KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/4883 E., 2024/6617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/179 Esas, 2023/847 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/922 E., 2020/419 K.
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine aleyhine 239.291,00 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe konu bonodaki avalist imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini, takibin davacı yönünden iptalini ve kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı zamanda davalı ile kredi sözleşmesi imzaladığını, kredi sözleşmesindeki imzanında bono ile aynı imza olduğunu, bonodaki imzanın oğullarından birine ya da dava dışı bir kişi tarafından atılabileceği belirtildiğinden suç duyurusunda bulunulacağını ve bu durumun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini ve tazminata karar verilmesini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davaya konu icra takibine dayanak teşkil eden bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda konusunda uzman bilirkişiden alınmış rapora göre, bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği ve icra takibinin durmasına yönelik bir tedbir kararı verilmemesi dikkate alındığında davalının tazminat talebinin kabul edilmediği gerekçesiyle, davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonodaki imzanın avaliste ait olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4883, K. 2024/6617, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama