KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/4957 E., 2024/3778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/162 Esas, 2023/168 Karar
- Hüküm
- Davanın reddine
Karar Metni
1.062 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin davacı şirketten aldığı veresiye satış fişlerine dayalı akaryakıt borcunu ödememesi nedeniyle davalı aleyhine Burdur İcra Müdürlüğü'nün 2012/3747 sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını, ancak davalının yetkiye ve borca haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket temsilcisi cevap dilekçesinde; icra takibine dayanak belgelerin eklenmediğini, bahse konu veresiye fişlerdeki şirket yetkilisi olmayan kişilere ait imzalardan ötürü şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiş, ilerleyen aşamalardaki beyanlarında, davacıdan alınan her akaryakıt için çek verildiğini ya da kredi kartıyla ödeme yapıldığını, bunun dışındaki alımların kendi şirketiyle ilgili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosyaya celp ve ibraz edilen belge içerikleri, bilirkişi raporu, Adli Tıp raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davalının 20.442,40 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, 20.442,40 TL alacak aslının 08.06.2012 takip tarihinden tahsil edilinceye kadar işleyecek % 9 oranında faizi ile birlikte tahsiline, takibin bu şekilde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 23.02.2021 tarih, 2020/3685 E.- 2021/1595 K. sayılı kararıyla. "1-Dava, veresiye satış fişinden kaynaklı alacağın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi raporuna aykırı olarak takip dayanağını teşkil eden veresiye fişlerindeki imza ve araçlara ait trafik kayıtları değerlendirilmek suretiyle takip tarihi itibariyle davacının 20.442,40 TL alacağının bulunduğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece bozmadan sonra alınan 07.12.2018 havale tarihli bilirkişi raporu içerisinde toplam 19 adet veresiye fişinin davalı şirketin kayıtlarına alındığı ve bu şekilde toplam alacağın 36.463,40 TL olduğu belirtilmiş, aynı raporda davalının mahsup fişlerinden hareketle cari bakiyesinin 12.795,02 TL olduğu tespit edilmiş, aynı bilirkişiden alınan ek raporda da aynı sonuca ulaşıldığı ifade edilmiştir.
Ancak söz konusu raporlarda mahsup fişlerinin neye ilişkin düzenlendiği noktasında açıklama olmadığı gibi davacı defterlerinde de mahsup fişine dair bir belirleme yapılmamıştır. Bu yönüyle bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye dosya tevdi edilerek tarafların defter ve kayıtları tekrar incelenmek suretiyle davalının kayıtlarında 19 adet veresiye fişinin kayıtlı olduğu dikkate alınmak suretiyle mahsup fişlerinin içeriği ve ne şekilde verildiği de değerlendirilerek takip tarihi itibariyle veresiye fişlerinden kaynaklanan alacağın miktarının varlığını tespit etmekten ibarettir.
Ayrıca davalı, 2012 yılında çekle ödeme yaptığını, bu hususun incelenmediğini savunmakla bu hususun da mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir. O halde mahkemece açıklanan hususlar dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. " gerekçesiyle karar taraflar yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; davacı vekiline 2012 yılına ait ticari defterleri sunması için 7 nci celse kesin süre verildiği davacı tarafça sunulmadığı anlaşılmış olup 2012 yılında davalı tarafından ödeme yapıldığına dair iddiası davacı tarafça ticari defterler sunulmadığından kanıtlanamadığı ayrıca Burdur İcra Md. 2012/3747 takip dosyasına davacı tarafından verilen feragatı olduğu gerekçesiyle davanın reddine davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan tüm bilirkişi raporlarında ve davalı defterlerinde alacaklarının varlığının sabit olmasına ve alacağın ödendiğinin davalı tarafından yazılı belge ile ispat edilememesine rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2012 ticari defterlerinin yasal saklama süresinin dolması nedeniyle imha edildiğini ancak Mahkemece defterlerin sunulmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, dava konusu veresiye fişlerindeki alacağın sabit olduğunu, ispat yükünün davalıda olduğunu ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava değerinin 37.500,00 TL olarak gösterildiğini, bu değer üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Mahkemece 6.000,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, veresiye satış fişinden kaynaklı alacağın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin birinci fıkrası "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmünü içerir.
Karar tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemeleri maktu vekalet ücreti 9.200,00 TL olup bu sınırın altında kalan miktar olması durumunda maktu ücrete hükmedilmesi gerektiğinden, Mahkemece davalı lehine 6.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (7) nolu bendinin hükümden çıkarılarak yerine "... Davalının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, ...” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4957, K. 2024/3778, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama