İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4992 K.2024/7426

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2023/4992Karar2024/7426Tarih21 Ekim 2024Okuma8 dk · 1.540 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/4992 E., 2024/7426 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ekim 2024
Mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/101 E., 2023/419 K.
Hüküm
Davanın reddi
İlk derece mahkemesi
Kahramanmaraş 7. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla
Sayısı
2020/99 E., 2021/214 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.540 kelime·8 dk okuma·6 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin dava dışı ... Tekstil Enerji Ticaret ve Sanayi A.Ş.'de % 44 oranında paya sahip olduklarını, dava tarihi itibariyle ... ile ...'un ayrıca ...'in 4 kişiden oluşan yönetim kurulunun iki üyesi olduğunu, dava dışı ...'in diğer % 56 payının ... tarafından ...

Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye (Tarım A.Ş.) yapılan pay devri neticesinde nihai olarak aynı zamanda müvekkillerinin amcası olan ...'un hakimiyetine geçtiğini, davalının ise pay sahiplerinin % 50 ... ve % 50 ...

Tekstil Enerji ve Sanayi A.Ş.'den oluştuğunu, ...'un ise ...'un şirketlerinden biri olup kendisinin bu şirketin hem hakim pay sahibi hem de yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı şirketin huzurdaki davaya konu 19.02.2020 tarihinde Türkiye Sicil Gazetesinde ilan edilen genel kurullarında kurucu unsurların eksikliğine ve kanuna açıkça aykırılıklara rağmen ... aleyhine kararlar alındığını, ...'un lehine imtiyazlar tanınan ... adlı şirketin de kontrolüne sahip olduğundan ... aleyhine olan kararlarda ...'in menfaatlerini savunmadığını,

şirkette kontrol değişikliğine neden olacak kararlar yönünden genel kurul öncesi mevzuat gereği Enerji Piyasası Denetleme Kurumu'ndan (EPDK) izin alınması gerektiği halde alınmadığını, 19.02.2020 ve 23.07.2020 tarihli genel kurul kararlarında çağrı usulüne uyulmadığını, ...'un söz konusu genel kurullarda pay sahibi ...'i temsil yetkisi ve usulüne uygun vekaleti olmadığı için toplantılarda şirket namına kullandığı oyun geçersiz olduğunu, ayrıca iskura tanınan imtiyazlar ile % 50 pay sahibi ...'in yönetimde etkisiz hale getirildiğini,

hisse satım kararı için A grubu pay sahiplerinin onayının aranacağına dair karar alınmışsa da B grubu hisselere sahip kurteksin paylarını serbestçe devir hakkı ortadan kalktığı için anonim şirketin temel yapısını bozan nitelikte bir karar olduğunu, davalı şirketten ...'in alacağının sermaye olarak eklenmesine karar verilmişse de ... adına ...'un temsil yetkisi olmadığından bu kararında geçersiz olduğunu belirterek.

19.02.2020 ve 23.07.2020 tarihli genel kurul kararlarının yokluk ya da butlanının tespitinı, dava dışı ... lehine kurulan imtiyazların kaldırılmasını, davalının halen ...'a ve ...'e 30.000.000,00'er TL borçlu olduklarının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların müvekkili şirketin hissedarı olmadıklarından bu davayı açamayacaklarını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 416 ncı maddesine göre çağrısız genel kurul hükümlerine göre toplantılara ...'i temsilen katılan ...'un, ... adına davalıda yapılacak olan her türlü toplantı ve yapılacak işler için ...'i temsil etme yetkisine ilişkin alınmış olan 22.01.2018 tarihli yönetim kurulu kararının bir örneğini dosyaya sunduklarını, 2018 yılından itibaren yetkilendirilmiş ve yetkisi kaldırılmamış ...'un yetkisiz temsilci olduğunun ileri sürülmesinin dürüstlük kurullarına aykırı olduğunu, EPDK'dan gerekli izinlerin zamanında alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince,davalı şirketin 19.02.2020 tarihli ve 23.07.2020 tarihli genel kurul kararlarının mevzuata, usul ve yasaya aykırı olmadığı, şirket sermayesinin tamamının genel kurul toplantısında temsil edildiği, genel kurul toplantısında belirli bir paya imtiyaz tanınması işleminin yasada belirlenmiş şartlara uygun şekilde verildiği, EPDK'dan gereken izin ve onayların alındığı, davalı şirketin, dava dışı şirketlere borçlu olduğuna tespitte bulunulmasına ilişkin iddiaların haklı olmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, dava dışı ...'un ... Şirketini temsilen 22.05.2019 ve 31.12.2019 tarihli genel kurullara iştirak ettiği sabit olup, davacıların esasında kendi yönetim kurulu kararına rağmen zımnen yine de ...'un ... adına toplantıya katılmalarına icazet verdiklerinin kabulü gerektği, ayrıca EPDK'dan anılan mevzuata göre ana sözleşme değişikliği ve lisans tadil başvuruları yönünden de onay alındığı sabit olduğundan buna dayalı yokluk ya da butlan istemi de yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının yokluk ve butlanının tespiti istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 416, 427, 447, 456 ncı ve devamı ile 353 üncü ve devamı maddeleri.

3.Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 18 inci maddesi.

3. Değerlendirme Uyuşmazlık, pay sahibi olmayan ancak genel kurul kararlarının iptali istenen davalı Şirkette pay sahibi olan ticaret şirketinin pay sahibi olan davacıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 447 inci maddesi ve devamında düzenlenen butlan davasını ve yokluğun tespiti davasını açabilme ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre dava konusu olan genel kurul kararlarının butlanı ve yokluğu sebeplerinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

6102 sayılı Kanunu'nun 446 ncı maddesi hükmü uyarınca genel kurul kararlarının iptali davasını toplantıya katılan karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa yazdıran pay sahibi, toplantıya katılsın ya da katılmasın, olumsuz oy kullansın ya da kullanmasın çağrının usulüne uygun yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişi ve temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve sayılan bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu üyeleri,

yönetim kurulunun ve kararın yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden herbiri iptal davası açabilir. Bu hüküm uyarınca davalı Şirketin pay sahibi olmayan davacı gerçek kişilerin iptal davası açma yetkisi bulunmamaktadır.

Genel kurul kararının butlanının ve yokluğunun ileri sürülmesine gelince, Yargıtay ve öğretide benimsendiği üzere, ilgili olan ya da menfaati bulunan herkes genel kurul kararının yokluğunu ve butlanını ileri sürebileceği gibi mahkemece resen gözetilmek durumdadır. (Erdoğan Moroğlu, Anonim Ortaklıklarda Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, 2014 s. 26-32, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2002 tarihli 2021/11-701 Esas, 2022/275 Karar sayılı karar)

Dava konusu genel kurul tutanakları incelendiğinde her iki genel kurulun da çağrısız yapıldığı anlaşılmaktadır.

Çağrısız genel kurulu düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 416 ncı maddesi "(1) Bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı varolduğu sürece karar alabilirler.

(2) Çağrısız toplanan genel kurulda, gündeme oybirliği ile madde eklenebilir; aksine esas sözleşme hükmü geçersizdir." şeklindedir. Bu hükümden anlaşılacağı üzere bir çağrısız genel kurulun var olabilmesi için tüm pay sahiplerinin ya da temsilcilerinin toplantıda hazır bulunmaları ile herhangi bir pay sahibinin toplantıya itiraz etmemesi gerekmektedir.

Davacılar ortağı oldukları şirketin davalı şirkette pay sahibi olduğunu ancak şirket adına toplantıya katılan ...'un temsil yetkisinin bulunmadığını diğer bir ifadeyle geçersiz olduğunu ileri sürmüşlerdir.

Dosyada mevcut yetki belgesi 22.01.2018 tarihli ve 001 sayılıdır. Bu tarihten sonra 04.08.2018 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan davacıların ortağı olduğu ... şirketinin temsili ile ilgili kararında atanan temsilciler ..., ... ve ... olup geçerli temsil için ... ile diğer ikisinden birinin müşterek imzasının gerektiği şarta bağlanmıştır.

... Şirketi adına davalı şirketin dava konusu edilen genel kurul toplantısına katılan ... anılan müşterek imza ile düzenlenmiş temsil belgesi ibraz etmemiştir. Zira 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 427 nci maddesinde temsilcinin yazılı belge ile yetkilendirilmesi düzenlenmiştir. Yine Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 18 inci maddesinde de belirtilen, temsilcinin sunması gerekli vekaletname örneği Yönetmelik'in ekinde gösterilmiştir.

Dava konusu 30.01.2020 tarihli toplantıda şirket ana sözleşmesinde; sermaye değişikliği, şirket idaresi ve temsili, genel kurul, hisse senetlerinin devri ve şirket ana sözleşmesinin değişikliği hususları yeniden düzenlenmiştir. Bahse konu genel kurul kararının 6 ncı ve 14 üncü maddelerinde davacıların pay sahibi olmadıkları diğer pay sahipleri için imtiyazlı pay ihdas edilmiştir.

Dava konusu 17.07.2020 tarihli genel kurul kararında ise, yönetim kurulu üyelerinin ibrası ile sermaye arttırımına ilişkin karar alınmıştır.

İmtiyazlı pay ihdas edebilmek için 6120 sayılı Kanunu'nun 421 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi hükmü uyarınca, sermayenin en az %75'ini oluşturan pay sahiplerinin ve temsilcilerinin olumlu oyları gerekmektedir. Somut olayda, yukarıda belirtildiği üzere davacıların pay sahibi olduğu şirket adına davalı şirketin genel kuruluna katılan kişinin temsile yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla imtiyaz oluşturmaya ilişkin karar için, gerekli olan %75 nisabın sağlanmadığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu 17.07.2020 tarihli olan ikinci genel kurul toplantısında ise ibraya ilişkin alınan kararda yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanmadığı belirtilmiştir. Oysa 6102 sayılı Kanunu'nun 436 ncı maddesinde yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibrasında kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacakları açıkça düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca YK üyelerinin sadece kendi ibralarında değil birbirlerinin ibrasında da oydan yoksun oldukları gözetilerek buna göre nisabın sağlanıp, sağlanamadığının da tespiti gerekmektedir.

Bir genel kurul kararının doğması için iki unsur gerekli ve zorunludur. Biri genel kurul toplantısı diğeri ise nisaptır. Somut olayda ise, ... Şirketini temsilen toplantıya katılanın geçerli temsil yetkisi bulunmadığından çağrısız genel kurul şartları oluşmamıştır. Söz konusu hususun yaptırımı ise yokluktur.

Bununla birlikte tüm sermaye arttırımlarına uygulanacak olan 6102 sayılı Kanun'un 456 ncı maddesi ile yapılan yollama uyarınca kuruluştaki sakatlıklar nedeniyle şirketin feshini düzenleyen 6102 sayılı Kanun'un 353 ncü maddesi gereği ticaret siciline tescil edilen sermaye arttırımı kararı yönünden yokluk ve butlan kararının verilemeyeceği hususu da gözetilerek yukarıda belirtilen tespitler ışığında bir karar verilmesi gerekirken anılan hususlar gözetilmeksizin karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4992, K. 2024/7426, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz İncelemesi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4992
Karar No
2024/7426
Tarih
21 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4997 K.2024/3373
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4998 K.2024/7082
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4998 K.2024/3180
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4999 K.2024/7605
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/5001 K.2024/7090
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/5001 K.2024/3224

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.