KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/4969 E., 2024/6632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/987 Esas, 2023/811 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/490 E., 2021/96 K.
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka ile dava dışı Günce Grup Sigorta A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmede kefaletinin bulunduğunu, ancak dava dışı Günce Grup Sigorta A.Ş.'nin müvekkilinin kefaleti olan krediyi kapattığını, banka temsilcisi ile yapılan görüşme neticesinde kefaletlerin sonlandırıldığını, müvekkili tarafından gönderilen Ankara 40. Noterliğinin 08.11.2018 tarih ve 37339 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile kefalete ilişkin borçlanmayı kabul etmediklerinin ihtar edildiğini,
davalının Ankara 1. Ticaret Mahkemesinin 2019/287 D.İş sayılı dosya üzerinden ihtiyati haciz kararı aldığını ve akabinde Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2019/9687 E. sayılı dosya üzerinden takibe geçildiğini, icra dosya alacağına ve fer'ilerine süresi içerisinde itiraz edildiğini, davalının ihtiyati haciz kararı sonrasında müvekkilinin araçlarına yakalama haczi uygulaması ve banka hesaplarını bloke etmesi nedeniyle müvekkilinin icra tehdidi altında olması sebebiyle mecburen borcun ödendiğini ileri sürerek müvekkilinin ödemiş olduğu kısmın istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kefaletinin devam ettiği bu nedenle icra takibine konu borçtan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı banka ile dava dışı Günce Grup şirketi arasında çeşitli tarihlerde değişik meblağlı genel kredi sözleşmesi tanzim edildiği, kredilerin bir kısmında davacı şirketin müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, 2014 ve 2015 tarihli kredi sözleşmelerine istinaden verilen teminat mektupları ile kredi borçlarının ödenerek kapatıldıkları, davalı banka tarafından takibe konulan ve davacı tarafından icra tehdidi altında ödenen borcun 28.07.2017 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmış olup, bu sözleşmede davacının kefaletinin bulunmadığı,
daha önceki kefaletinin bulunduğu sözleşmelerde kaynaklanan borcun ödendiği, bu durumda davacının kefaleti bulunmayan sözleşmeye istinaden yapılan takipten dolayı sorumlu olmadığı ve bu nedenle icra tehdidi altında ödemek zorunda olduğu bedeli istirdat hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 445.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ve bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davaya konu borçtan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 92 inci ve 114 üncü maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4969, K. 2024/6632, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama