KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5049 E., 2024/7071 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1411 Esas, 2023/1284 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/384 E., 2023/223 K.
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkmaya izin ve ayrılma payının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince çıkmaya izin talebinin kabulüne, ayrılma akçesinin tahsili isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin de ortaklığı bulunan davalı şirketin ciddiyetten uzak gevşek tutum ve isabetsiz ticari kararlar nedeniyle performans kaybı ve maddi sıkıntı yaşadığını, gerekli önlemlerin alınması için diğer ortağa yapılan sözle çağrılara yanıt verilmediğini, şirket kayıt ve defterlerini inceleme girişimlerinin engellendiğini, diğer ortağın polis çağırarak müvekkilini şirketten uzaklaştırmaya çalıştığını, davacının şirketin kâr ve zararından haber alamadığını, annesinin şirket çalışanına gönderdiği 4.000,00 euronun işçi ve usta ödemelerinde kullanıldığını,
damadının firması Machtech’ten aldığı ekipmanı önceden şirkete sermaye olarak koyduğunu, ekipman fiyatlarının belirlenmesini istediklerini, ileri sürerek haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini, şimdilik 50.000,00 TL ayrılma akçesinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının şirket defter ve kayıtlarının incelenmesinin engellenmediğini, annesinin gönderdiği paranın ortaklıkla ilgisinin bulunmadığını, malzemelerin Machtech firmasından satın alındığını, davacının bunlarla ilgili bir hak talep edemeyeceğini, ortaklık için toplamda 100.000,00 euroya anlaşıldığını, fakat noter sözleşmesinde devir bedelinin 50.000,00 TL gösterildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının sunduğu hisse devir sözleşmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 595 inci maddesinde yer alan şekil şartına uygunluk taşıdığı, taraflarca payın devri hususunda genel kurula başvurulmadığı veya genel kurulca payın devrinin reddedildiğinin iddia edilmediği, davacının davalı şirkette pay sahibi olduğunun kabul edildiği, tanık beyanlarından ortaklar arasındaki ilişkinin yürütülmesinin taraflardan beklenemeyeceği, bu hususun şirket işleyişine zarar verebileceği, ortakların arasında anlaşmazlık bulunduğu, taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiğinin anlaşıldığı,
ortaklıktan çıkmak için haklı sebebin bulunduğu, ancak bilirkişi raporlarında şirketin borca batık olduğunun belirtildiği gerekçesiyle davacının davalı şirketin ortaklığından haklı nedenle çıkmasına izin verilmesine, ayrılma akçesine ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının dava dilekçesiyle ortaklıktan ayrılmasına izin verilmesini ve ayrılma akçesi talep ettiği, bilirkişi raporlarıyla şirketin borca batık olduğunun belirlendiği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket ortaklığından ayrılmaya izin verilmesi ve ayrılma akçesinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesinin ikinci fıkrası, 641 ve 642 nci maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5049, K. 2024/7071, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama