KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/4821 E., 2024/6875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/347 Esas, 2023/746 Karar
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/323 E., 2021/122 K.
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı ... Yapı Ltd şirketi ile imzalamış olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince edimini yerine getirmesine rağmen davalı ile ... İnşaat arasında mevcut olduğunu ileri sürülen bir borç ilişkisinden kaynaklı olarak şirket yetkilerince müvekkiline 08.10.2012 tanzim tarihli, 15.01.2013 vade tarihli, 270.000,00 TL meblağlı, lehtarı ... olan bir adet bono imzalattırıldığını, oysa ki davacının davalıya borcunun bulunmadığını, müvekkiline benzer şekilde birçok bononun düzenlettirildiğini ileri sürerek, davacının borçlu olmadığının tespiti ile baskı ve tehditle alınan ve henüz icraya konulmayan bahse konu senedin iptaline, davalının kötü niyetli olması nedeniyle %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dışı ... şirketinin kendisine olan borcunu üstlenerek bahse konu senedi verdiğini, şirket yetkilerinin de kefil olduğunu, zorla senet imzalatma durumunun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının, ticari ilişki içerisinde bulunduğu ... şirketinin üçüncü kişilere karşı olan borcunu üstlenerek davaya konu senedi keşide edip davalıya verdiği, hatta bu senedi söz konusu şirketin müdürünün de kefil olarak imzaladığı, davacının uzun süreli olarak alıkonulması ve zorla birden çok senet imzalatılması ve bu senetlerin değişik şahıslarla irtibatlandırılması ilişkin iddiasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, bu nedenle davaya konu senetten dolayı davacının sorumluluğunun bulunduğu, dolayısıyla davacı yanın iddialarının sübut bulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibi başlatılmayan bono nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4821, K. 2024/6875, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama