafet üretiminde yurt içinde ve yurt dışında tanınmış hale geldiğini, aynı alanda faaliyet gösteren davalının müvekkilinin tasarımlarını kopyalanarak ürettiği malları mağazasında sattığını, davalının bu eylemlerinin tanınmışlıklarına ve prestijlerine zarar verdiğini, müvekkiline ait İnanç Giyim ve Alchera markalarının ayırt ediciliğinin zedelenmesine sebep olmak suretiyle davalının haksız kazanç elde ettiğini,
davalı eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespiti, meni, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, piyasaya sunduğu tüm tasarımların kendi tasarımları olduğunu, bir kısım tasarımların ise piyasada artık anonim hale gelen tasarımlar olduğunu, haksız rekabet oluşturacak bir eyleminin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, bilirkişi raporu alındığı, davacının kataloğunda yer alan modeller ile davalı modellerinin ayırt edilemeyecek ufak farklılıkları dışında genel olarak aynı olduğu, dava konusu ürünlerin tasarımının davacı veya davalı tarafından tescil edildiğine dair bir belge bulunmadığı, davacının mı yoksa davalının mı bu ürünleri önce ürettiğinin tespit edilemediği, dava konusu tasarımlar bakımından davacının korunamayacağı, davalının haksız rekabette bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece mahkemesince bilirkişi raporu alındığı, dava konusu model ve ürünlerin Türkpatent nezdinde tescil belgeleri bulunmadığı, davacının sunduğu katalog basım tarihleri dikkate alındığında ( 2014-2015 yılları) ürünlerin önce kimin tarafından üretildiğini kanıtlamaya yeterli olmadığı, tarafların 2016 yılı öncesi ticari defterlerinin incelenmesinin ürünlerin kimin tarafından daha önce üretildiğine dair bir bilgi vermeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticart Kanunu'nun 54 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4790, K. 2024/6755, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama