KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/4817 E., 2024/6526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1082 Esas, 2023/890 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/143 E., 2019/318 K.
Karar Metni
733 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, 29. ve 30. sınıflarda tescilli “MİLKİNO” markaları mevcut iken davalının “MİLKİNGO” markasını tescil ettirmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira markaların iltibas yaratacak derecede benzer bulunduğunu, davalı markasının davacı markasına sadece bir harf eklenmesiyle oluşturulduğunu, taraf markalarının seri marka olduğu imajının elde edildiğini, taraf markalarının görsel ve işitsel açıdan birbirlerine çok benzer olduğunu, davalı yanın bu durumdan haksız kazanç elde edeceğini, davalının davacının “MİLKİNO” markasının bilinirliğinden yararlanma gayreti içerisinde yani kötüniyetli olduğunu,
davacının A101 tanınmış markası altında faaliyetlerini yürüttüğü mağazalarında satışı yapılan “MİLKİNO” markalı ürünlerin de tüketiciler nezdinde çok yaygın olarak bilindiğini, dolayısıyla bu markanın da tanınmış marka olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre sektörde tanınmışlığın, tanınmış marka statüsünü kazanmak için yeterli olduğunu, ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK)’nın 2018-M-251 sayılı kararının iptali ile davalı şahsın 2017/05701 sayılı markasının sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2-Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalının "Milkingo" ibareli marka başvurusu ile davacının "Milkino" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak bir benzerlik bulunmakla beraber davalının başvuru markasında bırakılan hizmetler ile davacının markalarının kapsamındaki malların benzerliğinin oluşmadığı,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret (başvuru markasında bırakılan hizmetler yönünden) ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşmayacağı ve bu açıdan 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunmadığı, kalan hizmetler açısından davacı tarafın önceye dayalı kullanım hakkının da kanıtlanmadığı,
davalının marka başvurusu dolayısıyla davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan "haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği" hususlarının kanıtlanmadığı, davalı başvurusundaki ibare ile davacının ticaret ünvanı da aynı olmadığından SMK'nın 6/6. maddesindeki koşulun da oluşmadığı, ayrıca davalı başvurusunun kötüniyetli yapıldığı kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının "MİLKİNGO" ibareli marka başvurusu ile davacının "MİLKİNO" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak bir benzerlik bulunmakta ise de, davalının başvurusunun kapsamında bırakılan hizmetler ile davacının markalarının kapsamındaki mallar arasında benzerliğin oluşmadığı, bu nedenle de SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın markalar arasında bulunmadığı,
diğer yandan kalan hizmetler açısından davacı tarafın önceye dayalı kullanım hakkının ispatlanamadığı gibi davalının marka başvurusu nedeniyle davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, ayrıca davalının başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığı hususunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararı iptali ve markanın sicilden terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4817, K. 2024/6526, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama